10.09.2015, 00:21 1066

KARADENİZ’İN KİRLİLİĞİNDE TUNA VE YEŞİLIRMAK NEHRİ’NİN ETKİSİ ve BU KAPSAMDA DERİNÇAY’IN DURUMU !

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Yazıma başlarken; artan terör olayları ülkemizin bütünlüğünü yok etmeye yönelik olup Dağlıca ve Iğdır saldırıları ile doruğa çıkmıştır. Ülkeyi seven herkes bu durumdan büyük bir rahatsızlık duymaktadır. Bu saldırılarda şehit olan asker ve polislerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar ailelerine ve tüm milletimize başsağlığı diliyorum. Ayrıca teröre alet olmamamız ve ülkemizin bütünlüğünü korumak için tek vücut olmamız gerektiğini düşünüyorum.
* * *
Çorum gazetelerinde, Sayın Valimiz Ahmet Kara’nın Yeşilırmak Kalkınma Birliği Yönetim Kurulu üyesi olarak Tokat ve Amasya Valileriyle birlikte 4 ülkede Tuna Nehri Konseyi toplantısına katıldığını memnuniyetle okudum.
Bu toplantılarda, Tuna Nehrinin temizlenmesi ve kontrolü ile bilgiler alan Valimiz Yeşilırmak’la ilgili yapılacak çalışmalar için fikir alışverişinde bulunduğunu öğrendim. Bu nedenle bende bu yazımda Derinçay'ın durumu ile bildiklerimi ve öğrendiklerimi Sayın Valimle ve sizlerle paylaşmayı istedim.
* * *
Bilindiği gibi Tuna Nehri’nin kirliliği Karadeniz’i etkilemekte ve dolayısıyla bu kirlilik İstanbul Boğazı yoluyla Marmara Denizi içlerine kadar ulaşabilmektedir. Bu nedenle ülkemiz Tuna nehrinin kirlenmesi konularını yakinen takip etmektedir. Diğer taraftan ilimizden hudutları içinden geçen Yeşilırmak’ta Karadeniz’i kirletmektedir.
Tuna Nehri havzasında yer alan ülkeler (Almanya, Avusturya, Çek, Slovakya, Macaristan, Slovenya, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Sırbistan, Karadağ, Romanya, Bulgaristan. Moldova, Ukrayna, Avrupa Birliği) bir araya gelerek 1998 yılında merkezi Viyana’da olan “Tuna Nehri’ni Koruma Uluslararası Komisyonu ( Der Internationala Kommision zum Schutz der Donau) teşkilatını kurdular.
Bu teşkilat Tuna Nehri'nde bilhassa kirliliğin önlenmesi için arıtma tesislerinin kurulmasına büyük önem vermektedir. Yukarıda saydığım ülkelerin yaptığı yatırımlar dışında Avrupa Birliği de 2015 yılı için 222 milyon Avro tahsis etmiştir. Bu yatırımlar sonucunda bilhassa menba tarafında Tuna Nehri oldukça temiz bir duruma gelmiştir.
Karadeniz'in kirliliği ile ilgili olarak ilk önemli adım 1992 yılında gerçekleştirilen Rio Konferansı'ndan sonra atılmıştır. Bu konferansta yürürlüğe konulan ilk GEF (Global Environmental Facilty) projesi olarak “Karadeniz’in Rehabilitasyonu ve Korunması için Stratejik Eylem Planı ve Projesi” başlatılmıştır.
Karadeniz’de karadan, gemilerden ve atmosferden kaynaklanan kirliliğin önlenmesi amacıyla Karadeniz’de kıyısı olan altı ülke(Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya, Ukrayna, Türkiye) “Karadeniz’in Rehabilitasyonu ve Korunması için Stratejik Eylem Planı ve Projesi” İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü koordinatörlüğünde yürütülmüştür.
Bu projede elde edilen verilere göre, Yeşilırmak ve kollarından birisi olan Derinçay'ın Karadeniz’in kirliliğinin önemli nedenlerinden birisini teşkil ettiği ortaya çıktı. İTÜ öğretim üyesi olarak çalışmaları izledim. Bu durum beni çok rahatsız etti. Çocukluğumda tertemiz olan ve gençlerin yüzdüğü Derinçay'ın kirlenmiş olmasına üzüldüm.
* * *
Bu projede elde edilen neticeler üzerine, Hükümetimiz acilen önlem almaya karar vermiş ve Yeşilırmak Nehri'nin kirliliğini önlemek üzere doksanlı yıllarda Devlet Planlama Teşkilatı(DPT) öncülüğünde merkezi Amasya olan dokuz ile hizmet vermek üzere “Yeşilırmak Havza Birliği”ni kurmuştu. Bu kuruluşun hedefi yalnız çevre kirliliği, çevre boyutuydu ve çevre ile ilgili sorunları çözmek idi.
