Malta’da gezdiğimiz bölgeler ve şehirler (II)

Bu yazımda da sizlere Valetta şehir merkezinde dikkatimizi çeken yapıları tanıtmaya devam edeceğim.

NATIONAL LIBRARY:

Bu bölgede National Library (Milli Kütüphane) binası da dikkati çeken tarihi yapılardan. 1812 yılında inşaatı tamamlanan bu kütüphane, şövalyeler tarafından, adanın Napolyon istilasından önce yapılmış olan son kamu binasıdır. Kütüphane’de şövalyelerin tarihi ile ilgili 300 000 kitap ve yaklaşık 10 000 belge yer alıyor. Ön yüzündeki ve giriş kapısındaki süslemeler dikkati çekiyor.

National Library (Milli Kütüphane)

MANUEL TEATRU:

Şehrin tarihi merkezinde 1731 yılında yapılmış olup, Avrupa’nın en eski barok tiyatrosu olma özelliğini taşıyor. Halen kullanılan en eski ve adadaki tek tiyatro binası. 4 katlı ve 600 kişilik bu tiyatro CNN tarafından dünyanın en iyi 15 tiyatrosu arasında seçilmiş. İçinde ayrıca bir müzesi de var.

MALTA EXPERIENCE (Malta Deneyimi):

Yine Valetta’nın merkezinde yer alan ve Malta adalarının 7000 yıllık tarihinin dramatik hikayesini anlatan görsel-işitsel bir gösteri, 45 dakikalık bu programda 39 projektörle, 3000’den fazla film ve fotoğraf ile eğitici, bilgilendirici ve eğlenceli bir gösteri ile Malta tarihi 14 dilde anlatılıyor. Bu gösteri belli saatlerde yapıldığı için biz diğer bölgeleri dolaştığımızdan gösterim saatine yetişip izleme imkanı bulamadık, ama bölgeyi gezdik ve gösterinin de gerçekleştirildiği St. Elmo Kalesi bistrosunda bir süre dinlendik.

St. Elmo Bistrosu

SU KEMERLERİ:

Şehirdeki turumuzda su kemerlerine de rastladık. Adada su kıtlığı olduğu için şövalyeler döneminde 1610 yılında yapılmış su kemerlerini gördük. St. Anton’s bahçelerinin bulunduğu bu bölgeye su 16 km. den taşınmış. O dönemde de adada ancak kuzey kısmında çok sınırlı bir bölgede temiz su kaynağı bulunduğu için şehrin merkezine su temininde bu kemerler kullanılmış. Bölgeye suyun gelmesi ile burada büyük saraylar yaptırılmış. Fransızlar, İngilizler ve Malta’nın zenginleri bu saraylarda oturmuşlar.

DİĞER TARİHİ BİNALAR:

Şehir merkezinde dolaşırken gördüğümüz üç tarihi binayı da kısaca anlatmak isterim. Gerolimo Gassar tarafından inşa edilmiş, Auberge de Castilla Portugal Sarayı’nın ismi İspanya ve Portekiz yarımadasından gelen Kastilya şövalyelerinin resmi oturum yeri olmasından kaynaklanmakta. 18.yüzyıl ortalarında barok stile dönüştürülmüş, bugün ise Malta Başbakanının ikametgahı olup şimdiki ismi Castilla Palace.

Auberge de Castilla Portugal Sarayı

Auberge Italie ise İtalyan kökenli şövalyelerin kaldığı yer. Merchant Street’de yer alan bu bina 2002 yılından itibaren Malta Turizm kuruluşunun merkezi olarak kullanılıyor. İnşa tarihi 1574 mimarı G. Gassar. Merkezde Republic Street’de bulunan Casa Rocca Piccola ise Maltalı asil bir aileye ait. 50 odalı yaşayan bir müze, içinde muhtelif koleksiyonlar bulunuyor. 400 yıllık tarihe sahip bu evin altında yeraltı sığınak ve tünelleri var. Alman bombardımanı sırasında aile buraya sığınmış. Malta’da ziyaretçilere açık tek özel saray. Halen sahipleri içinde yaşıyor.

SLIEMA ,ST.JULIAN ,PACEVILLE BÖLGELERİ: Tarihi bölgeleri dolaştıktan sonra birkaç kez adanın modern yüzünün yer aldığı Sliema ve civarında vakit geçirdik. Deniz kıyısında uzun yürüyüş yolları ve kumsallardaki küçük plaj tesislerini gördük.

Sliema, Adanın alışveriş, yeme içme ve eğlence bölgesi olarak biliniyor. Eskiden sessiz sakin bir kıyı kasabası idi. İngilizler zamanında büyük gösterişli evler inşa edilmiş ve zengin Maltalıların oturduğu bir bölge olmuş. Yirminci yüzyılın ortalarından itibaren eskiden yapılmış güzel mimariye sahip evlerin bir kısmı yıkılarak yüksek katlı apartmanlara dönüşmüş. Bugün ise adanın en işlek ve gece hayatının en popüler bölgesi haline gelmiş. Burada çok sayıda otel, deniz kıyısı boyunca bar ve lokantalar yer alıyor. Sliema’dan St. Julian’s bölgesine doğru yüründüğünde, biraz daha oturumların olduğu bir bölgeye giriliyor. Bölgede gotik tarzda inşa edilmiş Carmelita kilisesi var. Ayrıca yine burada geçmişte Malta’nın en büyük ve lüks apartmanları olarak bilinen Balluta binaları var. Malta’nın en yüksek binası da bir iş merkezi olarak burada yükseliyor.

Sliema bölgesinde Manuel Island ismi ile bilinen bir ada da yer alıyor. Spinola Bay kısmında ilginç inşaatlara rastladık. 2 -3 katlı eski evlerin ön cephelerinin korunduğunu ve yenilendiğini arkalarına ise 6. 7 katlı modern mimaride ilaveler yapıldığını gördük.

VALETTA WATERFRONT:

St . John şövalyelerinin ve Avrupalı tüccarların kurduğu depolama ve boşaltma işlemlerini yaptıkları kıyı bölgesi. Büyük Liman manzarası ve 3 şehirler buradan görülüyor ve buradan gemiler ve tekneler hareket ediyor. Halen kahve, bar ve lokantaların yer aldığı bu bölgede sahil boyunca dolaşma imkanı bulduk.

Valetta Waterfront’a giden yol (kıyı bölgesi evleri- bugün depo ve iş yeri)

İstanbul, 25 Haziran 2019

Kaynaklar:

-Malta&Gozo,Marco- Polo Seyahat kitabı

-Malta Turizm Bakanlığı yayınları

Açıklama:

Bistro, büyük şehirlerimizde sıkça karşımıza çıkan bir restoran terimi olmaya başladı. Ama çoğumuz için tam olarak ne anlama geldiği bilinmeyen bir terim. Bistro, aslında çok belirgin özellikleri olan Paris kafe-barlarına verilen bir isim.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol