11.06.2013, 00:00 201

LAİKLİK NEDİR?

Salim SAVCI

Salim SAVCI

Konuya giriş:

Dün de, bugün de, yarın da, laiklik sözcüğünden söz açılırsa, şu sözcüklerle işe başlamak gerekmektedir. Öyle ise bu sözcüklere bir göz atalım:

Laik: Sözcük Yunancadır. Dünya işlerini, dinden ayrı tutan anlamını içerir.

Laikleşmek: Laik duruma gelmektir. Kendi isteğiyle kabul etmektir.

Laikleştirmek: Bir bireyi, laik duruma getirmektir. Bu ise gönül rızası ile de, zorla da olabilir.

Laiklik: Laik olma durumudur. Laisizmi ifade eder.

Laisizm: Sözcük Fransızcadır. Kurumları laikleştirme yanlısı olanların öğretisidir diye dile getirilir.

Laikliğin tarihçesi:

Eski çağlardan beri inanç konusu olan din, insanların:

-Günlük yaşamlarında,

-Toplumsal düzende,

-Devlet yönetiminde etkili olmuştur. Özellikle Hıristiyanlık dini, Avrupa’da ortaçağ sonlarına kadar her alanda söz sahibi durumdadır. Papalar, krallara hükmedebilmişlerdir. Papazlar, rahipler, keşişler gibi din adamları da Hıristiyan dininin kurallarına göre insanların yaşamını yönlendirebilmişlerdir. Ama öyle bir zaman gelmiştir ki, toplum gelişmiştir. 16. Yüzyılda dinde reform hareketi olmuştur. Edebiyat, sanat ve bilimde Rönesans diye adlandırılan bir canlanma, bir atılım gerçekleştirilmiştir. Özellikle eğitim ve öğretim alanlarında yenileşmeler boyut kazanmıştır. 1879 Fransız devriminden sonra laiklik yavaş yavaş devletlerin kurumlarında ve toplumda kendisini kabul ettirmiştir.

Devlet ile din arasındaki ilişkiler:

Devlet ile din arasındaki ilişkilerde laiklik, bir sağlam temel sağlar. Üç özellik gösterir:

1.Devlet, dine bağlıdır (teokrasi). Örnek: Tibet.

2.Din devlete bağlıdır (İmparatorluk). Örnek: Bizans-Osmanlı-İngiltere-Rusya.

3.Devlet ve din özerktir (demokrasi). Örnek: ABD (USA)-Avustralya-Belçika.

Türkiye Cumhuriyeti devleti ve laiklik:

Türkiye Cumhuriyeti’nde devlet de, din de özerktir. Ama atalarımız din devletine balı olarak yaşamışlardır. Osmanlı İmparatorluğu din eksenli bir devlettir. Ama her dine, her inanca saygılı olmayı da bilmeseydi bir İmparatorluğu uzun süre yaşatamazdı.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti demokrasi çizgisindedir. Dünya işleri ile din işlerini birbirinden ayırmayı bilir. Her ikisine de eşit yaklaşır. Çünkü her birey, dini bilgisini ailesinden alır, inancına sahip çıkar. Kimsenin dini inancına karışmaz. Toplumundan ve devletten bunu bekler.  Oysa devleti oluşturan bireylerin dinleri, dini inançları farklıdır ama o insanlar devletin temel taşı olan bireylerdir.

Laiklik kavramı, her insanın diğer insanların dini inançlarına saygı duyulmasını kalplere sokar. Aynı saygıyı göstermelerini bekler. Toplumunu hoşgörülü yapar. Toplumu ayrıştırmaz, toplumun kenetlenmesini sağlar. Bireylerin ak ve kara günlerde kolkola olmalarını temin eder. Bizleri ayrıştırabilecek bir tek tehlike vardır. O da şartlandırılmış olmamızdır. Şartlanmışlığı da önleyen şey enine boyuna düşünmek, her olasılığı görebilmek, her olaya ve her insana sevgiyle yaklaşabilmektir. Çünkü insan denilen canlı, bu dünyada sevgi ortamında yaşamak ve gelecek kuşakları da yetiştirmek ister.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
16°
parçalı bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 20 Eylül 2020
İmsak 04:54
Güneş 06:19
Öğle 12:39
İkindi 16:05
Akşam 18:48
Yatsı 20:08

Gelişmelerden Haberdar Olun

@