Bu sirlik bazı çalışmalar yaptı fakat sonra Türkiye’de kalkınma ajansları kuruldu. Bunlardan birisi de Çorum’un dahil olduğu TR83’tü. Ama ne yazık ki bu Kalkınma Ajansı havzayı bir bütün olarak ele almıyor. Yeşilırmak Havzası’nda dokuz tane il olduğu halde bünyesinde yalnız Samsun, Çorum, Amasya ve Tokat TR83 içinde yer aldı.
Dolayısıyla bu ajans çevrecilerin anladığı manada, bir su havza birliği olarak değerlendirilemez. Bir kalkınma ajansı ve bu kalkınma ajansının kurulmasıyla birlikte 90'lı yıllarda kurulan Yeşilırmak Havza Birliği’nin çalışmaları neredeyse sıfıra indi. Yeşilırmak Nehri'ndeki kirliliğin önlenebilmesi ve sorunların çözüme kavuşturulabilmesi ve havza içinde sorunların bütüncül olarak ele alınması gerekir. Gereğinde Ergene Nehri'ni kurtarmak için uygulamaya konan ''Ergene Projesi'' gibi proje Yeşilırmak Nehri içinde başlatılmalıdır.
* * *
Bakanlığım esnasında, şehrimizin atıksu problemin çözümü ve Derinçay'ın kirlenmesinin engellenmesi için Çorum’da bir atıksu arıtma tesisi kurulmasını istedim. İller Bankası tarafından programa alındı ve “Avam proje”si yaptırıldı. Daha sonraki yıllarda bu proje esas alınarak uygulama projesi yapıldı ve tesis 1996 yılında işletmeye alındı. Bu tesis kurulmasına rağmen diğer kaynaklardan desarjlar devam ettiği için Derinçay’ın kirliliği önlenemedi.
Bunun üzerine 2006 yılında Avrupa Birliği desteği ile “Derinçay Projesi” başlatıldı. Finansmanının %75’inin AB kaynaklarından, %25’inin ise Çorum İl Özel İdaresi bütçesinden karşılanan bu proje kapsamında Derinçay’a kıyısı bulunan 34 köyde doğal arıtma, 19 köyde fosseptik ve 12 köydeyse kanalizasyon yapımının öngörülmüştü. Ne yazık ki bu proje başarı ile yürütülemedi ve 2008 yılında mahkemelik oldu.
Basında takip edebildiğim kadar halen bu dava bir neticeye kavuşmadı ve projenin akıbeti belli değil. Konu ile ilgili bu yazımı yazarken internette yaptığım incelemede konunun sık sık Çorum İl Genel Meclisi gündemine getirildiğini ve Çorum'un yazılı ve sözlü basınında yer aldığını gördüm.
ÇRT Çorum Radyo Televizyonu tarafından hazırlanan “Derinçay’daki Kirlilik” programını izlediğimde Derinçay’ın durumun gözle görülür bir şekilde hiç de iyi olmadığını gördüm. Ayrıca aşırı derece de köpüklenme de dikkatimi çekti. Programda da ifade edildiği gibi havza da yer alan 40 köyün 1. derece de sulama kaynağı olan Derinçay muhakkak kurtarılmalıdır.
* * *
Valimizin konuyu tetkik ettirdiğini basında yer alan haberlerden öğrendim. Konu hakkında elde edeceği bilgileri değerlendirirken sayın Valimizin katıldığı Tuna Nehri Konseyi toplantısında edindiği bilgi ve izlenimleri Derinçay'ın kurtarılması için atacağı adımlarda değerlendireceğini düşünüyorum.
Yukarıda bahsettiğim gibi Derinçay sorunu bütüncül olarak ele alınmalıdır. Bu çalışmada, aldığım bilgilere göre, Çorum Belediyesi tarafından genişletilmekte ve yeniden inşa edilmekte olan Çorum Atıksu Arıtma tesisinin katkısı da dikkate alınmalıdır.
Sayın Valimiz Ahmet Kara'dan ricam, kangren olmuş bu soruna bir neşter atması ve bu konuda milletvekillerimizle ve Belediye Başkanımızla birlikte Ankara'da biran önce girişimlerde bulunmasıdır.
İstanbul, 9 Eylül 2015

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 18 Eylül 2020
İmsak 04:52
Güneş 06:17
Öğle 12:39
İkindi 16:07
Akşam 18:52
Yatsı 20:12

Gelişmelerden Haberdar Olun

@