01.05.2013, 00:00 74

MARMARA GRUBU VAKFI 16. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ(III) (CUMHURBAŞKANLARI OTURUMU)

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

10 Nisan akşamı geleneksel hale gelen 5. Avrasya Ekonomi Zirveleri koşusu yapıldı. İlk kez 2009 yılında düzenlenen bu koşu, katılımcıları kültürel bir formda biraraya getirdiği için büyük ilgi görmektedir. Türkiye Jokey Kulübü ev sahipliğinde gerçekleşen akşam yemeği birlikteliği katılımcıların eğlenmelerine bir fırsat yarattı.

10-11 Nisan tarihlerinde Zirve’de gerçekleştirilen oturumlarda, “ekonomi, enerji, sağlık, eğitim, kültür, ekoloji, bilgi teknolojileri, iletişim, savunma sanayi, güvenlik ile modernleşme ve kadın” konuları tartışıldı ve Cumhurbaşkanları Oturumu gerçekleştildi. Fotoğrafda oturuma katılan cumhurbaşkanları görülmektedir.

Tüm bu konularla ilgili görüşleri ve değerlendirmeleri tek tek ele almam zor olacağı için yalnız ''TEK KUTUPLU DÜNYA MI, ÇOK KUTUPLU DÜNYA MI? '' başlıklı Cumhurbaşkanları Oturumu hakkında konuşmaların önemli kısımlarını alarak ve şahsi yorum getirmeden sizleri bilgilendirmeyi istiyorum.

* * * 

Kırgızistan 3. Cumhurbaşkanı Roza OTUNBAYEVA, kendi ülkesinin eski SSCB’nin bölgesel kooperasyon birimleri ile çalıştığından söz etti. Türki Cumhuriyetlerin Shanghai İşbirliği’nin üyesi olduğunu söyledi.  Güvenliğin ve ekonomik büyümenin ortaklıkların oluşumunda öncelikli olduğunu belirtti. İşbirliklerinin 21. yy.ın başında ivme kazandığını söyledi.

 

“Eskiden Soğuk Savaş (ABD - Sovyetler Birliği) dünyayı rehin aldı. Bugün ise ABD tek kutup oluşturdu.  Şimdi uluslar arası siyasette tek kutupluluktan çok kutupluluğa bir yöneliş var. Yeni süreç yavaş da olsa başlamıştır. Alternatif güç merkezleri; BRİCS, NAFTA ve benzerleri yeni düzende etkileri artan güçlerdir. G20 gibi konferanslar bizi çok kutupluluğa götürmektedir.”

 

“Bu hedeflere ulaşabilmek için kalkınmayı hedef alan, eşitlikçi bakış açısıyla, ortak bir güven gelişmesi amacıyla ortak ekonomik bir birliğe gidilirse, ‘kazan kazan’ sonucuna ulaşılabilir. Barışçıl bir dünyaya doğru işbirliği yapalım!” dedi.

 

* * *

 

Moğolistan 1. Cumhurbaşkanı Punsalmaa OCHIRBAT,

           

“Çok kutuplu bir dünya mı, tek kutuplu bir dünya mı? Bunun en doğru cevabı burada bulunan kişiler! Bu toplantıya Afro-Avrasya Zirvesi de diyebiliriz! Şu anki küreselleşen dünyada çok kutuplu dünya bizim için iyi bir çözüm olabilir. Geopolitik,ekonomi,enerji, sağlık, doğal kaynakların kullanımında işbirliği aktüalite kazanmakta. Ulusal, bölgesel, uluslar arası boyutlarda işbirliklerine doğru gidiliyor.”dedi.

 

* * *

 

Estonya 3. Cumhurbaşkanı Arnold RÜÜTEL,

 

“Tarihte öngörü her zaman mümkün değil! Samuel Huntington ‘Medeniyetler Çatışmasını’ öngörmüştü, ama öyle olmadı! Önümüzde, su sorunu, gıda güvenliği, şehirlerdeki nüfus patlaması, nüfusun yaşlanması vb. ciddi problemler var. Dünyada 7 milyar insanın 1 milyarı aç! Dünyadaki krizlerin birçok nedeni var. Eğer biz sorunları çözmek istiyorsak onlara eşitlikçi bir anlayışla yaklaşmalıyız.''

 

''Teknoloji insana katkıda bulunmak için vardır. Yarının güç merkezleri Çin, Afrika, vb…..olabilir diyemeyiz. Böyle büyük bir dünyada tabii ki iletişimi ve yönetişimi yürütebilmek için teknolojiyi de iyi yönetmeliyiz! Çok kutuplu dünyadan söz ederken bazı ülkelerin başkalarına baskın olabileceğini unutmamalıyız. Bizim etkin bir denge düzeninin kurulmasına ve BM’in şu ankinden çok daha etkin olmasına ihtiyacımız var!” dedi

 

* * *

 

Bulgaristan 1. Cumhurbaşkanı  Zhelyu ZHELEV,

 

“Günümüze ve geçmişe bakarak geleceği tahayyül etmek mümkün değildir. Daha da tehlikelisi geçmişi geleceğe aktarmaktır! Genel olarak bunu şöyle ifade edebilirim: Sürekliliği yaşatmak, geçmişi geleceğe götürmektir. Geçmişte yeni insanlar yaratma projeleri faşist ve komünist totaliter yaklaşımlarla yapılmıştır. Faşist ve komünist hedeflerle demokratik hedeflere yaklaşmak mümkün değildir. Mecazi olarak söyleyecek olursak; daha demokratik  bir toplum oluşturmak, gaz odaları, Gulak takım adaları gibi soykırımlar yapmak değildir.''

 

'' 20 yy. elbette faşizm ve komünizmin insanlığa getirdiği şer ile karakterize edilebilir. Şimdi yaşadığımız yy.a 20. Yüzyılın perspektifinden bakalım, demokratik yöntemlerin uygulanmaması tüm barışçıl çabaları bozar.''

 

''20. yy. en tartışmalı ve büyük felaketlerin yaşandığı  yy.dır. Bilim ve mühendislik ve ileri teknolojide yaşanan başarılar bu yy.a bilim yy.ı denmesinin nedenidir. Özgürlük mücadeleleri, ulusallaşma gayretleri ve teknolojik ilerlemeler nedeniyle bu yy.a özgürlük yy.ı da denilebilir,ama aynı zamanda bu kadar çok insanın öldürüldüğü bir başka yy. yoktur.''

 

“Avrupa Konseyi, AB ve Nato’dan söz ediyorum Avrupa’nın geleceği ne olacaktır? Avrupa daha ne kadar büyüyecektir? Bu yy. çoğulculuk, medeni siyasi hakların hakim olacağı bir yy. olmalıdır. AB imparatorlukla mukayese edilemez. AB’nin mayasında güç ve şiddet yoktur. Bir güç merkezi olmayan oluşumun taşrayı kontrol etmesi söz konusu değildir. AB, ABD gibi kurulmamıştır., terkibi farklıdır. Terkibinde 1000lerce yıllık tarihi olan ülkeler vardır. Farklılıkların ve tarihi mirasların ortadan kaldırılması istenen bir şey değildir. Bir yandan entegrasyon, diğer yandan kimliklerin korunması…Çok kutuplu dünya iki kutuplu dünya gibi olmayacaktır.'' dedi.

 

* * *

 

Moldova –Gagavuzya Otonom Bölgesi Başkanı Mihail FORMUZAL,

 

“Son gelişmeler bize dünyada tek kutuplu olarak bazı meselelerin çözümlenemeyeceğini gösterdi. Dünyadaki bazı çatışmalarda ABD’nin çözümleyici olarak yeterli olmadığı görüldü. Biyolojik silahlar, toplu katliamlar ortaya çıktı.21. yy.ın en önemli konusu dünyayı çok kutupluluğa oturtmak olacak. Burada ciddi tehlike var: Uluslararası ilişkiler kurulmak isteniyor , buna da ABD başkanlık edecek, savunma silahları kullanacak. Çok kutuplu dünyanın üyeleri sadece gelişmiş ülkelerden olmamalı.

Bölgesel oluşumlar önemli. Türk dünyasındaki işbirlikleri; Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan arasındaki işbirlikleri çok önemli. Biz Gagavuz halkı olarak Türkçe konuşan ülkeler arasında işbirliklerini destekliyoruz. Farklı olana saygı duyulması, gelişmesini kendinin belirlemesi önemli. Küçük halkların sesleri de dünyada işitilmeli! Örn. Türklere vize uygulaması Gagavuz halkının gayretiyle kaldırıldı…..”

 

* * *

 

Moldova 2. Cumhurbaşkanı Petru LUCINSCHI

 

“Dünyada gelişen her şey bir bağlam içinde oluşur. Olaylara bağlam içinde bakmak gerekir. Önemli 2 konu var; açlık nasıl aşılır ve nükleer silahlar.Dünyadaki insanların 1/7 si aç, bunların çoğu gelişmemiş ülkelerde yaşıyor.''

 

''Tek kutuplu sistemi gördük, bu işlemiyor. Arap yarımadasındaki gelişmeleri görüyoruz. Çok kutuplu sisteme yol aldık bile.''

 

''Birkaç kutup  öngörebiliriz: BRICS ülkeleri,tüzüklerinde  ortak banka,  finans kaynakları oluşturmak gibi kararları var…Şhanghai 5lisi, tüzüğünde askeri, siyasi işbirlikleri var…AB-ABD, Çin ve Rusya , Hindistan bölgesel merkezler… Türkiye Avrasya’nın merkezi olmuştur...Afrikaya da uzanabilir, başarılar elde edebilir. Bana göre en ideali bu. İnşallah ömrümüz yeter de bunu görebiliriz. Biz insanların istedikleri gibi gelişmelerinden yanayız. Gelişmiş ülkeler diğerlerine destek olabilseydi, dünya çok daha güzel bir yer olurdu.” dedi

 

* * *

Bulgaristan 2. Cumhurbaşkanı Petar STOYANOV,

 

“Şu anda dünya tek kutuplu, ABD’nin savunma bütçesi Çin’in tüm bütçesinin %80' i. Bu daha ne kadar böyle sürebilir? Bir çok analist tek kutupluluğun barışçıl olduğunu söylemektedir. Samuel Huntington tek kutupluluğun geçmişte kaldığını söyledi. Washington bunun farkında değildir! Geçtiğimiz 20-25 yıl içinde dünyanın siyasi dengesi değişmiştir. 2025’de (multicurrency: dolar,euro,yuen olmak üzere) etkin para birimleri çeşitlenecek! Global oyuncu olabilmek aynı zamanda büyük bir sorumluluk demektir. Finansal stabilite ve sürdürülebilirlik gerektirir. Gençleri karşılıklı işbirliği yapabilecek şekilde eğitmek gerekir. Akdeniz’de, Karadeniz’de, Kafkaslarda kurulabilecek bölgesel işbirliklerinin kurulması önemlidir.” dedi.

 

* * *

Slovenya 3. Cumhurbaşkanı Danilo TURK,

 

“Ben güvenlik ve toplumsal konulara değineceğim. ABD dış politikasında tek kutupluluk eğilimini  yaşadık. AB zayıflamaktadır, ama bu değişebilir. AB’nin Türkiye’ye ihtiyacının olduğu açıktır, çünkü çok kutupluluk Avrupa Birliği’ni kuvvetlendirecektir. Geleceğin çok kutupluluğu coğrafi olacaktır. Bu konuyu jeopolitik bağlamda düşünmeliyiz. Bu konuya siyasi ve politik açıdan bakarsak kritik bölge Avrasya olacak. Avrasya’da bölgesel düzenlemeler önemlidir. Shanghai,Nato gibi kolektif işbirlikleri gereklidir. Bunun yanı sıra spesifik konularda destekler, ortaklıklar önemlidir. Örneğin Türkiye Afgan sorununun çözümünde önemli katkılar sağlamıştır. Kore yarımadasındaki durumda 6lı (2 Kore, Çin, Japonya, ABD, Rusya’dan oluşlan)bir düzenleme yapılabilir. Dünya yeni bir çok kutuplu sisteme doğru gitmektedir. Burada yeni poılitikalar gereklidir. Yöntem çevreleme değil ortaklık olmalıdır.” dedi.

 

* * *

Arnavutluk Cumhurbaşkanı Bujar NİSHANİ,

 

“ABD, SSCB 2 süper güç 2 kutuplu bir sistem oluşturdular ve soğuk savaşı sürdürdüler. Şu anda ABD soğuk savaştan sonra tek kutup haline geldi. Acaba ABD bunu sürdürebilecek mi?  Konuya 3 güç unsuru olan askeri, siyasi, ekonomik güç açısından yaklaşmak gerekir.

Çin şu anda dünyanın ikinci en büyük  ekonomisi. Orduya, askeri bütçeye en büyük payı ayıran ülke.

Japonyanın son 50 yılda gösterdiği ekonomik performans çok önemlidir. Japon ekonomisi dünyada 3. konumdadır, çağdaş bir orduya da sahiptir. Savunmaya yönelik askeri harcamaları dünyada 6.dır. Siyasi olarak nüfuzu elde tutabilmek, yurtdışında harekat yapabilecek askeri güce sahip olmakla mümkündür. Çin ve Japonya Pasifik’te ciddi güç merkezleridir.

Siyasi analistler, askeri güç açısından dünyaya hakim olabilecek ülkenin ABD olduğunu söylüyorlar.  SSCB de en önemli askeri güçlerin diğeri.

Soğuk savaşın bitimi ile yeni bir düzen oluşuyor, yeni politikalar üretiliyor. Bugün NATO, eskiden muhalif olan güçleri de kapsayacak şekilde gelişmiştir. Barış için ortaklık, AB ile güvenlik için işbirliği, terörizmle mücadele gibi yeni misyonlar yüklenmektedir. AGİT, 2002 Prag zirvesi…BM kendi içinde refahı arttırmak istemektedir. Bu da BM’in dünya sahnesinde ileri çıkmasına neden olmaktadır.

Bugün çok kuvvetli ülkeler bile asimetrik terör konusunda kendini güçsüz hissetmektedir. Ekonomik kriz de dünyanın bir çok ülkesinde ciddi boyutlardadır.

Sonuç olarakABD hala askeri, ekonomik , siyasi konumda dünya lideri konumundadır. Buna devam edip edemiyeceğini zaman gösterecektir.” dedi.

 

Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge IVANOV,

 

“Tek kutupluluk ve çok kutupluluk ne demektir? Bu sistemler bizi nereye götürebilir? Tek kutupluluk, bir güçlü devletin diğer devletler üzerinde hakimiyet kurması demektir. Çift kutuplulukta iki hakim devlet vardır.

Çok kutupluluk, etkin olmayan bir Avrupa’da  2 dünya savaşına sebep olmuştur. Çok kutupluluk, her zaman süper güçlerin ekseninde gelişmiştir. Evren çok kutupludur. Tek kutup doğal değildir. İyi/kötü, olumlu/olumsuz, her şey zıttıyla anlam kazanır. Aristo, insanoğlunun politik bir varlık olduğunu, tek başına var olamıyacağını söylemiştir. Doğal ve evrensel bir insan topluluğu vardır. Aramızda farklar var. Sistemler, kültür, ananelerimiz farklıdır. Gideceğimiz yolu belirten kanunun egemenliğidir. Uluslar arası kanun dünyaya düzen getirir. İnsanın uzayda yönlenebilmesi için bir ibreye ihtiyacı vardır. Özgürlük, adalet, insan ahlakı yol gösteren ibrelerdir. Tek kutupluluk istisnadır. Nadiren ortaya çıkar ve yok olur. Biz çeşitliliği destekleyen bir dünyadan bahsedelim.”

 

* * *

 

Yukarıdaki açıklamalar dikkatle incelendiğinde konuşmacıların ''ÇOK KUTUPLU DÜNYA'' istedikleri dikkati çekmektedir. Türkiye'nin de Avrasya'nın merkezi olduğu, bölgesel etkili bir kutup olması gerektiği ifade edildi.

 

Bu son oturumdan sonra Zirve kapanış töreni yapıldı ve cumhurbaşkanları, katılımcılar ve biz Vakıf mensupları birlikte fotoğraf çektirdik.

İstanbul, 28 Nisan 2013

 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
17°
az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 20 Eylül 2020
İmsak 04:54
Güneş 06:19
Öğle 12:39
İkindi 16:05
Akşam 18:48
Yatsı 20:08

Gelişmelerden Haberdar Olun

@