05.10.2016, 02:20 181

KÜÇÜK VE BÜYÜK ÜZERİNE

Salim SAVCI

Salim SAVCI

Bir akşam, bir hemşerim evime geldi. Selamlaştık, hal ve hatır sorduk. Dinlemeye geçtim:
­Öğretmenim, bu akşam yemeğinde, hanımım ile aramızda bir anlaşmazlık oldu. Bu nedenle “küçük” ile “büyük” sözcükleri hakkındaki görüşlerinizi almaya geldim, dedi. Ben de hemen hemşerimin eline Kemal Demiray’ın “Temel Türkçe Sözlük” ünü verdim.
­Değerli hemşerim, işte size bir sözlük. Bu iki sözcüğün anlamını bul, bana yazdır dedim.
Küçük nedir?
­Oylumu, yüzeyi, yüksekliği az olan her şeydir. Karşıtı ise, büyük, iri ve kocamandır.
­Yaşı daha az olandır.
­Bir şeyin ufalanmış durumudur.
­Bir şeyin kısa olanıdır.
­Niteliksiz, adi ve bayağı olandır.
­Önemli bir değeri bulunmayandır.
Büyük nedir?
­Boyutları çok uzun olandır. Eşanlamlısı, iri, cesimdir.
­Geniş olandır.
­Yaşlı olandır.
­Çok fazla olandır.
­Güçlü, şiddetli olandır.
­Değeri, yetkisi ve gücü çok olandır, diye not aldım.
­Değerli hemşerim, sorduğunuz sözcüklerin anlamlarını da siz vermiş oldunuz. Şu sizin gizli sormak istediğiniz şeyi öğrenebilir miyim? dedim.
­Öğretmenim, inanınız soru sormamda bir gizlilik yok. Bu akşam eşimle evdeydik. Eşim dördüncü çocuğumuza yemek yediriyordu. Bebeğe çorbayı, çorba kaşığı ile veriyordu. Bebek de bir çorba kaşığı çorbayı ağzına alamıyordu. Çorba dökülüyordu. Ben duramadım, hayatım o çorba kaşığını bırak, bir tatlı kaşığı getir. Onunla çorba yedir, dedim.
­Bey, benim annem çocuklarını bu kaşıklarla büyüttü. Bundan önceki üç bebeği de ben böyle büyüttüm. Ben sizin işinize, görüşümü söylüyorum, sizin kararınızı destekliyorum, dedi. Tepem attı, izin alıp evden çıktım, size geldim. Hoş görünüze sığınırım, dedi ve gitti.
Bundan önceki yazıda, küçük ve büyük sözcüklerinin anlamlarını dile getirmiştik. Bu kez, çorba kaşığı ile tatlı kaşığını ele alacağız.
Çorba kaşığıyla çorba yemek:
Sofra, Allah’ın verdiği nimetlerle kurulur. Aile bireyleri, bebekler hariç yerini alır. Anne evdeki kepçe ile herkesin çorba tabağına çorbasını koyar. Herkes çorba kaşığı ile çorbasını yemeye başlar. Kaşık, çor-baya dalar. Kaşık dolmuştur.
Ağza verilir. Çorba çiğnenir. Dişler onları ezer, lokma yutulur. Midede yerini alır. (Herkesin midesi yaklaşık olarak eli büyüklüğündedir) Mide her gelen lokmayı 15 dakikada sindirmeye çalışır.
Çorba yiyen, tabağına konulan çorbayı 20 kaşıkta midesine indirir. Kol da kendisine düşen görevi yapmış olur.
Tatlı kaşığıyla çorba yemek:
Tatlı kaşığı, çorba kaşığına göre küçüktür. Onun 20 defada bitirdiği çorbayı 40 defada bitirmiş olur. Diğer bir deyimle tatlı kaşığı çorba kaşığına göre 20 fazla döner. Herkesin ağız boşluğu aynı olmadığı için, çorbanın küçük yapılı olan tatlı kaşığıyla yenilmesi gün geçtikçe sofralarda itibar görmektedir.
Midede açlık ve doyma:
Aç kalmak: Bir insanın karnını doyuramamaktır. Midenin açlık hissetmesidir. Yeme ihtiyacının doğmasıdır.
Doymak: Bir insanın açlığı kalmayıncaya kadar yemesidir. Bir yerde de tokluk duymasıdır.
Doymamalığın etkileri: İnsanoğlunun, önce gözünün doyması gerekir. Gözü doymayan kişinin midesi de doymaz. Midesi doymayan insanların maalesef dünyada cepleri de doyma-maktadır. Doymak bilmeyen cepler kişileri öyle etkilerler ki, kişi;
­Hak yer,
­Devlet malı deniz, yemeyen domuz der,
­Devlet malı yiyeni koruyabilir.
Bunlardan dolayı; insanoğlu bilimsel yolu seçmeli beslenmesini bile doğal besinler yiyerek gerçekleştirebilmelidir. Bu ise dünyada sağlıklı yaşamayı bilmek demektir.
 
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner443
banner255
banner133
10°
parçalı bulutlu
banner303
Namaz Vakti 26 Ocak 2021
İmsak 06:21
Güneş 07:48
Öğle 12:58
İkindi 15:33
Akşam 17:57
Yatsı 19:19

Gelişmelerden Haberdar Olun

@