11.04.2018, 00:58 157

KÜLTÜR MİLLİ OLMALI-2

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Bu millet, daha yakın geçmişte, askerdeki oğlunun yemin törenine giden Anadolu kadınının, milli ve yerli olan kıyafetinden dolayı askeri garnizona alınmadığına şahit olmuştur. Yine o dönemlerde, mesela şehit olan bir askerin evine taziyeye veya şehadet haberini vermeye giden bir askeri yetkilinin, şehidin milli ve yerli kıyafetli annesinin elini öptüğünü görmüştür. Üzülerek ifade edelim ki, bu ikiyüzlülüğün sebebi, alınan eğitimin tam yerli ve milli olmamasıdır. Halbuki, “Peygamber ocağı” dediğimiz o mukaddes ocaktan yetişen baş komutan Gazi Mutafa Kemal Atatürk, yerli ve milli olduğu için, kendi ifadesiyle İstiklal Savaşında abdestli olarak şehit olmak isteyen bir ere, askerin itirazına rağmen abdest suyunu dökerek abdest aldırmıştır.

Yine o dönemlerde bu millet, ilim ve irfan yuvası olması gereken bazı Üniversitelerde, kendini bilmez güya okumuş, ilim Hak ve hakikat yobazı kimi akademisyenlerin, Allah’ı ve O’nun emirlerine uygun giyinen ve yaşayan kişileri, kamu alanından uzaklaştırmaya, kendi deyimleriyle “kovmaya” çalıştıklarına ve bunu da televizyon ekranlarından millete karşı açıkça söylemelerine tanık olmuştur.

Radyo ve Televizyon birer kültür aracıdır. Bunlar; müzik demektir, sinema demektir, tiyatro demektir, okul demektir, kısaca bunlar bir anlamda eğitim yuvası demektir. O halde bunların yayınları da, yerli ve milli olmalıdır. Yoksa bu milletin milli ve manevi değerlerini, milli örf, adet, gelenek ve aile yapısını törpüleyerek yok edecek içerik ve mahiyette olmamalıdır.

Teknisyen kadrosu, üretici kadrosu demektir. O halde Radyo, Televizyon, Sinema ve Tiyatroda rol ve görev alanlar, milli ve manevi değerlerimize bağlı, her biri ”Çanakkale ruhunu” taşıyan yerli, milli ve müspet insanlar olarak yetiştirilmelidir.

Bu aletler birer fabrika olarak düşünülürse, teknisyenleri bozuk fikirli ve yabancı kültürlerin hayranı olmaları halinde, fabrikanın defolu mal ürettiği gibi, bunların eliyle insanlarımız kendi öz kültüründen uzaklaştırılır, yabancı hayranı haline getirilirler. Maalesef günümüz de olduğu gibi.

Evet, bu hizmetlerin verildiği binalar, hizmet için gerekli teknik cihaz, alet ve edevatlar, bastırıp parayı alına bilir. Amma, onları kullanacak teknisyen kadrosu çok çok önemlidir, para ile satın alınamaz. Günümüz dünyasında, ülkemizde sıkıntısı çekilen bir konu da, işte budur. Bu sahalarda yetiştirilmiş sağlam, yerli ve milli eleman sıkıntısı inkar edilemez bir gerçektir. “Zararın neresinden dönülürse kardır” denilmeli, tez elden bu işe yetkililerce ciddi olarak el atılmalıdır. Benim ailem, benim okulum, benim televizyonum, benim sinema ve tiyatrom, benim Üniversitem ve beni Garnizonum cidden yerli ve milli olmalı yani hakikaten benim olmalıdır.

Bir milletin, geleceğinin teminatı olan çocuklarını ve gençlerini eğitirken, muhakkak ki, bir maksadı, bir amacı ve bir hedefi olmalıdır. Burada hemen şunu ifade edelim ki, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı ve gençlerimizi, milli, manevi ve kültürel değerlerimize uygun olarak yetiştirmek, anne-baba, aile, eğitimci, resmi, askeri ve sivil kuruluşlar, medya, sivil toplum örgütleri ve top yekun olarak hepimizin en başta gelen görevidir. Şüphesiz ki, buralarda verilen bilgilerde biri birini tamamlar ve doğrular vaziyette olmalı, bir biri ile çelişir durumda olmamalıdır. Yani ailede çocuğa verilen bilgi ve öğretilen değerler ile okulda verilen temel bilgi ve değerlerin bir biri ile çelişmemesi de çok çok önemlidir.

Bizim kültürümüzde terbiyenin ve eğitimin gayesi; İyi bir insan yetiştirmek ve bu insanı cemiyete faydalı hale getirmektir. Bunun için de bilgi öğrettiğimiz kişilere, tabanı ahlak olan eğitimle de, hikmet öğretilerek adam edilmeli, yani toplumun milli ve manevi değerlerine saygılı, cemiyete entegre olmuş insanlar haline getirilmeli, tabiri caiz ise “Adam gibi adam” yetiştirilmelidir.

İslam dininde çocuk ve genç eğitiminden maksat, çocukların ve gençlerin; Allah’a ve ahiret gününe inanan, Dinine, devletine, milletine, vatanına ve insanlığa faydalı birer insan olarak yetiştirilmesidir. Bunların tahakkuku için de, çocuklar ve gençler çeşitli güzel vasıf ve meziyetlerle donatılmalıdır.

Yeni yetişen nesillere, her türlü imkanlardan istifade edilerek, sahih ve tarafsız kaynaklardan Dinimiz, dilimiz, tarihimiz, milletimizin yetiştirdiği her alandaki ilmi, dini, sivil ve askeri büyük şahsiyetler, Milletimizin birlik ve beraberliğinden kaynaklanan gücü, ordularımızın parlak zaferleri, milletimizin imparatorluk içindeki dini, dili, rengi, ırkı ve soyu değişik olan insanları, birlik beraberlik ve kardeşlik duyguları ile huzur ve güven içerisinde asırlarca adil bir şekilde nasıl idare edip yönettiği anlatılmalı ve öğretilmelidir. Keza nesillerimize, büyük millet çınarımızın köklerinin, binlerce yıl ötelere uzandığını öğretmeli ve bildirmeliyiz.

Manevi gücü çok yüksek olan bu mukaddes vatan coğrafyasında, milletçe vatanımızın bölünmez bütünlüğü adına, “Çanakkale ruhunun” ülkemizde ve tüm “Gönül coğrafyamızda” daima yaşanması ve yaşatılmasını temenni ediyorum.

Ta başından buyana; bu Din, bu Devlet ve bu Millet için kanını sebil eden tüm şehitlerimize ve gazi olup rahmeti Rahmana kavuşanlara Allah’tan rahmet, gazi olup şifa bekleyenlere Allah’tan şifa ve gazi olup hayatta olanlara Allah’tan sağlık ve afiyetler diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle,

Muğla’dan; selam, sevgi, saygı ve dualarla efendim.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 13 Ağustos 2020
İmsak 04:05
Güneş 05:42
Öğle 12:50
İkindi 16:39
Akşam 19:48
Yatsı 21:18

Gelişmelerden Haberdar Olun

@