Kazanç artış uygulamaları konusundaki metotlardan “pareto analizi” uygulamasının maliyetlerin düşürülmesi aşamasında da rasyonel bir biçimde uygulandığını ve işe yaradığını görmek mümkündür.
Bunun için işe “daha önceki analizlerden de hatırlanacağı gibi” öncelikle maliyetlerin büyüklüklerine göre sıralamasının yapılması ile başlamak gerekir, sonra sırasıyla en büyük (veya) en önemli olan maliyetlerden başlayarak ( ki buna A grubu maliyetler diyoruz) kademe kademe daha aşağıdaki maliyet unsurları üzerinden inceleme ve önlemleri ele almak gerekir. C grubu maliyetler için üzerinde durmaya gerek olmadığını toplam maliyet içerisinde bu grubun kayda değer bir değişim yaratmadığını “gelir-pareto uygulamaları sırasında” hatırlayacaksınız. Bu grupla uğraşmayı seven (kimi muhasebecilere parkinson kurallarını hatırlatmak isterim) dilediği kadar çalışma yapabilir.
Örnek olarak hazırladığım (bir sanayi işletmesi maliyet verileri üzerinden) analiz yapmaya başlayabiliriz, sizlerde kendi işletmenizin maliyetlerini bu örneklemeye bakarak sıralayabilir ve analize tabi tutabilirsiniz.
ÖRNEK:
GRUP CİNS TUTAR KÜM TUTAR % KÜM %
A H.M. MALZEME 4.013.225,00 4.013.225,00 56% 56%
A İŞCİLİK 1.726.450,00 5.739.675,00 24% 80%
B FİNANSMAN 1.025.350,00 6.765.025,00 14% 94%
C DİĞER GİDERLER 412.000,00 7.177.025,00 6% 100%
Yukarıda yer alan masraf grupları içerisinde çeşitli masraf detayları olabilir (bunlar içinde pareto analizi uygulayarak) öncelikle A grubu masraf kalemleri üzerinde durmak gerektiğini unutmayalım.
Genel kural olarak B grubu maliyetlerin (bazı gider unsurlarının) büyüklüğü A grubu içerisinde yer alanlardan büyük ise gruptan bağımsız olarak ele almak ve analize tabi tutmak gerekir örneğin: İşçilik giderleri içerisinde yer alan unsurlardan biri hammadde ve malzeme grubu içinde yer alan kalemlerden biri kadar büyük olabilir böyle durumlarda grubunun dışında incelenmesinde yarar vardır. C grubu için zaten görüleceği gibi genel masraflar içinde payı %6 dır ve işletme erozyonunda payı minimal sayılmalıdır.
Ayrıca maliyet düşürme çabaları için ilk yapılması gereken: masraf kalemleri içerisinde yer alan tutarların sabit mi? yoksa değişken mi? olduğu konusunda ayırım yapılması gerektiğidir.
İşgücünün fazla olduğu sanayi kuruluşlarında (personel sayısının çokluğunun) sabit yatırım ve masraf kalemlerinin yüksek olduğu bir vakıadır. Ancak bu cesametteki firmaların hızlı hareket edemedikleri pazar ve piyasa taleplerine hızlı ve rasyonel müdahalede geciktikleri görülmekle işgücünden ve sabit yatırım ve giderlerden uzak, dinamik, hareketli firmalar yönünde dönüşe geçildiği görülmektedir.
Küçük ve dinamik firmaların müşteri taleplerine odaklı olmaları ve hızlı hareket etmeleri, verimliliklerini artırdığı gibi maliyet unsurlarında da gözle görülür düşüşler sağlamıştır.
Hiçbir işletme yöneticisinin sabit masrafları sevdiğini düşünmüyorum, bu tip masrafların işletmede gereksiz büyüklükte kalemlerin oluşmasına, fiktif ve sanal cesamet görüntülerine sebep olduğu ve işletme ömrünü kısalttığı, kriz ve rekabetlerde işletmeyi atalete sürüklediği görülmüştür. Bu nedenle öncelikle sabit masraflardan kaçınmak gerektiğini eğer bu mümkün değilse bunu değişken masrafa çevirmek için çaba sarf etmek gerektiğini unutmayalım
Sonuç olarak; masraflar üzerinde yapılacak analizler ile değiştiremediğimiz sabit masrafların revize edilmesinin bile işletmeye kazanç sağladığı durumları görmek olasıdır.


Not: makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun haber vermek koşuluyla kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde
Yayınlanamaz.
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol