17.12.2016, 00:07 450

KEDİLER ve İNSANLAR

Sokağımızda epeyce “kedi sakin” var. Doğal ki, onları sahiplenip doyuran, bahçelerinde, bodrum katlarında barınmalarına izin veren, sırasında veterinere götüren yardımseverler olduğu için…

Ben de, önceki yıllarda o ufaklıkların aç, üşümüş, ürkek hallerini gördükçe, acı acı miyavlayışlarını duydukça dayanamadım; günlerim onlara mama götürmekle başlar oldu. Kesinlikle “hayvan” diyemiyorum; hepsi korunmaya muhtaç küçük çocuklar gibi görünüyor gözüme… Sokakta doğup yaşamayı kendileri mi istediler, seçtiler acaba? Kesinlikle “hayır”dır yanıt, değil mi? Bir ev kedisinin ortalama on beş yıl yaşadığı söylenir; bir sokak kedisinin ise ancak üç yıl! Üstelik ne kadar zor geçecek, tehlikelerle dolu kısacık bir yaşam! Hiç değilse, kendilerini sevip koruyanlar olduğunu hissederek yaşasınlar…

Her sabah gün ağarırken bahçemizde beni beklemeye başlıyorlar. Elimde kedi maması dolu kap ile apartmanımızın kapısından bahçeye çıktığım anda kimi bacağıma yapışıyor, kimi elime doğru atlıyor. Birlikte zorlukla ilerliyoruz. O kadar acıkmış oluyorlar ki… Bahçe duvarımızın üzerine, kaldırımda duvar dibine aralıklı, öbek öbek koyuyorum mamayı, rahatça yiyebilsinler diye. Ufaklıkların arasında hemen yemeye koyulanı da var; ne kadar aç olsa da önce yüzünü uzatıp kendini sevdirmeden başlamayanı da... Bir de geçinemeyip kavga edenler! Mamalarını yerken başlarında bekliyorum. Sokağın onlar için tehlike demek olduğu öylesine açık ki… Rahatça, tadını çıkararak yemeyi hiç bilmedikleri hep belli oluyor. Mamalarını bir insanın, bir aracın geçmesiyle, hele bir köpeğin havlamasıyla hemen kaçmaya hazır, korka korka yiyorlar. İrkildikleri anda “Korkmayın, ben buradayım” diyorum, rahatlayıp yemeye devam ediyorlar. Hepsi doyduktan sonra da mutlu, huzurlu vedalaşıyoruz!

Kedilerin bir özellikleri az ve sık yemeleri. Ev kedilerinin nasıl olsa acıktıklarında yiyecekleri önlerine konacaktır. Ya sokaktakiler… Önlerinde ziyafet sofrası serili de olsa, bir daha o yiyeceği bulamayacak da olsalar, doyar doymaz yemeyi bırakıyorlar! Yalvarsanız yemezler! Sonra acıktıkları zaman yine yiyecek aranmaya başlıyorlar.

Bir de, ufaklıklarla birlikteyken gelen geçenin tutumları, söyledikleri… Kimisi hiç ilgisizce, görmemiş gibi geçiyor. Kimisi “Allah razı olsun!” ya da “Sevap, sevap!”; kimisi ise “Hangi birine bakacaksın ki...” diyerek… Elbette her an, hepsine yetişecek halimiz yok! Gücümüz neye yeterse o kadarını yapmaya çalışıyoruz. Ayrıca, iyilik adına artan yemeklerle kapları ortada bırakarak çevreyi kirletiyor da değiliz! 

Ne yazık ki, onları acımasızca tekmeleyenler de eksik değil! Minicik serçelere bile pencerelerini, balkonlarını kirletiyorlar diye düşman olan bir komşumuz var. Kedileri sevmediğini ve onlara sahip çıkan bizlere de öfkesini belli etmekten de hiç geri kalmaz. Bir gün “Pis, bitli kediler!” deyince dayanamayıp, “Banyolu evleri mi var da yıkansınlar; onların içleri, yürekleri tertemiz!” demiştim. Bu zavallıları hiç acımadan hor görenler, tutumlarının suç ya da günah olduğunu bilmiyorlar mı acaba?

“Kediyi seven tırmığına katlanır!” denir ya… Bizi yaralayan, kedilerimizin tırmıkları değil de insanların böylesine davranmaları!

Gerçekte, bu ufaklıklardan, biz insanların alacağı o kadar çok ders var ki… Aç gözlülük,  başkasının hakkını yemek, sahtekârlık, yalan söylemek, iftira atmak, dedikodu yapmak, savurganlık ve daha nicesi… Kimlere ait böyle tutumlar acaba? Biz “insanlar”a değil mi? Ayrıca, bu dünyada bizim ne kadar yerimiz, hakkımız varsa, onların da o kadar vardır!

Yazımıza Mahatma Gandi’nin (*) bir özdeyişiyle son verelim: “Toplumların gelişmişlik düzeyi hayvanlara davranışlarından belli olur.”

(*) Asıl adı Mohandas Karamçand Gandhi olan MAHATMA GANDİ (d. 1869 Porbandar – ö. 1948 Delhi, Hindistan), İngiliz yönetimine karşı gelişen Hint milliyetçi hareketinin önderidir. Bağımsız Hindistan’ın kurucusu olarak kabul edilir.  Siyasal ve toplumsal hedeflere şiddete dayanmayan yöntemlerle ulaşmayı öngören barışçıl mücadele öğretisiyle uluslararası düzeyde saygınlık ve ün kazanmıştır. (Başvuru: Ana Britannica Genel Kültür Ansiklopedisi, Cilt: 9, Sayfa: 270, Basım yılı: 1992) 

10 Aralık 2016  / ANKARA       

(Fotoğraf: Özin Erdemli)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
29°
az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 11 Temmuz 2020
İmsak 03:19
Güneş 05:12
Öğle 12:51
İkindi 16:49
Akşam 20:19
Yatsı 22:04
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 31 54
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 31 52
6. Alanyaspor 31 51
7. Fenerbahçe 31 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Göztepe 31 39
10. Antalyaspor 31 38
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 31 33
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 31 26
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 34 92
2. Man City 34 69
3. Chelsea 34 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 34 52
7. Sheffield United 34 51
8. Arsenal 34 50
9. Tottenham 34 49
10. Burnley 34 49
11. Everton 34 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 34 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 34 36
16. West Ham 34 31
17. Watford 34 31
18. Bournemouth 34 28
19. Aston Villa 34 27
20. Norwich City 34 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 35 76
3. Atletico Madrid 35 63
4. Sevilla 35 63
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Real Sociedad 35 51
8. Valencia 35 50
9. Granada 35 50
10. Athletic Bilbao 35 48
11. Osasuna 35 45
12. Levante 35 43
13. Real Betis 35 41
14. Real Valladolid 35 39
15. Eibar 35 36
16. Celta de Vigo 35 36
17. Deportivo Alaves 35 35
18. Mallorca 35 32
19. Leganés 35 29
20. Espanyol 35 24

Gelişmelerden Haberdar Olun

@