Yüce dinimizin kutsal kitabı Kur ’anın Saffat Suresi 100-113. Ayetlerinde bahsi geçen ve yüzyıllardır Müslüman ülkelerde kutlanan Kurban Bayramı’na bir kez daha ulaşmış bulunuyoruz.
Sizlere bunun hikâyesini, dini vecibelerin kutsiyetini anlatmayacağım. Ben olaya kurbanın gözünden bakmaya çalışacağım ve bu kurban da bildiğimiz küçük veya büyük baş hayvan olmayacak. Bizzat konu bu yolda kurban yaratan insan ve insan davranışları olacak.
Bizler (her ne kadar dini öğretiler aksini söylese de) yaşadığımız bu coğrafyada güçlü iken güçsüzü ezmeyi, güçsüz iken de güç sahibine biat etmeyi öğreten bir kültürün çocuklarıyız.
Bunu çağdaş bilgi ve bilimle değiştirebilenler kurban olmama konusunda aklın ve bilimin gereklerini yerine getirerek kendileri kullanmak isteyenlere karşı direnç gösterebilmiştir, ancak bilinçli bir şekilde cahil bırakılan ve hatta açlıkla yön verilen büyük bir çoğunluk, önderlerinin ya da yöneticilerinin istek ve gelecekte olası talepleri doğrultusunda biat etmeyi meziyet sayabilmektedir.
“Kurban olurum sana”… Ne çok duyarız bu lafı.
Analarımızdan duyduğumuzda karşılıksız ve katıksız sevginin ifadesidir bu cümle. Kimileri ise samimi duygularını ve saf içtenliğini ifade eder bu cümle ile. Kurban olmak adına şarkılar, türküler ağıtlar yakılmıştır. Evlatlar kınalı kuzu olur, kurbanlıklar gibi askere, vatani görevine giderken ve o kınalar annelerin kanlı gözyaşlarına dönüşür vatan uğruna şehit olunduğunda.
Ancak ne tesadüftür ki hiç kurban çıkmaz varsılın ocağından. Onun için kurbanlık bayramda keseceği hayvan etidir ( ve hep de zenginler keser şatafatla kurbanı )…
Oysa ne çok evlat vermiştir yoksul ocaklar Vatan için kurban olmak adına! Yoksa vatan sadece yoksulun kanıyla mı beslenmektedir?
Güzel ülkemizin güzel insanları, bolluk bereket ve huzuru herkes kadar hak edip herkes kadar umut ve sağlıklı yaşama hakkına sahip olmalıdır. Bırakınız temel yasaları, anayasaları baba yasaları insan olmanın hakkıdır bu hayata “kurban olmadan” insanca yaşamak
İster küçük ister büyükbaş hayvan kesiniz, belki vecibenizi yerine getirirsiniz ama ya insan olmanın vicdani sorumluluğunu nasıl yerine getireceksiniz? Nasıl kader olmaktan çıkaracaksınız haksız ölümleri? Bilinmez mi ki kuzunun ölümü koyun için ne ifade ediyor ise evlatların katledilmesi de analar için ondan daha fazlasıdır.
Kurban bayramınızı kutlamak isterken vicdani sesim kutlanacak şeyin -daha fazla insanların yaşam hakkı- olması gerektiğini söylüyor. Dini vecibelerimizi yerine getirirken biraz da bu yönden düşünmek gerektiği kanısındayım,
Mutlu ve huzurlu yarınlar hepimiz için olsun. İyi bayramlar.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol