Gazetemizde çıkan haberlerden de anlaşılacağı üzere, Çorum’da uyuşturucu ve kaçakçılık operasyonları büyük ölçüde arttı.

2 Ekim Salı günü, manşetten verdiğimiz habere göre, Osmancık’ta ev eşyası yüklü bir TIR’a düzenlenen operasyonda 30 milyon liralık, 176 kilo eroin ele geçirilmişti. Aynı gün “Uyuşturucu tacirlerine balyoz operasyonu” ve “Kaçak tütün ve içki operasyonu” başlıklı iki haberimiz daha vardı.

Uyuşturucu kullanımının çok küçük yaşlara indiğini ve bağımlı sayısının giderek arttığını ne yazık ki biliyoruz. Bu olumsuzluk, her aklımıza gelişinde içimizi acıtıyor. Polis ve jandarmamızın zehir tacirlerine karşı başarılı operasyonlarını ise takdirle izliyoruz.

Uyuşturucuya karşı, toplum olarak farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz, yerine göre seferberlik ilan ediyoruz, ama sınırlı şekilde faydasını görsek de, ciddi olarak sonuç alabildiğimizi söyleyebilecek durumda değiliz.

Demek ki, şimdiye kadar yaptıklarımızdan daha fazlasını yapmak durumundayız.

Gelecek kuşaklarımızı kaybetmemek için buna mecburuz.

*

Bir diğer ürkütücü konu, silahlanmanın ulaştığı boyutlar…

Bu öylesine önemli bir sorun haline geldi ki, Eylül ayının sonunda “Türkiye Bireysel Silahsızlanma Günü” ilan edildi.

Düğünde, şenlikte silahla havaya ateş etme gibi kötü bir alışkanlığımız var. Bu yüzden can kayıpları yaşanıyor, nice çocuklar, kadınlar yaralanıyor.

En küçük bir anlaşmazlıkta silaha sarılmalar…Aile içi tartışmalarda vurmalar, öldürmeler… Silahla oynayan çocukların sebep olduğu facialar…

Bir de, psikolojik sıkıntı yaşayan gençlerin, babalarına ait silahlarla canlarına kıymaları var…

*

Aynen uyuşturucu ticaretine ve kullanımına karşı olduğu gibi, bireysel silahlanmaya karşı da toplumca bir seferberlik başlatmak zorundayız.

Konumu gereği silah taşımak ya da bulundurmak durumunda olanların da, silahlarını çocukların, gençlerin ulaşabileceği yerlere bırakmamaları hayati önem taşıyor. Yaşanan bir faciadan sonra pişmanlık fayda etmiyor.

*

“Eğitim şart” klişesine sarılmak kolay elbette.

Ama nasıl?

Uyuşturucu kullanımı ve bireysel silahlanma bir bataklıksa, bu bataklığı kurutmanın yolu, yöntemi nedir?

Uzun soluklu bu mücadeleyi, öncelikle, toplumsal barış, huzur ve refah zeminine oturtmak gerekmiyor mu? İnsanımızın psikolojisini bozan faktörleri en aza indirmek gerekmiyor mu?

Pek çok aracın kullanılmasını gerektiren çok yönlü sorunlar bunlar.

Ama, mutlaka çözülmesi gereken sorunlar…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol