Yüce Dinimizin, kutsal gecelerinden birisi de Kadir gecesidir. Kadir gecesi gecelerin sultanıdır. Tıpkı meleklerin sultanı Cebrail (a.s.), insanların sultanı da Hz. Muhammed (s.a.v.) olduğu gibi.

Bilindiği gibi 10 Haziran Pazar akşamı Kadir gecesidir. Bizleri sağlık ve mutluluk ve milletçe huzur ve hürriyet içerisinde bir Kadir Gecesine daha ulaştıran Rabbimize sayısız şükürler olsun.

Kadir gecesi aynı zamanda, Kur’an-ı Kerim’de başlı başına bir sure ile şereflendirilen şanı yüce bir gecedir. Kadir Suresi Kerim kitabımızın 97. Suresidir. Bu surede Cenabı Hak şöyle buyurmaktadır; “Şüphesiz biz onu (Kur’an-ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin (şeref ve azametini) sana bildiren nedir?

Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. O gecede Melekler ve Ruh (Cebrail) Rablerinin izni ile (o sene takdir edilen) her iş için (yeryüzüne) inerde inerler. O gece tan yeri ağarıncaya kadar, bir sulh ve sükûn, bir selam ve kurtuluş gecesidir.” (Kadir Suresi,1-5)

Bu surenin sebebi nüzulü için anlatılan şudur. Efendimiz bir gün ashabı ile sohbet ederken, Beni İsrail Evliyasından Şemünel gazi isminde bir zatın, 83 yıl 4 aylık ömründe daima, Allah rızası için düşmana karşı kılıç kuşanmış olduğunu anlatır. Sahabeler, “ Keşke bizim de ömrümüz o kadar uzun olsa da, bizde Allah rızası için çalışarak çok sevap kazansaydık” diye üzülürler. Bu olay üzerine Cebrail (a.s.) bu sureyi getirerek, “ Ya Muhammed (s.a.v.), Allah senin ümmetine kadir gecesini ihsan etti. Ümmetinden her kim bu geceyi, Allah’ın istediği gibi değerlendirirse, Şemünel Gazinin 83 yıl 4 aylık yani, bin aylık ömründe kazandığı kadar sevap kazanacaktır” demiştir. Allah bizleri, bu geceyi hakkıyla değerlendirenlerden eylesin.

Bu sureden anlıyoruz ki, insanlığın karanlık ufkuna Kur’an’ın nuru ve İslam’ın güneşi, bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesinde doğmuştur.

İnsanlığın ufkunu küfrün karanlıklarının kapladığı; imanî, amelî, toplumsal ve ahlakî çöküntünün kâinatı sardığı, sevgi, şefkat, merhamet, adalet ve güven duygularının silindiği, insanların Allah diye dağa, taşa, aya, yıldıza, güneşe ve elleriyle yaptığı putlara taptığı, güçlünün zayıfı ezdiği, kız çocuklarının diri diri toprağa gömülerek öldürüldüğü, kadınların pazarlarda satıldığı, bir erkeğin istediği kadar kadınla evlendiği, kadınların miras olarak kaldığı, kısaca Allah’a isyanın şiddetle hüküm sürdüğü bir zamanda Kur’an-ı Kerim, bütün cihanı aydınlatmaya ve insanlığı tevhit bayrağının altında toplamaya davete, Kadir gecesinde başlamıştır.

O halde, insanlığın dünyasını ve ahiretini aydınlatan, insanlığa iki cihan saadeti va’d eden; iman, ibadet, ahlak, iktisat ve hukukta kurtarıcı yolu gösteren Kur’an-ı Kerim’in indirildiği bu Kadir Gecesi, gaflet ve dalgınlıkla geçirilmemelidir. Şuurlu, samimi ve olgun bir Müslüman bu büyük fırsatı kaçırmaz.

Bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen, Cebrail (a.s) ve Meleklerin ibadet eden kullarla selamlaşmak için Allah’ın (c.c) izni ile yeryüzüne indiği ve sabaha kadar selam ve selamet gecesi olduğu bildirilen Kadir gecesinde akıllı Müslüman; Kur’an okuyarak, kaza namazı kılarak, dua ve tövbe ederek, hayır ve hasenatta bulunarak, anne babasını razı ederek, küs olduğu kişilerle barışarak, küs olduğunu bildiği kişileri barıştırarak, dost akraba ve komşuları ile tebrikleşerek, ev halkını sevindirerek, camilerde va’az-u nasihat dinleyerek, cemaatle gürül gürül namaz kılarak, geçen yıllarda işlediği günah kirlerinden temizlenmesini bilir, Allah rızası için gerekli olan her salih ameli yapar.

Peygamber Efendimiz bunun için müminleri geceyi ihya etmeye teşvik ederek, “Kim Kadir gecesini imanlı bir gönülle sevabını yalnız Allah’tan (c.c) umarak değerlendirir ve ihya ederse, geçmiş günahları af ve mağfiret olunur. ” buyurmuştur. (Buhari, Cilt: 2, Sayfa: 80)

Değerli dostlar! İmanlı gönülleri, Kadir gecesi ve Ramazan Bayramı sevincinin sardığı şu Günlerde aynı zamanda ilahi rahmet ve mağfiretiyle bizlere huzur, saadet ışık ve müjde getiren Ramazan ayından ayrılmanın da üzüntüsü içindeyiz.

Peygamberimizin Kadir gecesinde yapılmasını tavsiye ettiği bir dua şöyledir; “Ey Allah’ım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de af et.” (İbn-i Kesir Tefsiri, c.7, s. 339)

Bizde bu duayı sık sık yapalım. Bu geceyi son Kadir gecemizmiş gibi düşünerek değerlendirmeye çalışalım.

Geçen yılın Kadir gecesinde hayatta olup, bu gün rahmeti Rahmana kavuşmuş olanlara Allah’tan rahmet diliyoruz. Efendimizin Şefaati de onlarla olsun inşallah.

Bu kadir gecesi bizler için de son kadir gecesiyse, Allah bu dünyadan imanla göçmeyi nasip eylesin.

Duaların makbul olduğu bu gecede, şahsımız için, ailemiz için, akrabalarımız ve geçmişlerimiz için, güçlü devletimizin ve büyük milletimizin ebediyen payidar olması için, din devlet ve millet düşmanlarına karşı yurt içinde ve yurt dışında savaşan kahraman ordumuzun ve fedakar emniyet güçlerimizin muzaffer olmaları için ihlaslı bir şekilde dua edelim. Başından buyana bu din, bu devlet ve bu millet için kanını sebil eden şehit ve gazilerimiz için Allah’ın rahmetini ve Peygamberin şefaatini dileyelim.

Kadir geceniz mübarek ve Ramazan bayramınız kutlu olsun.

Ankara’dan selam, saygı, sevgi ve dua ile.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol