Kurban kelimesi Arapçadır. Çoğulu karabindir. Bu kelime dilimize Arapçadan gelmiştir. Arapçada kurban “UDHİYE” kelimesi ile de ifade edilir. Kurban kelimesi mastar olarak “Yaklaşmak” anlamına geldiği gibi, isim olarak da “kendisi ile yaklaşılan şey” manasına gelir. 

“UDHİYE” ise önceleri kuşluk (duha) vaktinde kesilen hayvan demek idiyse de, sonraları nahir günleri denilen, zilhicce ayının 10-11 ve 12. günleri ile 11 ve 12. gecelerinde kesilen kurbanlık hayvana denildiği görülmektedir.

“Kurban (udhiyye)  kelimesinin fıkhi anlamı da; “İbadet ve Cenab-ı Hakka yaklaşmak için, beş cins hayvandan (koyun, keçi, sığır, manda ve deve) herhangi birinin kurban bayramı günlerinde kesilmesi demektir.

Hanefi Mezhebine göre kurban bayramında kurban kesmek ve bayram namazı kılmak vaciptir. Bunun Kuran’dan delili Kevser suresinin 2. ayetidir. Bu ayette mealen Yüce Allah (c.c.); “Rabbin için namaz kıl ve kurban kes” buyurmuştur.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) de müteaddit hadis-i şeriflerinde kurban kesmeyi tavsiye etmiş, kesenlerin mükafatını haber vermiş, kesmeyenleri ise uyarmıştır.

Kurban kesmekle ilgili Peygamber (s.a.v)  hadislerinden bazıları şunlardır.

“Ademoğlu için kurban bayramı gününde, kurban keserek kan akıtmak kadar Allah (c.c) katında sevimli bir amel yoktur. Kurban kanının her damlası ve tüyünün her birisi için sahibine bir sevap vardır. Kurban muhakkak sahibinin mizanına konacaktır. O halde müjdelenin”,

“Dikkat edin, kurban insanı kurtuluşa götürür. Sahibini dünya ve ahiret şerlerinden emin eyler.”,

Hz. Aişe Validemiz de: “Ey insanlar kurban kesiniz ve onunla nefsinizi temizleyiniz. Çünkü ben Allah Resulünün şöyle dediğini duydum.”

“Hiçbir kul yoktur ki, kurbanıyla kıbleye yönelmesinde, o kurbanın kanı, derisi ve yünü onun mizanında bulunmasın.”,

Peygamber Efendimiz, kızı Hz. Fatime validemize hitaben, “Ey kızım Fatime! kalk git kurbanının yanında bulun. Çünkü kurbanın kanından akacak ilk damla senin geçmiş bütün günahlarının affedilmesine vesile olacaktır.” buyurmuş, Hz. Fatime validemizde, “Babacığım Allah’ın bu lütfu sadece biz peygamber ailesi için mi, yoksa hem bizim, hem de bütün Müslümanlar için midir ?” diye sormuş.

Allah Resulü de (s.a.v), “Kızım hem bizim ve hem de bütün Müslümanlar içindir” buyurmuştur.

Kurban kesmek mümini günahlarından arındıran,  o’nu günah gayyasından mağfiret deryasına ulaştıran bir ibadettir. Bu nedenle ümmetinin Allah (c.c) katında makbul olmasını arzu eden Peygamber Efendimiz, müminlere kurban ibadetini tavsiye ve teşvik etmiştir.

Bu teşvikler çoğu zaman kurbanın sahibine kazandıracağı mükafatı anlatarak, bazen de tehdit ederek olmuştur. Yukarıda zikredilen hadisler genelde teşvik edici hadislerdir.

Tehdit edici hadisler de, 

“Kurban kesilmeyen evde bereket olmaz.”, “Kim gücü yettiği halde kurban kesemezse, namazgahımıza gelmesin.”, “ Kim namazımızı kılar, kurbanımızı keserse bizdendir. Kim de namazımızı kılmaz ve kestiğimiz kurbanımızı da kesmezse bizden değildir.”  gibi hadislerden bazılarıdır.

 Kurbanda zekat gibi hicretin 2. yılında meşru kılınmıştır.

Zekat ve fitir sadakasında olduğu gibi, kurban kesecek olan insanda da bazı şartlar aranır. Bir kimse de şu şartlar mevcutsa ise, o kişi kurban kesmekle sorumludur. Bu şartları taşımayan kimse sorumlu değildir.

Mümin olmak, Akıllı olmak, Buluğa ermiş olmak, Nisap miktarı mala sahip olmak (Yani asıl ihtiyaçlarından ve borçlarından başka 80.18 gr. Altına veya karşılığında mal ve ticaret eşyasına sahip olması), Mukim olmak (misafir olmamak), Hür olmak. (Hür olmayanlar, mali ibadetlerden sorumlu değillerdir)

Bu şartları taşıyan kişi koyun, keçi, sığır, manda ve deve cinsinden bir hayvanı, Allah rızası için kurban bayramı günlerinde kesmekle mükelleftir.

 Kurban olacak koyun ve keçi bir yaşında (annesi kadar görkemli ise altı ayını dolduranlar da kurban olabilir.) Sığır ve manda 2 yaşını, deve de 5 yaşını doldurmuş olmalıdır.

Koyun ve keçi bir kişi için, sığır manda ve deve ise en fazla 7 kişi için kurban kesilebilir. Ortak adedinin çift veya tek olması önemli değildir. Ortakların hepsi mümin olmak, kurban niyeti ile kesmek ve tam hisseyle ortak olmak zorundadırlar. Ortaklardan bir kısmı vacip olan kurbana, bir kısmı nafile kurbana bir kısmı da nezir kurbanına niyet etmiş olabilirler.

Özürlü hayvanlar:

Kurban bir veya iki gözü kör, boynuzlarından biri veya ikisi kökünden kırılmış, kulağının veya kuyruğunun yarıdan fazlası kesilmiş, ayağının üzerine basamayacak kadar topal, dişlerinin çoğu dökülmüş, yürüyemeyecek kadar zayıf,  koyun ve keçilerde bir, sığırlarda iki memesi kurumuş olan kusurlu hayvanlardan kurban olmaz.

Ördek, tavuk, horoz v.s gibi kümes hayvanlarından ve geyik gibi eti yenen fakat evcil olmayan hayvanlardan da kurban olmaz.

Hz. Ali (R.A.) Peygamberimizden rivayet etmiştir ki, “Allah rızası için kurban almak üzere pazara giden kişinin attığı her adımına on sevap yazılır. Kurban pazarlığı yaparken konuşması tesbihtir. Paranın her kuruşu için yüz bin sevap yazılır.”     

Kurbanlık hayvan alırken hayvanın gebe (hamile) olmamasına dikkat edilmelidir.

Kurbanı gücü yetiyorsa sahibi, olmazsa vekalet vereceği bir kişi (kasap) kesmelidir. Efendimiz veda haccında kurban olarak 100 tane deve kesmiş, bunlardan 63 tanesini bizzat kendisi kesmiş kalanını da Hz. Ali’ye vekalet vererek kestirmiştir.

Kurban kesilecek hayvan kesileceği yere okşanarak götürülmeli, kıbleye karşı yatırılarak, keskin bir bıçakla tekbir getirilerek eziyet verilmeden ve besmele çekilerek kesilmelidir.

Kesilen kurban bilinçli bir şekilde yüzülmeli, milli servet olan deri tahrip edilmemelidir. Kurbanın derisi de sadaka olarak verilmeli veya parası fakire verilmeden evde alı konulmamalıdır. Kurbanın derisi kurbanı kesen kasaba ücret yerine kesinlikle verilmemelidir. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v.), “ Kurbanın derisinden maddi menfaat temin eden, hiç kurban kesmemiş gibidir” buyurmuştur..

Kesilen kurbanın eti ortaklar arasında tartılarak paylaşılmalıdır. Kurban sahibi kurbanının etini üçe ayırmalı, bir kısmı evde yenilmeli, bir kısmı akraba, dost ve komşulara ve bir kısmı da fakirlere dağıtılmalıdır. Nüfusu fazla,  evine her zaman et alamayan kimselerin, kurban etinin fazlasını hatta tamamını da evde alıkoyabilir.

Sıratta bineğimiz olacak kurbanlarımızı semiz ve temiz hayvanlardan seçelim. Kurbanlarımızı yalnız Allah (c.c) rızası için keselim. İbadetlerimizin kabulünü Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyor, bütün okuyucularımın Kurban Bayramlarını şimdiden kutluyorum. Ankara’dan Selam, saygı ve dua ile.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251