Malta’da gezdiğimiz bölgeler ve şehirler (I)

Malta’ya gelişimizde havaalanındaki tenhalık çok dikkatimizi çekti. İnişte sadece 3 uçağın bulunduğu havaalanında çok ıssız bir yere geldiğimiz izlenimi çıkışta tamamen tersine döndü. Şehir merkezine giden yollar oldukça kalabalıktı ve havaalanından Valetta’ya olan 10 km’lik yolda çok yoğun bir trafik vardı. Valetta’nın tarihi merkezinde ise iğne atsanız yere düşmüyordu. Avrupa’da daha tatillerin başlamadığı mayıs ayının son günlerine rastlayan bir dönemde, çeşitli ülkelerden çok sayıda turist ile karşılaştık. Birkaç günde gezilip bitirilebileceği söylenen bu küçük adada 5 gün geçirmemize rağmen halen göremediğimiz pek çok yer kaldığını belirtmek isterim.

Valetta’nın iki önemli limanı var. Marsamxetto Harbour ve Grand Harbour (Büyük Liman). Biz şehrin tarihi merkezinde Büyük Liman’a bakan bir otelde kaldık. Bu nedenle şehri yürüyerek gezme ve birçok yeri görme imkânını bulduk. Bazı bölgeleri de feribot ve otobüs ile adayı gezdiren turlarla boydan boya dolaştık. Ayrıca bir tam günü de Gozo adasına giderek geçirdik.

* * *

ST. JOHN KATEDRALİ:

İlk ziyaretimiz de Piazza San Gwann meydanındaki St. John Katedrali oldu. Dışı oldukça sade, içi oldukça ihtişamlı yapılmış bir yapı. Dünyanın en önemli barok kiliseleri arasında yer alan bu görkemli kilise 1573 yılında inşasına başlanıp 1577’ de bitirilmiş. Bu kilise hem ölen şövalyelerin mezarlarına yer vermek üzere, hem de bir ibadet merkezi olarak yapılmış. Kilise, 1816’da İngilizlerin hakimiyeti nedeniyle şövalyelerin çekilmesinden sonra Roma’daki Papalığın kontrolüne geçmiş. Maltalı mimar Girolamo Gassar tarafından planlanmış ve iç dekorasyonu İtalyan sanatkar Mattia Preti tarafından yapılmış. 8 adet olan yan şapellerde şövalyelerin geldikleri ülkelere göre bölgesel grupları temsil edilmiş ve ayrı ayrı dekore edilmiş. Burada, Almanya, İtalya, Fransa’nın Provence bölgesi, Bavyera, Büyük Britanya, Portekiz, Kastilya, Aragonların şapelleri bulunmaktadır. Tavanında 40 yılda tamamlanan St.John’un hayatından kesitleri gösteren resim yer alıyor. Tabanı değişik renkte mermerle kaplı olan kilisede tabanın altında 375 adet şövalye mezarı bulunuyor. Bunların isimleri ve kendilerine ait semboller yerdeki mermere işlenmiş. İç dekorasyonunda çok görkemli altın varak süslemeler yer alıyor. Her bölümü ayrı güzellikte, çok ince detayları olan, taban yer döşemeler dahi resimlerle süslenmiş görülmesi gereken bir Katedral. Bayanların askılı tişort veya kısa şort ve etekle girmesine izin vermiyorlar. Bu durumda bayan ziyaretçilere vücutlarını kapatması için örtü veriyorlar.

Kilisenin ayrıca bir de müze bölümü var. Burası da en çok ilgi çeken bölümlerden biri.1608 ‘de ressam Caravaggio tarafından yapılan St. John’un infazı ve St.Jerome tabloları Maltanın en değerli kültür hazineleri arasında yer alıyor. Müzede gümüş işleri, el yazması kitaplar, şövalye portreleri ve süslemeli perde ve dokumalar mevcut.

Kilisenin dış görünümü

Kilisenin iç görünümü

SACRA INFERMERIA:

Malta Şövalyeleri’nin askeri faaliyetleri yanında geçmişte hastalıklarla mücadele ettikleri ve hastaneler kurdukları bilinmektedir. Ayrıca iyileştirme teknikleri hakkında da çalışmalar yapmışlardır. Bu nedenle Malta şövalyeleri hastane şövalyeleri adı ile de tanınıyor. Şövalyeler Malta’da 1575’de Avrupa’nın en ilginç hastanelerinden birini kurdular ve bu ismi verdiler. 700 yataklı ve 6 büyük salondan ibaret olan bu hastanede şövalyeler tarafından eğitilmiş doktor ve hemşireler hizmet verdi. Asil şövalyelerin buraya sürekli maddi desteği gerekli idi. Hastanede küçük bir salon ise ateist ve müslüman esirlere ayrılmıştı. Pek çok hastalığın tedavisinin yapıldığı hastanede yaraların iyileştirilmesinde balla tedavi gibi doğal yollar kullandılar. Bakterilerin yayılmasını önlemek için hastalara gümüş tabaklarda servis yaptılar. “La Sacra Infermeria” isimli sağlık tesisi 155 mt. uzunluğu ile Avrupa’nın en uzun salonuna sahip tonozlu yapısı ile dikkati çekmektedir. Şimdi bu hastanenin iç avlusu Akdeniz Konferans Merkezi olarak kullanılıyor. Burada o dönemdeki hastane yaşantısının küçük heykelciklerle anlatıldığı sürekli bir sergi de yer alıyor. Merkezde tarihini anlatan ve satışa yönelik dükkan da bulunmakta.

Sacra Infermeria Hastanesi

* * *

GRAND MASTER’S PALACE:

Valetta’nın en önemli ziyaret yerlerinden biri olup şehrin merkezinde yer alıyor. Şehrin bu en büyük sarayı 1573- 1578 yılları arasında şövalyeler tarafından inşa edilmiş. Ön kısmında bir kuyu ve halkın ve ziyaretçilerin oturma yerleri var. 2 katlı sarayın fasadları 16 yüzyılın stilinde yapılmış ve 18. yüzyılda ise Barok mimari tarzda kapılar ilave edilmiş. Sarayda çok ilginç 2 avlu yer alıyor. Neptün avlusu antik dönemin deniz tanrısının heykelini barındırıyor. Burada ayrıca atlara su temin edilen bir kuyu da bulunmakta. İkinci avlu prens Albert avlusu olup burada da palmiye ağaçları ve diğer bitkiler yer alıyor. 1745’ den beri devamlı çalan saat kulesinde her saat başı çalan saatin içinden Türk üniformaları giymiş ten rengi koyu olan heykelcikler çıkıyor. Sarayda, İngilizler döneminde adanın valisi oturmuş ve bugün Malta Cumhurbaşkanlığı Sarayı olarak kullanılıyor. Birinci kattaki zırh –silah odasında şövalyelere ait 5700 parçalık Avrupa’nın en zengin silah kolleksiyonlarından biri bulunuyor. Zırh Salonunda zırhlar, silahlar, flamalar, toplar, mızraklar ve savaş aletleri yer alıyor. Üst katta ise çok sayıda oda var. Odalarda şövalyelerin 1309‘da Rodos’a çıkışları, 1522’de ayrılışlarının anlatıldığı tablolar yanında Papa XXIII Johannes’in, Bush ve Gorbaçov’un heykelleri de mevcut. Büyük Meclis Salonunda ise 12 tane fresk ile 1565’deki Osmanlı kuşatması anlatılıyor. Diğer bir odada ise Malta’nın şimdiye kadarki cumhurbaşkanlarının ve 1974’e kadar Malta’nın Başkanı sayılan Kraliçe II. Elizabeth’in portreleri bulunmakta .Sarayın diğer bir bölümünde ise 1700 yıllarından kalma goblen perdelerin kullanıldığı ve 1976’ya kadar Malta Parlamentosu’nun toplandığı bir salon yer alıyor.

Sarayda 16.yy.dan itibaren Malta’nın yöneticileri (1571-2015) oturmuş. 2015’ de Malta Parlamentosu Şehir kapısının bulunduğu yerde yapılan yeni binasına taşınması ile müze niteliği daha belirginleşmiştir.

Grand Master’s Palace dış görünümü

Grand Master’s Palace iç görünümü

Şövalyelere ait sergi

İstanbul, 25 Haziran 2019

Açıklamalar :

Şapel : bir kilise veya ibadet yeridir. Genelde ufak olur ve başka bir mimari yapıya bağlıdır; örneğin büyük bir kiliseye, bir hastaneye, bir eğitim kurumuna, bir hapisaneye veya bir cenaze evine.

Katedral : Bir piskoposluğun merkezi olan, başka bir deyişle Kilise hiyerarşisi içinde idari bir organ olan, piskopos un devamlı olarak bulunduğu mekandır. Bu mekan içinde yer alan kiliseyi de içerir.

Kaynaklar:

-Malta&Gozo,Marco- Polo Seyahat kitabı

-Malta Turizm Bakanlığı yayınları

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol