16.05.2013, 00:00 1160

LE MONDE’NİN TÜRKİYE ANALİZİ

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

Fransız Le Monde Gazetesinin Türkiye Muhabiri Guillaume Perrier, dışarıdan bir gözle Türkiye’yi analiz etmiş.

Bu analizi şunun için önemseyip, köşeme taşıdım.

Benzeri analizleri, bizler de yapıyoruz.

Ancak insanlarımız öyle saflara ayrıldı ki; içimizden birilerinin (konu ne olursa olsun) yaptığı analizleri değerlendirirken, olaya; “yorumcu bizdense, söyledikleri doğrudur; karşı taraftansa, söylediği her bir şey yanlıştır…” koşullanmasıyla yaklaşır oldu.

Öyle bir hale geldik ya da getirildik ki; artık hiç kimse “ayranım ekşi” demiyor, dedirtmiyor, denmesine tahammül edemiyor.

Kimi sol ahlaktan, kimi sağ ahlaktan dem vuruyor. Kimi kırılan kolun yen içinde kalmasından aralıyor kapıyı; kimi “bizim bu konularda anlaşmamız mümkün değil” deyip, kapatıyor kapıyı.

Aramızdaki uçurumlar, aşılamaz hale geldi.

Her konuda, her olayda, her yerde ve her şeyde  hızla bölünüp, parçalanıyoruz.

Niye?

İşte o “niye” ya da  “niyeleri”  Fransız Gazeteci G.Perrier şöyle açıklamış.

… …

… Türkiye, kesin büyük hesaplaşmasına doğru gidiyor.

Bugüne değin bu ülkede, korkulduğu gibi, ırka ya da dine dayalı bir bölünme yaşanmadı.

 

Ancak şimdi, daha korkunç ve daha temel bir bölünmeye doğru gidiyor.

 

Bu bölünmenin adı; Cumhuriyet tarihi boyunca inatla sürdürülen "kültürel bölünme". 

 

Bu artık iyice keskinleşti.

 

Şimdi bir yanda, ayakkabılarını sokak kapısı önünde çıkaran; kadınlarının başı örtülü; erkekleri sokağa pijamayla da çıkabilen; erkek çocukları kahveye giden; kız çocukları tam bir baskı altında yasayan; türkü ile arabesk arası bir müzik türünden hoşlanan; sporu sadece futbol olarak algılayan; yaşamı boyunca hiç kitap okumamış; hiç dans etmemiş, karı koca birlikte hiç yemeğe gitmemiş; hiç tiyatro seyretmemiş; iyi eğitim alamamış; dini inançları kuvvetli; sorumsuzca üreyen, kalabalık bir kitle var. 

 

Diğer yanda ise; kolej yelpazesinde eğitim görmüş; en azından bir düğün salonunda ya da kolej partisinde dans etmiş; en azından sinemaya giden; çok fazla olmasa da kitap okuyan; 

 

müzik zevki pop şarkılarla, klasik müzik arasında dolaşan;  evleri nispeten daha zevkli döşenmiş; kadınları modern görünümlü; şarabın kalitesinden pek anlamasa da, kadın erkek bir arada içki içebilen; gazetelere bakan, magazin haberlerini izleyen; kendini birinci gruba kıyasla çok daha gelişmiş hisseden; entelektüel düzeyi çok yüksek olmasa da  Batı standartlarına yakın bir grup var. 

 

Ve bu iki grubun yaşam tarzı, birbirinden son derece  kopuk.

… …

 

Onları, Batı'da olduğu gibi bütünleştirip, kaynaştıran; müzik, resim, heykel, tiyatro ve sanat gibi… birleştirici kültürel zeminler de yok, bu ülkede… 

 

Hayatları, zevkleri, inanışları birbirinden çok farklı. Hatta birbirine düşmanca. 

… …

 

Birinci grup, Cumhuriyet boyunca horlanmış, aşağılanmış, itilip kakılmış.

 

Şimdi bu grup siyasal olarak örgütlendi. Sayısal olarak güçlü bir seçmen profili oluşturdular. Her seçimi kazanacak ya da her seçimde söz sahibi olacak kadar siyasal güçleri var artık. 

 

Birinci grup gibi üremeyen ikinci grup ise azınlıkta kaldı

… …

Bu noktada tarihi bir paradoks ortaya çıkıyor.

 

Daha Batılı olan "ikinci grup"; Batı'nın siyasi değerlerini kabul ederse, bu ortamda, bir daha asla iktidarı ele geçiremeyeceğini bildiği için, git gide Batı'ya ve Batı'nın demokratik değerlerine düşman olmaya başladı. Bu grubun büyük bölümü yönünü Doğu’ya çevirdi… 

 

Yaşam tarzı olarak Batı'ya düşman olan “birinci grup” ise; iktidarı, ancak Batı'nın ölçütlerini kabul ederek, ele geçirebileceğini (ve de elde tutabileceğini) bildiği için, Batı'yla olan ilişkilerini (göstermelik de olsa) geliştirmek ve demokrasiyi de kabullenirmiş gibi görünmek istiyor….

*   *   *   

Fransız Gazeteci G.Perrier’in analizi çok daha uzun. Ancak analizin özü bu.

Yazının devamında, katıldığım/katılmadığım değerlendirmeler de var. Onları bir yana ayırdım.

Fransız Gazetecinin, dışarıdan objektif bir gözle yaptığı, yukarıda sizlerle paylaştığım bu değerlendirmeleri doğru mu?

Doğru.

Dünün Batı yanlıları, (Batı yanlısı propagandalarla seçim kazanma şanslarının kalmadığını bildikleri için) Batı’ya cephe alıyor.

Dünün Batı karşıtları, (palazlanana kadar) Batı’nın (özellikle de ABD’nin) gücünü ve güvencesini arkasına almak için, Batı yanlısı gibi görünmek istiyor.

Hal böyle olunca da; ayakları yere basmayan böyle bir iktidar ve muhalefet mücadelesinden,  sadece çelişki ve zırvalık ürüyor.

İnsanımız, kimin, neyi, neden savunduğunu ya da kimin, neyi neden yaptığını anlamakta zorlanıyor.

Hiç kimse, olanı biteni yerli yerine oturtamıyor.

O nedenle her kafadan ayrı bir ses çıkıyor.

O nedenle geniş katılımlı ve istikrarlı bir uzlaşma sağlanamıyor.

Birinin ak dediğine, diğeri kara demek gereğini hissediyor.

Çelişkinin yamanlığına bakar mısınız?

Ve de ne hale  düştüğümüzün, düşürüldüğümüzün?...

 

 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
12°
açık
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@