11.07.2020, 00:01 116

KURBAN İBADETİ

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Kurban kelimesi Arapçadır. Çoğulu karabindir. Bu kelime dilimize Arapçadan gelmiştir. Arapçada kurban “ UDHİYE” kelimesi ile de ifade edilir. Kurban kelimesi mastar olarak “Yaklaşmak” anlamına geldiği gibi, isim olarak da “kendisi ile yaklaşılan şey” manasına gelir.

“UDHİYE” ise önceleri kuşluk (Duha) vaktinde kesilen hayvan demek idiyse de, sonraları nahir günleri denilen zilhicce ayının 10-11 ve 12. günleri ile 11 ve 12. gecelerinde kesilen kurbanlık hayvana denildiği görülmektedir.

“Kurban (Udhiyye) kelimesinin fıkhi anlamı da; “İbadet ve Cenab-ı Hakka yaklaşmak için beş cins hayvandan (koyun, keçi, sığır, manda ve deve) herhangi birinin kurban bayramı günlerinde kesilmesi demektir.

Hanefi Mezhebine göre kurban bayramında kurban kesmek ve bayram namazı kılmak vaciptir. Bunun Kuran’dan delili Kevser suresinin 2. ayetidir. Bu ayette mealen Cenab-ı Hak; “Rabbin için namaz kıl ve kurban kes” buyrulmuştur.

Sevgili peygamberimiz (s.a.v) de müteaddit hadis-i şeriflerinde kurban kesmeyi tavsiye etmiş, kesenlerin mükâfatını haber vermiş, kesmeyenleri ise uyarmıştır.

Kurban kesmekle ilgili peygamber (s.a.v) hadislerinden bazıları şunlardır.

“Ademoğlu için kurban bayramı gününde, kurban keserek kan akıtmak kadar Allah (c.c) nezdinde- sevimli bir amel yoktur. Kurban kanının her damlası ve tüyünün her birisi için sahibine bir sevap vardır. Kurban muhakkak sahibinin mizanına konacaktır. O halde müjdelenin”,

“Dikkat edin, kurban insanı kurtuluşa götürür. Sahibini dünya ve ahiret şerlerinden emin eyler.”,

Hz. Aişe Validemiz de: “Ey insanlar kurban kesiniz ve onunla nefsinizi temizleyiniz. Çünkü ben Allah Rasulünün şöyle dediğini duydum.”

“Hiçbir kul yoktur ki, kurbanıyla kıbleye yönelmesinde, o kurbanın kanı, derisi, ve yünü onun mizanında bulunmasın.”,

Peygamber Efendimiz, kızı Hz. Fatıma validemize hitaben, “ Ey kızım Fatıma! kalk git kurbanının yanında bulun. Çünkü kurbanın kanından akacak ilk damla senin geçmiş bütün günahlarının affedilmesine vesile olacaktır.” buyurmuş, Hz. Fatıma validemizde, “Babacığım Allah’ın bu lütfü sadece biz peygamber ailesi için mi, yoksa hem bize hem de bütün Müslümanlar için midir ?” diye sormuş, Allah Resulü de (s.a.v), “Kızım hem bizim ve hem de bütün Müslümanlar içindir” buyurmuştur.

Kurban kesmek mümini günahlarından arındıran, o’nu günah gayyasından mağfiret deryasına ulaştıran bir ibadettir. Bu nedenle ümmetinin Allah (c.c) katında makbul olmasını arzu eden Peygamber Efendimiz, müminlere kurban ibadetini tavsiye ve teşvik etmiştir.

Bu teşvikler çoğu zaman kurbanın sahibine kazandıracağı mükâfatı anlatarak, bazen de tehdit ederek olmuştur.

Mesela ;

“Kurban kesilmeyen evde bereket olmaz.”, “Kim gücü yettiği halde kurban kesemezse, namazgahımıza gelmesin.”, “ Kim namazımızı kılar, kurbanımızı keserse bizdendir. Kim de namazımızı kılmaz ve kestiğimiz kurbanımızı da kesmezse bizden değildir.” Hadisleri tehdit ederek uyaran hadislerinden bazılarıdır.

Kurbanda zekât gibi hicretin 2. yılında meşru kılınmıştır.

Zekât ve fıtır sadakasında olduğu gibi, kurban kesecek olan insanda da bazı şartlar aranır. Bir kimse de şu şartlar mevcutsa o kişi kurban kesmekle sorumludur. Bu şartları taşımayan kimse sorumlu değildir.

./..

Kurban kesecek kişide aranan şartlar:

Mümin olmak, Akıllı olmak, Buluğa ermiş olmak, Nisap miktarı mala sahip olmak ( Yani asıl ihtiyaçlarından ve borçlarından başka 80.18 gr. Altına veya karşılığında mal ve ticaret eşyasına sahip olması), Mukim olmak (misafir olmamak), Hür olmak.( Hür olmayanlar, mali ibadetlerden sorumlu değillerdir)

Bu şartları taşıyan kişi koyun, keçi, sığır, manda ve deve cinsinden bir hayvanı, Allah rızası için kurban bayramı günlerinde kesmekle mükelleftir.

Kurban olacak koyun ve keçi bir yaşında (annesi kadar görkemli ise altı ayını dolduranlar da kurban olabilir.) Sığır ve manda 2 yaşını, deve de 5 yaşını doldurmuş olmalıdır.

Koyun ve keçi bir kişi için, sığır manda ve deve ise en fazla 7 kişi için kurban kesilebilir. Ortak adedinin çift veya tek olması önemli değildir. Ortakların hepsi mümin olmak, kurban niyeti ile kesmek ve tam hisseyle ortak olmak zorundadırlar.

Özürlü hayvanlar:

Kurban bir veya iki gözü kör, boynuzlarından biri veya ikisi kökünden kırılmış, kulağının veya kuyruğunun yarıdan fazlası kesilmiş, ayağının üzerine basamayacak kadar topal, dişlerinin çoğu dökülmüş, yürüyemeyecek kadar zayıf, koyun ve keçilerde bir, sığırlarda iki memesi kurumuş olan kusurlu hayvanlardan kurban olmaz.

Ördek, tavuk, horoz v.s gibi kümes hayvanlarından ve geyik gibi eti yenen fakat evcil olmayan hayvanlardan da kurban olmaz.

Hz. Ali (R.A.) Peygamberimizden rivayet etmiştir ki, “Allah rızası için kurban almak üzere pazara giden kişinin attığı her adımına on sevap yazılır. Kurban pazarlığı yaparken konuşması tespihtir. Paranın her kuruşu için yüz bin sevap yazılır.”

Kurbanlık hayvan alırken hayvanın gebe (hamile) olmamasına dikkat edilmelidir. Eğer kesilen kurbanın karnından canlı yavru çıkarsa, oda kesilmelidir.

Kurbanı gücü yetiyorsa sahibi, olmazsa vekâlet vereceği bir kişi (kasap) kesmelidir. Efendimiz veda haccında kurban olarak 100 tane deve kesmiş, bulardan 63 tanesini bizzat kendisi kesmiş kalanını da Hz. Ali’ye vekâlet vererek kestirmiştir. Kurban kesilecek hayvan kesileceği yere okşanarak götürülmeli, kıbleye karşı yatırılarak, keskin bir bıçakla tekbir getirilerek eziyet verilmeden kesilmelidir.

Kesilen kurban bilinçli bir şekilde yüzülmeli, milli servet olan deri tahrip edilmemelidir. Kurbanın derisi de tasadduk edilmeli veya parası fakire verilmeden evde alı konulmamalı, kurbanı kesen kasaba ücret yerine kesinlikle verilmemelidir. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v.), “ Kurbanın derisinden maddi menfaat temin eden, hiç kurban kesmemiş gibidir” buyurmuştur..

Kesilen kurban eti ortaklar arasında tartılarak paylaşılmalıdır. Eftal olanı, etin üçe ayrılarak bir kısmının evde yenilmesi, bir kısmının akraba, dost ve komşulara verilmesi ve bir kısmının da fakirlere dağıtılmasıdır. Nüfusu fazla, evine her zaman et alamayan kimselerin kurban etinin fazlasını hatta tamamını evde alı koyması da mümkündür.

Sıratta bineğimiz olacak kurbanlarımızı semiz ve temiz hayvanlardan seçelim. Kurbanlarımızı yalnız Allah (c.c) rızası için keselim. İbadetlerimizin kabulünü Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyor, bütün okuyucularımın, inşallah 31 Temmuz Cuma günü idrak edeceğimiz Kurban Bayramlarını şimdiden kutluyorum.

Ankara’dan Selam, saygı ve dua ile.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
17°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 15 Ağustos 2020
İmsak 04:07
Güneş 05:43
Öğle 12:50
İkindi 16:39
Akşam 19:47
Yatsı 21:17

Gelişmelerden Haberdar Olun

@