KUR'AN’A İMAN ŞARTTIR

Kur’an-ı Kerim, bir Kadir gecesinde Peygamber Efendimize gönderilmeye başlamıştır. (Kadir Suresi, Ayet 1) Ayet ayet, sure sure gelerek 23 yılda tamamlanmıştır.

Allah’ın (c.c) emirlerini ve yasaklarını, iman ve ibadet esaslarını ve güzel ahlakı içine alan Kur’an-ı Kerim ve diğer ilahî kitaplara inanmak, dinimizin üçüncü temel şartıdır. (Bakara Suresi, Ayet 285)

KUR'AN NASIL YAZILDI?

Peygamber Efendimize gelen vahyi, onun emri ile yazan sahabelere vahiy katibi ismi verilmektedir. Vahiy kâtipleri gelen vahiyleri Peygamber Efendimizden aldıkları şekilde eksiltmeden ve artırmadan yazarlardı. Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Muaviye, Hz. Halid bin Velid, Hz. Abdullah bin Zeyd, Hz. Zeyd bin Sabit gibi meşhur vahiy katipleri vardı.

Sahabiler ayet ve sureleri yazmakla kalmaz, aynı zamanda ezberlerlerdi. Peygamberimizin devr-i saadetinde vahiy yoluyla gelen Kur'an-ı Kerim, vahiy katiplerince yazılarak ve vahiy hafızlarınca ezberlenerek tespit ve muhafaza edilmiştir.

Hz. Ebubekir'in döneminde hafızlardan ve vahiy katiplerinden Zeyd bin Sabit’in başkanlığında kurulan bir komisyon tarafından Kur'an-ı Kerim mushaf haline, yani iki kapak arasında bir kitap haline getirilmiş ve Hz. Hafsa validemizin yanında bu ana mushaf muhafaza altına alınmıştır.

Hz. Osman'ın zamanında yine Zeyd bin Sabit'in başkanlığındaki komisyon, Hz. Hafsa'nın yanındaki ana mushafı alarak çoğaltmış, ana mushaf Hz. Hafsaya iade edilmiş, imam mushaf ismi verilen nüsha Hz. Osman'ın yanında muhafaza edilirken, diğer nüshaları genişleyen İslam coğrafyasındaki çeşitli memleketlere gönderilmiştir. Hangi coğrafyada olursa olsun, dünyadaki bütün Müslümanların elinde bulunan Kur’an-ı kerimler bir birinin ve Hz. Osmandaki ana mushafın aynısıdır. Kur’an-ı kerimde tahrifat ve tebdilat yapmak için gayri müslimier, bilhassa İngilizler asırlardır ajan ve casusuları aracılığı ile uğraşmaktadırlar, fakat başaramadılar ve başaramayacaklardır. Çünkü Kur’an-ı Allah göndermiştir ve bizzat kendisi koruyacaktır. Nitek im Hicr suresinin 9. ayetinde mealen, “ Kur’an-ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız” buyrulmaktadır. Bu ayetten de anlıyoruz ki, Kur’an-ı kerim Allah’ın kelamıdır, O’nun koruması altındadır ve en ufak bir tebdile ve tahrife uğramaksızın ve kıyamete kadar kaybolmaksızın aslını muhafaza edecektir.

Bugün İslam âleminde ve Müslümanların elinde bulunan Kur'an-ı Kerim, vahiy katipleri komisyonunca yazılan Kur'an-ı Kerim’dir. Bu konuda müslim ve gayri müslim hiç bir ilim adamının şüphesi yoktur.

Kur’an-ı kerimi yüce Allah insanlığa son ilahi kitap olarak göendermiştir. Kur’an-ı kerim ve hükümleri kıyamete kadar bakidir ve bizzat Allah’ın koruması altındadır. O’nu değiştirmeye, tahrif etmeye Allah’ın inayetiyle kimsenin gücü yetmeyecektir. Son zamanlarda bu konuda Fransadaki bazı gafillerin gayretleri de sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Çünkü bu gün dünya Müslümanlarının elinde hepsi bir birin aynısı olan milyarlarca Kuranı kerim vardır. Bunların tamamını toplayıp yakıp yok etseniz, İslam aleminde bulunan milyonlarca hafızın herbiri bir birinden habersiz, Kuranın aynısını yazarlar. Onun için Kuran dünyanın, hafızlar da Kuranın sigortası durumundadır.

Peygamber Efendimizin, O’nun güzide sahabesinin ve seçkin Mü'minlerin gayretleriyle Kur'an-ı Kerim günümüze kadar gelmiştir, kıyamete kadar da gidecektir. O’na hiçbir fani zarar veremeyecektir. Allah bizleri onun hükümleri ile amel edenlerden ve onun gösterdiği nurlu yoldan gidenlerden eylesin. Ramazan ayı Kur’an ayıdır. Dünyada en çok okunan kitap da Kur’an-ı kerimdir elhamdülillah.

Ankara’dan selam, saygı, sevgi ve dua ile. 17.l0.2018

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol