17.04.2021, 00:08 179

KÖY ENSTİTÜLERİ

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

Bugün 17 Nisan…

Bugün Köy Enstitülerinin Açılışının (17 Nisan 1940) 81. yıl dönümü.

Ne zaman “Köy Enstitüsü” adını duysam; içimi, tarifsiz bir acı, tarifsiz bir hüzün kaplar.

Yüreğim kanar…

… …

Siz de farkında mısınız bilmem; çok sık yazar, çok sık dillendiririm… TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İKİ KIRILMA NOKTASI VARDIR.

* Kırılma noktasının ilki ve en vahimi; ülke dinamikleri yerli yerine oturmadan; toplumsal olarak, olması gereken eğitim ve bilinç düzeyine erişilmeden; “ÇOK PARTİLİ DÜZENE GEÇİLMESİDİR.”

Bugün olumsuz anlamda ne yaşanıyorsa; yaşanan tüm tatsızlıkların nedeni; Ülke’nin; kültürel olarak hazır olunmadan, “çok partili düzene” geçirilme cehaletidir.

* İkinci kırılma noktası da; Anadolu’nun en ücra köşelerine kadar eğitim ve hizmet götürme, birlik ve dirlik bilinci sağlama şansı yaratan KÖY ENSTİTÜLERİNİN KAPATILMASIDIR.

Anlamsız bir şekilde yapılan bu iki büyük hata, Ülkemizi hemen her konuda gelişmiş ülkelerin eline avucuna bakar duruma düşürmüştür.

* * *

Oysa Köy Enstitüleri, asırlardır eğitim yüzü görmemiş Anadolu insanlarını eğitmek, derleyip, toparlamak ve ülkeye kazandırmak için olağanüstü büyük bir fırsat, olağanüstü büyük bir şanstı.

Bu şans, vizyonsuz yöneticilerin elinde harcandı gitti.

Bir başka ifadeyle; Köy Enstitüleri, bilinçli ya da bilinçsiz bir güdüyle kapatılarak, ülkeye ihanet edildi.

Dış güçlerin ve toprak ağalarının oyununa gelen, ülkenin çapsız ve vizyonsuz yöneticileri; bu eğitim kurumlarının değerini bilemedi.

Türkiye’nin büyümesi ve gelişmesi karşısında rahatsızlık duyan çevrelerin; isteyip de yapamadığı şeyi, Türk Siyasetinin yüz karası, o günlerin sözde devlet adamları yaptı.

… …

Hasan Ali Yücel'den sonra Milli Eğitim Bakanlığı görevini üstlenen Reşat Şemsettin Sirer, Köy Enstitüleri'ni, Köy Öğretmen Okulları'na dönüştürdü.

Bu isim değişikliği de bu okulları kurtaramadı.

Ve bu güzide okullar,; “Köy Enstitüleri, bizlerden daha donanımlı, daha becerikli vatandaş profili yetiştiriyor. Bu durum kabul edilemez…” diyen Adnan Menderes İktidarı tarafından, 27 Ocak 1954 tarihinde kapatıldı.

Köy Enstitüleri, kapatılmayıp, etkinliğini sürdürebilse; ülke olarak bugün bambaşka bir konumda olurduk.

Ve şu an yaşadığımız kronik sorunların pek çoğu olmazdı.

Tüketen değil, üreten bir toplum olurduk.

Milenyum Çağında hâlâ hurafelerle, yobazlarla, tarikat ve cemaatlerle uğraşmaz; biz de uzayda, koloni kurma çalışmaları yapan ülkeler arasında, yerimizi alırdık.

Ama olmadı, oldurmadılar.

Türk ve Türkiye düşmanı dış güçler ve onların yurtiçindeki uzantısı çapsız ve vizyonsuz Türk(!) yöneticiler, buna izin vermedi.

* * *

Neyse…

Biz şimdi, kendisini ülkesine, ulusuna adamış, hiçbir yolsuzluğa ve ayıplı işlere bulaşmamış dürüst, atılımcı, yenilikçi ve çağdaş kafalı, devlet adamı gibi devlet adamlarının olduğu, 1940’lı yıllara dönelim.

Cumhuriyetin kurulduğu bu ilk yıllarda, okuma yazma oranı, yüzde 5'i bile geçmiyor ve nüfusun yüzde 80'i köylerde yaşıyordu.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun ardından, Anadolu'da, okul ve öğretmen eksikliği konusu gündemdeydi

Dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü önderliğinde; Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç'un çabalarıyla köylerde yaşayan ve ilkokul mezunu olan çocukların Köy Enstitüleri'nde eğitim görüp tekrar yaşadıkları köylere dönerek öğretmenlik yapmaları düşünülüp, amaçlandı.

O nedenle Köy Enstitüleri, tren yollarına yakın ve tarıma elverişli 21 bölgede kuruldu.

İşte o bölgeler…

Akçadağ/ Malatya -1940
Akpınar-Ladik/ Samsun – 1940
Aksu/ Antalya -1940
Arifiye/ Sakarya – 1940
Beşikdüzü/ Trabzon – 1940
Cılavuz/ Kars -1940
Çifteler/ Eskişehir – 1939
Dicle/ Diyarbakır – 1944
Düziçi/ Adana – 1940
Erciş/ Van – 1948
Gölköy/ Kastamonu – 1939
Gönen/ Isparta – 1940
Hasanoğlan/ Ankara – 1941
İvriz/ Konya – 1941
Kepirtepe/ Kırklareli – 1939
Kızılçullu/ İzmir – 1939
Ortaklar/ Aydın – 1944
Pamukpınar/ Sivas – 1941
Pazarören/ Kayseri – 1940
Pulur/ Erzurum – 1942
Savaştepe/ Balıkesir – 1940

Bu okullarda eğitim gören öğrenciler; hem örgün eğitim aldı, hem de çağdaş tarım teknikleri konusunda bilgiler edindi.

Böylece tarımda verimliliğin arttırılması planlandı.

Birbirlerinden bağımsız olarak çalışan Köy Enstitüleri'nin her birinin, kendilerine ait tarlaları, bağları, besi hayvanları, arı kovanları ve atölyeleri vardı.

Köy Enstitüleri'nde verilen derslerin yarısı, temel örgün eğitim, diğer yarısı da uygulamalı eğitim konularını kapsıyordu.

Okutulacak dersler: Kültür dersleri, Ziraat dersleri ve Teknik dersler olarak üç şekilde gruplandı.
* Kültür dersleri: Türkçe, Tarih, Coğrafya, Yurttaşlık Bilgisi, Matematik, Fizik, Kimya, Tabiat ve Okul Sağlık Bilgisi, Yabancı Dil, El Yazısı, Resim - İş, Beden Eğitimi ve Ulusal Oyunlar, Müzik, Askerlik, Ev İdaresi ve Çocuk Bakımı, Öğretmenlik Bilgisi, Zirai İşletme Ekonomisi, Kooperatifçilik.
* Ziraat dersleri: Tarla Ziraatı; Bahçe Ziraatı, Sanayi Bitkileri Ziraatı ve Zirai Sanatlar, Zootekni, Kümes Hayvancılığı, Arıcılık ve ipek Böcekçiliği, Balıkçılık ve Mahsulleri.
* Teknik dersler: Demircilik, Nalbantlık, Dülgerlik, Marangozluk, Yapıcılık, Köy Ev ve El Sanatları, Makine ve Motor Kullanma.

* * *

“Eğitim üretim içindir” felsefesiyle; çocuklarımızı eğiten; onlara hayatı, yaşatarak öğreten, hayatı sorgulatarak gerçek yaşama hazırlayan, diğer ülkelerde örneği olmayan okullarımızdı Köy Enstitüleri.

Öğrencilerinin tümü, köy çocuklarıydı…

Herbiri bozkırların kurumuş çalıları, kavrulmuş ekinleri, susuzluktan çatlamış toprakları gibiydiler okula başladıklarında.

Yalın ayaklarıyla, yırtık mintanlarıyla geldiler Gönen’e, Düziçi’ne, Aksu’ya, Çifteler’e, Kepirtepe’ye, Savaştepe’ye…

Asırların yarattığı ezilmişlik, sömürülmüşlük, horlanmışlık; daha da acısı, unutulmuşluğun, ötelenmişliğin, görmezden gelinmişliğin, yok sayılmışlığın yarattığı eziklik vardı üzerlerinde…

Yeni yuvalarında; şefkat gördüler, sevgi gördüler.

Eğitim gördüler.

Teker teker ham demirin işlendiği gibi işlendiler.

İşlendikçe dirildiler, işlendikçe sağaldılar..

Ferhat oldular; yardılar koca İdris Dağını.
Su getirdiler Hasanoğlan’a; akıttılar suyu, gürül gürül…

Eğitildikçe özgüven kazandılar.

Dadaloğlu oldular.

Köroğlu oldular,
Kafa tuttular ülkenin dörtbir yanındaki Bolu Beylerine.
Yıktılar, salladılar ülkenin iliğini sömüren beylerin, ağaların saltanatlarını.

Tolstoy’u, Balzac’ı okudular, koyun güderken.
Mozart’ı, Bethoven’i çaldılar dağ başlarında.
Moliere’i, Sophokles’i sahnelediler.

Saz çaldılar, kaval üflediler, ney üflediler…

Horon teptiler Beşikdüzü’nde, kol kola.
Halay çektiler Yıldızeli’nde türkülerle.

Diz vurdular Ortaklar’da efeler gibi, efelerle birlikte.

Birileri, her gece,
Mehtaba çıkarken Heybeli’de

Onlar, duvar ördüler, çatı çattılar enstitülerinde

Harman yerlerinde yattılar; yıldızlara bakarak yaz geceleri,
Kazma salladılar yorulduk demeden.
Kerpiç döktüler, kerpiç.
Sızlanmadılar hiç.
Yakıştı çünkü nasırlı ellerine, kitap ile çekiç.

Kendi okullarını, kendi binalarını, kendi yollarını, kendi ranzalarını kendileri yaptılar.

Gün oldu, yiyecek yemek, kaynatacak çorba bulamadılar; çevreden buldukları otları, taşları kaynatıp, içtiler.

1940 ve 1946 yılları arası; 15 bin dönüm tarla, tarıma elverişli hale getirildi ve bu tarlalarda üretime başlandı,

750 bin fidan dikildi, 1200 dönüm bağ oluşturuldu,

150 büyük çaplı inşaat, 60 işlik, 210 öğretmen evi, 36 ambar ve depo, 48 ahır ve samanlık, 100 km yol, 16 su deposu, 12 tarım deposu, 20 uygulama okulu ve 12 elektrik santrali yapıldı.

Evet santral.

12 elektrik santralı yaptılar…,

Ve bu 10 yıllık dönemde 17342 öğretmen, 7300 sağlık memuru ve Türk Edebiyatına 57 büyük yazar ve ozan kazandırdı.

Bu öğrencilerin her biri, öğretmenliklerine ek olarak; inşaat teknikeri, elektrik teknikeri, hasta bakıcı, veteriner olarak yetişti.

… …

Bu dirilmeden, bu özgüvenin getirdiği üretimden ve bu üretim biçiminden rahatsız oldu birileri,

Dış güçler korktu onlardan, onların yurt içindeki uzantıları korktu

Beyliklerinin, ağalıklarının, iktidarlarının, geleceğinden korktular.

Bir gün…

Birgün tam başlamışken yurt harmanında imece...
Bir gece…

Evet, ansızın bir gece…
Brütüsler çıktı karanlık inlerinden, sessizce,

Çektiler zehirli hançerlerini,
Vurdular sırtlarından her birini teker teker ve sinsice...

Yarasalar çıktı mağaralarından; halk düşmanları çıktı inlerinden.
Elele verdiler; hep birlikte sülükler gibi çöktüler üstlerine.

Yapıştılar gırtlaklarına, emmeye başladılar.
Emdiler, emdiler, emdiler…

Emdikçe emdiler kanlarını sinsice ve de haince…
Aksırıncaya, tıksırıncaya, patlayıncaya kadar emdiler…

Hem o eğitim ordusunun, hem ülkenin geleceğinin kanını, iliğini emip, sömürdüler.

Yokettiler alınterini, yok ettiler üretme güdüsünü, yok ettiler yurt sevgisini, yok ettiler uygulamalı bilimsel eğitimi…

Daha o günlerden, bugünleri hazırladılar…

… …

Ne zaman Köy Enstitüleri dense;

Bir zamanlar uçak üretip, ihraç edecek teknolojiye erişmiş;

Salgın hastalıklarla boğuşan ülkelere, bedava aşı dağıtacak düzeye ulaşmışken;

Şimdilerde, her konuda Batı’ya muhtaç hale getirilmiş ülkem gelir aklıma…

Zoruma gider, kabullenemem bu durumu…

Ne zaman “Köy Enstitüsü” adını duysam; içimi, tarifsiz bir acı ve hüzün kaplar, yüreğim kanar…

Bu okulları kapatan sözde devlet adamları ve onların günümüzdeki uzantıları gelir gözümün önüne, kahırlanır, kahrederim.


Köy Enstitüleri haritası

Köy Enstitüleri kültürlü insanlar yetiştirdiği için kapatıldı.

Atama yerlerine gidecek Köy Enstitüsü öğretmenleri (1939)…

Köy Enstitülerinden iki güzel anı fotoğrafı…

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
-6°
parçalı az bulutlu
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11

Gelişmelerden Haberdar Olun

@