07.07.2014, 18:05 482

KIBRIS’DA SALAMİS HARABELERİNİ GEZDİM

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Geçen hafta Kıbrıs’ta Magosa yakınındaki Salamis Oteli’nde eşimle birlikte tatil yaptım. Otelin ismi çok yakınında bulunan SALAMİS Antik kentinin isminden geliyordu. Son gün ayrılmadan önce bir taksi ile bu harabeleri gezdik. Salamis şehrinin tarihini ve şehirde gördüklerimi sizlerle paylaşmayı istiyorum.
Geç Bronz Çağı döneminde (yaklaşık M.Ö.1500–1450) Mısır Firavunu III Thutmose’un orduları Kıbrıs’ı ele geçirmiştir. Ancak ada ile ilgilenen Hititler de bir süre Kıbrıs için Mısır ile mücadele etmiş ve Hitit Kralı III. Tudhaliya zamanında (M.Ö. 1320) Kıbrıs, Hitit Krallığı’nın egemenliği altına girmiş ve 120 yıl boyunca onun egemenliği altında kalmıştır. Hitit kaynaklarında Kıbrıs Alashiya olarak adlandırılmıştır. Özellikle Karpaz bölgesindeki Nitovikla’da yerleşmiş olan Hititliler egemen oldukları dönemde bakır ihtiyaçlarını adadan karşılamış ama aynı zamanda adayı sürgün yeri olarak kullanmışlardır.
Hititlerin Kıbrıs’taki egemenliği, Hitit Krallığı’nın M.Ö.1200’de yıkılması ile bitmiş ve Kıbrıs yeniden Mısır Firavunlarının egemenliği altına girmiştir. Gerek Mısır gerekse de Hitit egemenliği döneminde Kıbrıs, önemli bir ticaret yeri olmuş ve bu ticaret aynı zamanda adaya farklı uygarlıkların etkilerini ve insanları da taşımış ve adada özellikle Dor istilası sonrası Ege’den ve Anadolu’dan milletler Kıbrıs’a göç etmiş ve koloniler oluşturmuştur.
Örneğin M.Ö. 1400’den sonra Mora Yarımadası (Peloponnesus)’nın kuzeydoğusundan Mikenli (Mycenaean) ve Akalı (Achaean-Eski Yunanistan’daki dört boydan biri) tüccarlar, adaya düzenli bir şekilde ticari ziyaretlere başlamıştır.
1500–1200 arasında Dor istilası ile zayıflayan Mikenlilerin yerini adaya gelen Yunanlılar almıştır. Ancak 1150 ve 1050 arasında Kıbrıs’ta olan depremler adanın Geç Bronz Çağı dönemine ait şehirlerini yıkmış ve bir ölçüde adanın tarihi de karanlık bir döneme girmiştir.
Araştırmalar, bugünkü Salamis şehrinin geçmişinin MÖ 11. Yüzyıla kadar uzandığını göstermektedir. Arkeologlara göre Enkomi şehrinin büyük bir deprem geçirmesinden sonra Enkomi halkı yavaş yavaş buraya göçmüştür. Şehre Anadolu’dan halklar ve daha sonra Yunanistan’dan Akalı’lar ( Achaier’ler) gelmiştir. Şehrin kurucusu Troya’nın kahramanlarından Salamis adasının kralı Telamon’un oğlu Telkros’dur. Salamis adası, Atina'nın bulunduğu yarımadaya kuzeyden güneye paralel uzanan ve özellikle antik çağda Atina limanının güvenliği açısından stratejik öneme sahip olan bir adadır.
Finikeliler Kıbrıs’ı, M.Ö.709’da bir başka Anadolu ve Akdeniz çevresinde egemenlik kurmuş uygarlık olan Asurluların gelişine kadar yönetmiştir. Bazı tarihi kaynaklarda Finikeliler dönemi Mısırlılar dönemi olarak da gösterilmektedir. Finikeliler Salamis şehrini ele geçirememişlerdir. MÖ 8. Yüzyılda Salamis kentinin Akdeniz ticaretinde önemli bir yeri olan Finikelilerle ticaret ilişkileri olan zengin bir kent olarak ortaya çıktığı göze çarpmaktadır. MÖ 707 yılında Asurluların eline geçen kent M.Ö.609 yılında tekrar Mısırlıların eline geçmiştir. Kıbrıs’taki Mısır egemenliği, Amasis II’nin ölmesi ve M.Ö. 525’te Pers Kralı Cambyses (Kombizes) Mısır’ı ele geçirdiğinde sona ermiştir.
Asur ve Mısır döneminde olduğu gibi Pers egemenliği döneminde Kıbrıslı Krallar Perslere de haraç ödeyerek özerkliklerini sürdürmeye devam etmiş ve ada halkı onların ihtiyaçlarını karşıladığı müddetçe onları serbest bırakmıştır. MÖ 560 yılında Salamis adası kralı Salamis tarafından bastırılan bir sikkenin bulunması bu uygulamayı doğrulamaktadır.
Kıbrıslı krallar, özellikle Salamis şehir kralları sahip oldukları zenginlikleri daha fazla Perslilerle paylaşmak istemedikleri için Helen kökenli (Yunanlı ) olan Kıbrıs kralları M.Ö. 499’da Perslere karşı ayaklandılar ama başarılı olamadılar. Kıbrıslıların Perslerin egemenliğinden kurtulmaları ise M.Ö. 333’de Büyük İskender Perslileri(Kral III. Darius) İssus Savaşı’nda kesin olarak yenilgiye uğrattığı zaman mümkün olabilmiştir. Ardından Tyre kuşatmasında Büyük İskender’e yardım etmeleri karşılığında da Kıbrıs krallarına özerklik tanınmıştır.
İskender’in MÖ 323 yılında ölümünden sonra Salamis, Kıbrıs’ın geri kalanıyla birlikte Mısıra kurulan Ptoleme Krallığı’nın payına düşmüştür. Kentin bu dönemde İskenderiye, Antakya, Efes gibi önemli merkezlerden biri haline geldiği ve bu parlak dönemin Roma egemenliği süresince de devam ettiği görülmektedir. (Kıbrıs, M.Ö.80 yılından itibaren Ptolemi Lathyrus’un yönetiminde Mısır’a bağımlı olmaktan tamamen kurtuldu ve M.Ö.58 yılına kadar bağımsız bir krallık olarak var oldu. M.Ö. 58’de Romalı komutan Marcus Porcius Cata tarafından ele geçirilerek Roma İmparatorluğu’na bağlandı.) MS 76 yılında Hıristiyanların ve 116 yılında Yahudilerin isyanları sonucunda şehir oldukça tahrip oldu.
Günümüze kadar kalan yıkıntıların çoğu Roma dönemine aittir. MŞ 1. Ve 4. Yüzyılda kentin en büyük düşmanı depremler olmuştur. Depremlerden sonra Bizans İmparatoru Konstanntinus’un ( MS337-361) kenti yeniden inşa ederek Konstantiniye adını verdiği görülmektedir. (Roma İmparatorluğu’nun parçalanmasıyla (MS 395) Bizans İmparatorluğu’nun payına düşen Kıbrıs 800 yıl boyunca Bizanslılar tarafından Fenike, Filistin, Suriye ve Kilikya’ya bağlı bir il olarak yönetildi.
Ancak limanın giderek dolması, doğal yıkımlar ve bir süre sonra başlayan Arap korsanlarının akınları kentin sonunu belirlemiştir. (Arap Müslüman devletleri tarafından 632–964 yılları arasında Kıbrıs dört defa kuşatılmıştır. Emeviler 647–649 düzenledikleri akınlarının ardından 649’da Kıbrıs’ı ele geçirmişlerdir) 648 yılındaki bir korsan akımından sonra kentin son sakinleri Famagusta (Magosa) kentini oluşturacak olan Arsinoe’ye göç etmişlerdir.
Aradan geçen 1366 yıl içinde şehir talan edilmiştir. Kalan kalıntılar kolay kolay götürülemeyen mermer ve taşlardan oluşmaktadır. SALAMİS şehrinin bizim gezdiğimiz ve aşağıda fotoğraflarını gördüğünüz önemli kısımları şunlardır: -Sütunlu avlu-Sütunlu galeri-Hamam- Su kemeri-Tiyatro ve Amfitiyatro idi. Heykellerin hiç birinin başı yoktu. Kimlerin buraları böyle talan ettiği ayrı bir yazı konusu olup büyük bir çalışmayı gerektirmektedir.
Ayrıca, şehrin deniz altında kalan yıkıntılarında bulunan zenginlikler de dalgıçlar tarafından çıkarılmış ve başka ülkelere götürülmüştür.
Antalya, 2 Temmuz 2014



Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
21°
az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 18 Eylül 2020
İmsak 04:52
Güneş 06:17
Öğle 12:39
İkindi 16:07
Akşam 18:52
Yatsı 20:12

Gelişmelerden Haberdar Olun

@