16.05.2014, 22:50 366

KISA KES AYDIN BİÇİMİ OLSUN

Salim SAVCI

Salim SAVCI

Bugün, toplumumuzda okuyup bir yerlere gelen kişi de, köyde okuma olanağı bulamayan kişi de bir fırsatını yakaladı mı bülbül kesiliyor. Konuşuyor da konuşuyor. Beyninde taşıdıklarını inci kabu edip sıralıyor da sıralıyor. Çevresinden biri çıkıp da:
-Kısa kes, aydın biçimi olsun, diyemiyor.
Okumuş olan sayın kişi, ülkenin geleceğini bırakıyor, özenle dünden, sonra bugünden söz edip, bugünleri yaratanları nerede ise yerin dibine yatırıyor, dedikodu vari konuşmasıyla mangalda kül bırakmıyor.
Köyde yaşayan, okuyamayan sade vatandaş ise askerliğinden işe başlayarak deneyimlerini her noktasına ekler yaparak anlatıyor. Kazara ona;
-Emmi yeter! Kısa kes Aydın biçimi olsun deyiverirse coşuyor.
-Be yavrularım, okumuşların her günkü konuşmalarını 24 saat televizyon kanallarından sabırla dinliyorsunuz. Hiçbirinizin gıkı çıkmıyor. Ben fırsat bulmuşum. Karnımdaki şişi indirmeden buradan gidemem. Sonra ben uyuz olurum, der. Bir de sunturluca sitem eder.
İşte bunları dinleen ,emekli memur duramaz. Bu deyimin öyküsünü anlatmaya başlar.
-Hemşeriler, evrende her şeyin sahibi olan yüce Allah, insanların daha çok dinlemeleri için iki kulak vermiş. İnsanların az konuşması için de tek bir dil vermiş. Niçini açık.
Hey Allah’ın kulu, gereksiz konuşma bir. Çevrendekileri rahatsız etme iki, demiş. Sorarım size nerede o anlayışlı Allah’ın kulu! Ara da bulasın. Şimdi bulup bulamayacağınızı bilemem ama izninizle kısa kes Aydın biçimi olsun deyiminin öyküsünü izninizle anlatmaya çalışacağım.
Bir zamanlar ülkemizde aba denilen bir kumaş türü üretilirdi. Aba, yünden dövülerek kalıp iple yapılırdı. Kaba saba bir kumaş cinsiydi. Bu abadan yapılmış yakasız ve uzun üstlüğe de aba adı verilirdi. Aba sözcüğünden üretilen;
-Abayı sermek,
-Abayı yakmak,
-Aba altından sopa göstermek deyimleri de vardı.
Şimdi gelelim bu deyimin öyküsüne.
Bir zamanlar Balıkesir, en güzel aba kumaşlarının dokunduğu bir merkezdi. Günlerden bir gün Balıkesir’e yolu düşen adam burasının meşhur aba kumaşından bir elbiselik almış. Memleketine götürmüş. Elbise diktirmek üzere doğruca terzisine gitmiş. Terzisi, müşterisinin ölçüsünü almış.
-Bey bu aba hem üstlük ve hem de şalvar dikmeye yetmez, demiş. Adamın tepesi atmış.
-Adamım nasıl yetmez? Aydın efelerininki gibi etekleri kısa olsun, kısa kes aydın biçimi olsun, demiş.
Bu söz, bu yorum, terzi dükkanında bulunanların çok hoşuna gitmiş. Dilden dile dolaşır olmuş. Konuşmalarda, ölçüyü kaçıranlara da ders olması için her zaman anlatılır olmuş. (Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az).
Kaynakça: Deyimlerin hikayeleri, Yakup Kavas, Sayfa 145-146
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
14°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@