20.12.2011, 00:00 176

KARELERLE KARALAR...

Köre, fili tarif et deseydik nasıl bir cevap alırdık? Hiç merak ettiniz mi?

Körün fil tarifi misali hayata bakanlar için sebep-sonuç ilişkisi devre dışıdır ve ol sebepten yanılgı ile yenilgi kaçınılmazdır. Yenilgi kaçınılmaz dedik, sonra ekleyelim, dünü bilmeden günü anlamak ve yarını öngörmek olası değildir.

Geliniz bazı fotoğraf karelerini birleştirerek bütünü görmeye çalışalım.

Birinci Kare…

1915 Londra, 1916 Sykes–Picot Anlaşmalarının hepsinde ve 18 Ocak 1919 Paris Barış Konferansı'nın maddeleri gereği İstanbul ve daha önemli olarak Boğazlar zamanın emperyal güçlerinin emrine tahsis edilmiştir.

Paris Konferansı sözde Barış Konferansı'dır. Asıl amaç, Osmanlı'nın tırtıklana, tırtıklana hayli küçülen topraklarının  paylaşılmasıdır. 32 devlet bu konferansa katılmış, ABD, İngiltere, Fransa, Japonya ve İtalya'nın istekleri doğrultusunda Konferans'a yön verilmiştir. Ancak gerçek egemen güçler İngiltere ve Fransa'dır.

ABD Başkanı Wilson, iki cebine de bazı notlar koyarak bu konferansa katılmıştır. Wilson Prensipleri... Amacı yarının  egemen gücü Amerika'nın hâkimiyetinde Milletler  Cemiyeti'nin kurulması... Diğeri ise "Denizden Denize Ermenistan" ve "Büyük Kürdistan"…

Mısırlı Bogos Nubar Paşa ve Ermenistan temsilcisi Avatis Ahoranyan, Wilson Amca'nın koltuk değnekleri... Hayali Ermenistan toprakları için istekte bulunmayı nedense görev olarak kabul eden bu zat-ı muhteremler, Amerika'nın onlara oynadığı oyunun farkında olamamışlardır.

İngiliz dayılarını arkalarına alan Yunanlı, İstanbul ve Trakya’yı istemiştir. Osmanlı tebaası olan Fener Rum Patrikhanesi’nin bu konferansa sanki farklı bir hükmi şahsiyetmiş gibi ayrı bir heyetle katılmasına  asla şaşırmamamız gerekir.

İkinci Kare…

16 Mart 1920’de İstanbul İngilizler tarafından işgal edilmiş, 10 Ağustos 1920’de Sevr imzalanmıştır. Sevr’de Halife İstanbul'da özellikle İngilizlerin denetiminde  İslâm dünyasını, Rum Patrik Doroteos ise Ortodoks dünyasını yönetecektir.

Emperyal patronların yazdığı senaryo budur. Bu senaryoyu bozacak ve "vatanın baht-ı kara maderini" bozacak biri çıkacaktır elbette…

Ancak, Sevr Antlaşması Meclis-i Mebusan'da  görüşülmemiş ve onaylanmamıştır.

Bu süreçte cetvel ve pergelle Ortadoğu'nun  haritası, İngiliz casuslar Getrude Bell ve Lawrence tarafından çizilerek değiştirilmiş ve bugünkü İsrail devletine yer açılmıştır.

Üçüncü Kare…

Sevr’de “Boğazlar Komisyonu” maddesi…

Boğazlar Komisyonu “nevi şahsına münhasır” bir devlettir. Çatalca–İzmit–Edremit arasında kalan üçgen, bu “komisyon"un toprağıdır ve Türkiye, Boğazlar ve İstanbul Bölgesindeki hâkimiyet haklarından vazgeçirilmiştir.

Komisyon'a İngiltere, İtalya, Fransa, Japonya, Yunanistan ve Romanya temsilcileri katılacak ve başkanlığı birer yıl süre ile yürüteceklerdir. Türkiye’nin bu komisyonda üyesi yoktur. Ancak, Mali İşler Komisyonu’nda da Türklerin sadece “istişari” üyesi vardır. Bir diğer deyişle laf olsun diye arada danışılan ama hiçbir işe karışmayan daha doğrusu kendi vatanında ulusal çıkarları için ses çıkaramayan üye…

Dördüncü Kare…

Wilson Prensipleri Madde 12     

1918’de ABD Başkanı Wilson İstanbul ve Boğazlarda ayrı bir devlet kurulmasından söz etmiştir.

Bu arada “büyük dost ve müttefikimiz (!)” ABD’nin  Lozan’ı  imzalamadığını hatırlayalım. Bu nedenle ABD ile ilişkilerimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni resmen tanımadığı için ikili antlaşmalar çerçevesinde yürütülmektedir.

Beşinci Kare…

Gel zaman git zaman… Fili yuttu bir yılan… Yıl 1997

3 Ekim 1997 tarihli Milliyet gazetesindeki röportajda Rahmi Koç Patrikhaneden “İmparatorluk” (!) diye söz etmekte, “Boğaz’a Özerklik” diyerek “İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının tek bir idare altında toplanması gerekiyor. Bu çok önemli çünkü şimdiki düzenlemede çok kişi karışıyor”… “Özel bir kuruluş istemiyoruz. Özerk bir kuruluş istiyoruz!” demektedir.

Gel de  ispirto içme!...

Altıncı Kare… 30 Mart 2002

AB’den Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz döktürdükçe döktürüyor…

“Geniş yetkilerle donatılmış bir İstanbul Parlamentosu kuracağız, Belediye Meclisi ve İl Genel Meclisi yerine o görev yapacak, İstanbul’a da hemşerilik vergisi gelecek”. (30 Mart 2002 Yavuz Donat)

Yedinci Kare…

“Çılgın Proje” İçinden iki deniz geçen şehir!…

Eş-Başkan Erdoğan’ın son genel seçimler öncesi açıkladığı “Çılgın Proje”yi hatırlıyor musunuz?  “İstanbul, artık içinden iki deniz geçen bir şehre dönüşecek” diye sunuyordu Erdoğan, “Çılgın Projesini”.

İstanbul bir bakıma Trakya’dan ve Anadolu’dan kopartılarak etrafı “denizden surlarla çevrili” bir başka ülke haline geliverecektir.

Bu çılgınlığın yanına İstanbul için düşünülen, “Dünya Finans Merkezi” olmasını, “Dünya şehri”, yani “Dünya Devleti” ifadesini de ekleyiniz… Yani bir bakıma “bağımsızlaşma”…

Sekizinci Kare…

Boğazlara Özeklik”

3 Ekim 1997 tarihli Milliyet gazetesinde sekiz sütuna manşette ne diyordu Rahmi Koç, “Boğaz’a Özerklik”… Alt başlık ise “Rahmi Koç: Çanakkale ve İstanbul Boğazına tek yönetim şart”… 

Rahmi Koç: “İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının tek bir idare altında toplanması gerekiyor, bu konu üzerinde çalışıyoruz. Bu çok önemli… Çünkü şimdiki düzenlemede çok kişi karışıyor Boğaz geçişlerine, her kafadan bir ses çıkıyor. Özel bir kuruluş istemiyoruz, özerk bir kuruluş istiyoruz. Eğer bunu yapabilirsek, gerek BM bünyesindeki İMO, gerek dünyanın büyük sigorta şirketlerine, petrol ve nakliye şirketlerine tek bir muhatap olacaktır. Bu da çok iyi Türkiye için.”

“Özerk” ifadesinin altını çiziniz lütfen. Rahmi Koç’un sözlerinin Türkçesi şudur; “Koç, yabancı sermayenin kontrolünde, uluslararası ve ille de özerk bir yönetimle idare edilen bir Boğazlar rejimi istemektedir.”

Dokuzuncu Kare…

Sevr’in birinci maddesinden kısa bir alıntı yapalım mı?

“.... İstanbul merkez olmak üzere İzmit, Bursa, Balıkesir, Çanakkale’yi de kapsayan Boğazlar Bölgesinde Türkiye’nin de katılacağı bağımsız bir yönetim oluşturulacak ve kendine özgü bir bayrağı olacak.” Ve devamla... “... Türk üyeler, ancak danışma niteliğinde olan görüşmelerde oy kullanabilecekleri gibi, devletin bütçesini de bu komisyon düzenleyecektir. İstanbul yine resmen Osmanlı Devleti’nin başkenti olarak kalacak, padişah ve hükümeti bu barış anlaşmasının hükümlerine uydukları sürece burada oturacak, aksi takdirde tüm yetkilerden yoksun bırakılarak ellerinden alınacaktır.”

Ne demiştir Rahmi Koç o röportajda, “Boğaz’a Özerklik”in gerçekleşmesi için Dışişleri Bakanlığı’na gideceğiz, askere gideceğiz, devlet ve askeri erkâna anlatacağız bunu, ikna edeceğiz. Yanlış tarafımız varsa onlar söyleyecekler, biz de düzelteceğiz. Fakat kanun olarak Meclis'e gittiği zaman herhangi bir tepki gelmemesini arzu ediyoruz. Bütün parti başkanlarına gidip anlatacağız”…

Onuncu Kare…

Aldı sözü Mustafa Kemal söyledi

Bakalım ne söylemiş…

Mustafa Kemal, 16 Ocak 1923’te, Cumhuriyet’in ilanından dokuz ay önce, İzmit’teki basın toplantısında şunları söylemiştir: “İstanbul teşkilâtından bahsedilmiştir. İstanbul hükümet merkezi olmadıktan sonra tabii vüsatiyle, nüfusunun ekseriyetiyle mütenasip idare teşkilatına malik olacak. Fakat hiçbir zaman müstesna, mümtaz bir şehir gibi hususi bir idareye malik olmayacak”.

Herkesin bir görevi var… Rahmi Bey de şirket işlerini oğluna bıraksa da çok çalışıyor, çok…

Kareler birleşince ak koyun kara koyun güneş gibi ışımaktadır bakıp da görebilene…

Ah bir de Kemalist Devrim ve tam bağımsız Türkiye'nin ışığından   gözleri körleşen genleri ABD, AB tarafından şifrelenmiş yarasalar olmasa!

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
15°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 13 Temmuz 2020
İmsak 03:20
Güneş 05:13
Öğle 12:51
İkindi 16:49
Akşam 20:19
Yatsı 22:03
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 36 66
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Athletic Bilbao 36 51
8. Real Sociedad 35 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 35 35
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 36 32
20. Espanyol 36 24

Gelişmelerden Haberdar Olun

@