11.09.2015, 00:04 425

KURBAN İBADETİ

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Kurban kelimesi Arapçadır. Çoğulu karabindir. Bu kelime dilimize Arapçadan gelmiştir. Arapçada kurban “ UDHİYYE” kelimesi ile de ifade edilir. Kurban kelimesi mastar olarak “Yaklaşmak” anlamına geldiği gibi isim olarak da “kendisi ile yaklaşılan şey” manasına gelir.
“UDHİYYE” ise önceleri kuşluk (duha) vaktinde kesilen hayvan demek idiyse de, sonraları nahir günleri denilen zilhicce ayının 10-11 ve 12. günleri ile 11 ve 12. gecelerinde kesilen kurbanlık hayvana denildiği görülmektedir.
“Kurban (Udhiyye) kelimesinin fıkhi anlamı da; “İbadet ve Cenab-ı Hakka yaklaşmak için beş cins hayvandan (koyun, keçi, sığır, manda ve deve) herhangi birinin kurban bayramı günlerinde kesilmesi demektir.
Hanefi Mezhebine göre kurban bayramında kurban kesmek ve bayram namazı kılmak vaciptir. Bunun Kuran’dan delili Kevser suresinin 2. ayetidir. Bu ayette mealen Cenab-ı Hak, “Rabbin için namaz kıl ve kurban kes” buyurmuştur.
Sevgili peygamberimiz (s.a.v) de müteaddit hadis-i şeriflerinde kurban kesmeyi tavsiye etmiş, kesenlerin mükafatını haber vermiş, kesmeyenleri ise uyarmıştır.
Kurban kesmekle ilgili peygamber (s.a.v) hadislerinden bazıları şunlardır.
“Ademoğlu için kurban bayramı gününde, kurban keserek kan akıtmak kadar Allah (c.c) nezdinde sevimli bir amel yoktur. Kurban kanının her damlası, tüyünün her birisi için sahibine bir sevap vardır. Kurban muhakkak sahibinin mizanına konacaktır. O halde müjdelenin”
“Dikkat edin, kurban insanı kurtuluşa götürür. Sahibini dünya ve ahiret şerlerinden emin eyler.”
Hz. Aişe Validemiz de: “Ey insanlar kurban kesiniz ve onunla nefsinizi temizleyiniz. Çünkü ben Allah Resulü’nün şöyle dediğini duydum.”
“Hiçbir kul yoktur ki, kurbanıyla kıbleye yönelmesinde, o kurbanın kanı, derisi, ve yünü onun mizanında bulunmasın.”
Peygamber Efendimiz; kızı Hz. Fatima Validemize hitaben, “ Ey kızım Fatıma! kalk git, kesilirken kurbanının yanında bulun.Çünkü kurbanın kanından akacak ilk damla senin geçmiş bütün günahlarının affedilmesine vesile olacaktır” buyurmuş, Hz. Fatıma Validemiz de, “Babacığım Allah’ın bu lütfü sadece biz peygamber ailesi için mi, yoksa hem bizim için hem de, bütün Müslümanlar için midir?” diye sormuş, Allah Rasülü de (s.a.v) “Kızım hem bizim ve hem de bütün Müslümanlar içindir” buyurmuştur.
Kurban kesmek mümini günahlarından arındırır, onu günah gayyasından mağfiret deryasına ulaştırır. Bu nedenle, ümmetinin Allah (c.c) katında makbul olması arzu eden Peygamber Efendimiz, müminlere kurban ibadetini tavsiye ve teşvik etmiştir.
Bu teşvikler çoğu zaman kurbanın sahibine kazandıracağı mükafatı anlatarak, bazen de tehdit ederek olmuştur.
Mesela ;
“Kurban kesilmeyen evde bereket olmaz.”, “Kim gücü yettiği halde kurban kesemezse, namazgahımıza gelmesin.”, “ Kim namazımızı kılar, kurbanımızı keserse bizdendir. Kim de namazımızı kılmaz ve kestiğimiz kurbanımızı da kesmezse bizden değildir” hadisleri tehdit ederek uyaran hadislerinden bazılarıdır.
Kurbanda, zekat gibi hicretin 2. yılında meşru kılınmıştır.
Zekat ve fıtır sadakasında olduğu gibi kurban kesecek olan insanda da bazı şartlar aranır. Bir kimse de şu şartlar mevcut ise, o kimse kurban kesmekle sorumludur. Bu şartları taşımayan kimse sorumlu değildir.
Kurban kesecek kişide aranan şartlar:
1-Mümin olmak 2) Mukim olmak (misafir olmamak) 3) Hür olmak 4) Nisap miktarı mala sahip olmak (Asıl ihtiyaçlarından ve borçlarından başka 80.18 gr. Altına veya karşılığında mal veya ticaret eşyasına sahip olmak) 5) Buluğa ermiş olmak 6) Akıllı olmak.
Bu şartları taşıyan kişi; koyun, keçi, sığır, manda ve deve cinsinden bir hayvanı, Allah rızası için kurban bayramı günlerinde kesmekle mükelleftir.
Kurban olacak koyun ve keçi bir yaşında (annesi kadar görkemli ise altı ayını dolduranlar da kurban olabilir.) Sığır ve manda 2 yaşını, deve de 5 yaşını doldurmuş olmalıdır. Ayrıca bu hayvanların kurban olmalarını engelleyecek bir özrü de bulunmamalıdır. Özürlü hayvanlar da kurban olamazlar.
Koyun ve keçi bir kişi için, sığır manda ve deve ise en fazla 7 kişi için kurban kesilebilir. Ortak adedinin çift veya tek olması önemli değildir. Ortakların hepsi mümin olmak, kurban niyeti ile kesmek ve tam hisseyle ortak olmalıdır.
Özürlü hayvanlar:
Kurban bir veya iki gözü kör, boynuzlarından biri veya ikisi kökünden kırılmış, kulağının veya kuyruğunun yarıdan fazlası kesilmiş, ayağının üzerine basamayacak kadar topal, dişlerinin çoğu dökülmüş, yürüyemeyecek kadar zayıf, koyun ve keçilerde bir, sığırlarda iki memesi kurumuş kusurlu hayvanlardan kurban olmaz. Ördek, tavuk, horoz v.s gibi kümes hayvanlarından ve geyik gibi eti yenen fakat evcil olmayan hayvanlardan da kurban olmaz.
Hz. Ali (R.A.) Peygamberimizden rivayet etmiştir ki, “Allah rızası için kurban almak amacıyla pazara giden kişinin attığı her adımına on sevap yazılır. O kimsenin kurban pazarlığı yaparken konuşması tespihtir. Paranın her kuruşu için yüz bin sevap yazılır.”
Kurbanlık hayvan alırken hayvanın gebe (hamile) olmamasına dikkat edilmelidir. Eğer kesilen kurbanın karnından, canlı yavru çıkarsa o da kesilmelidir.
Kurbanı gücü yetiyorsa sahibi, olmazsa vekalet vereceği ehil bir kişi (kasap) kesmelidir. Peygamber Efendimiz veda haccında 100 deve kurban etmiş, bunlardan 63 tanesini kendisi kesmiş, kalan 37 tanesini de vekalet vererek Hz. Ali’ye kestirmiştir.
Kurban kesilecek hayvan, kesileceği yere okşanarak götürülmeli; kıbleye karşı yatırılarak, keskin bir bıçakla tekbir getirilerek eziyet verilmeden kesilmelidir.
Kesilen kurban bilinçli bir şekilde yüzülmeli, milli servet olan deri tahrip edilmemelidir. Kurbanın derisi de tasadduk edilmeli veya parası fakire verilmeden evde alı konulmamalı, kurbanı kesen kasaba ücret yerine kesinlikle verilmemelidir. Çünkü hadisi şerife göre, kurbanın derisinden maddi menfaat temin eden, hiç kurban kesmemiş gibidir.
Kesilen kurbanın eti, ortaklar arasında tartılarak paylaşılmalıdır. Kurban etinin dağıtılmasında eftal olanı, etin üçe ayrılarak bir kısmının evde yenilmesi, bir kısmının akraba, dost ve komşulara verilmesi ve bir kısmının da fakirlere dağıtılmasıdır. Nüfusu fazla, evine da mümkündür.
Sıratta bineğimiz olacak kurbanlarımızı semiz ve temiz hayvanlardan seçelim. Kurbanlarımızı yalnız Allah (c.c) rızası için keselim. İbadetlerimizin kabulünü Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyor, bütün okuyucularımın Kurban Bayramını şimdiden kutluyorum.
Dış düşmanlarımızın tam fırsatını bulduk diyerek dışarıdan, iç düşmanlarımızda işte zayıf anlarını yakaladık diyerek içerden saldırdıkları, onlarca Kahraman Mehmetçiğimizi ve fedakar polisimizi kalleşçe pusular kurarak şehit ettikleri bir acılı dönemden geçtiğimiz şu puslu günlerde idrak edeceğimiz bu mübarek dini bayramımızın; milli birlik, beraberlik, kardeşlik ve huzurumuza, mazlum Müslümanların kurtuluş ve sevincine vesile olmasını yüce Allah’tan diliyorum.
Milletimizin, birlik ve beraberlik içinde bu badireyi de atlatacağına, din devlet ve millet düşmanlarına geçmişte olduğu gibi bu gün de unutamayacakları dersler vereceğine inancımın da tam olduğunu ifade etmek istiyoru. Allah yar ve yardımcımız olsun.
Bütün şehitlerimize ve geçmişlerimize Rabbimizden rahmet, Peygamberimizden şefaat temenni ediyorum. Gazilerimize şifalar, şehit ve gazi ailelerine sabırlar milletimize baş sağlığı diliyorum.
Alaca’dan selam saygı ve dua ile.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
20°
az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@