22.10.2014, 00:56 434

KABULLEN(E)MESEK DE GERÇEK BU...

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

Halk dalkavukluğu yapmadan, dobra dobra yazıyorum ya, bundan rahatsızlık duyanlar var.
Bir okurum göndermiş; “Siz, vatanınızı çok seviyorsunuz, bunu biliyorum. Ancak bildiğim bir başka şey daha var, o da şu; siz, vatandaşlarınızı sevmiyorsunuz… Onları küçümsüyor, hor görüyorsunuz…” diyor.
* * *
Zırva…
Külliyen zırva…
- Vatanını seviyorsun da…
- Eeee?
- Vatandaşını sevmiyorsun.
Böyle bir aptal suçlama olabilir mi?
Vatandaş olmadan, vatan olur mu? Ya da vatan olmadan, vatandaş?
Bu nasıl bir mantık, nasıl bir anlayış?
* * *
Bakın, daha önce yazdım, yine yazıyorum.
Ben siyasetçi değilim kardeşim, ben yazarım.
Ben sadece durum saptaması yapıyor, inandığım doğruları yazıyorum.
Ne diyorum?
“Bu siyaset anlayışımızla, bu siyasetçilerle(!), bu siyasetçiler(!) tarafından oluşturulan yönetim kadrolarıyla, bu eğitim ve bu yoksulluk düzeyimizle; gelişemeyiz, büyüyemeyiz, kalkınamayız; yokluğu, yoksulluğu, cehaleti yenemeyiz…” diyorum.
“Bu siyaset anlayışı, bu mantık, bu sistem; insanlarımızı Araplaştırıyor, arabeskleştiriyor, Ortadoğululaştırıyor…” diyorum.
“Bir inanç biçimi olan İslamiyet; tarikatlar eliyle, bir yaşam biçimi haline dönüştürülmeye çalışılıyor. İslamiyet yüceltilmiyor, un ufak ediliyor. Bu gidişat, iyi bir gidişat değil…” diyorum.
“Yeter artık, bu insanların aklını daha fazla karıştırmayın, dini duygularıyla oynamayın” diyorum.
“Karnı açlıktan guruldayan insanın; ileri demokrasi, geri demokrasi, orta demokrasi, faşizm, maşişm… umurunda olmaz.” diyorum.
“Oyunu aldım diye şişindiğin kişi, sana bilinçli olarak oy vermiyor… Çünkü onun aldığı (daha doğrusu alamadığı) öğretim ve eğitim düzeyi; onun düşünmesine, sormasına, sorgulamasına, araştırmasına ve bilinçli karar vermesine engel” diyorum.
“O zaten, kime, niye, neden oy verdiğini bilmiyor ki…” diyor, kanıtlı örnekler veriyorum.
Bunun için “Erzurumlu dedenin” öyküsünü anlatıyorum.
Bunun için Star Televizyonunda, halka mikrofon uzatan Osman Terkan kardeşimizin aldığı salak sulak yanıtları, köşeme taşıyorum.
“Bu halkın büyük bölümü, hatta ve hatta bu ülkenin siyasetçilerinin(!) büyük bölümü, demokrasiyi, ‘seçmek ve seçilmekten ibaret’ sanıyor. Hal böyleyken, ‘milli irade’ mavalına sarılıp, demagoji yapma(yın), kendi kendinizi kandırıyorsunuz… Milli irade, bu demek değildir. Demokrasi, bu demek değildir.” diyorum.
“Seçilmiş olmak, kişiye/kişilere ya da partilere dilediğini yapma hakkını vermez, diyorum.
“Abartmayın, neticede halkımızın kumaşı bu işte…” diyorum…
“Arpalanmış seçmen güruhunca el üstünde tutulabilir, iktidar olmanın nimetlerinden yararlanıp yargıdan kaçabilirsiniz ama tarihten kaçamazsınız…” diyorum.
… …
Ama efendim, sen bunları yazınca da, bu insanların gururu inciniyor.
!!??...
Tamam da… ne yapalım o zaman?
Siyasetçiler(!) gibi, halk dalkavukluğu mu yapalım?
Riyakârlık mı yapalım?
Siyasetçiler(!) gibi, “Siz neylerseniz, güzel eylersiniz” diye, sırt mı sıvazlayalım?
Gözünün içine baka baka yalan mı söyleyelim?
1950 yılından bu yana, yalan söyleniyor bu halka…
1950 yılından bu yana hurafelerle, yalanlarla, dolanlarla beyinleri yıkanıyor, bu insanların…
Niye?
Çünkü siyasiler(!), bu halkın böyle olmasını, böyle kalmasını istiyor.
Onun için, hurafeler bataklığında boğulmalarına göz yumuluyor.
Onun için beyinleri uyuşturulup, akılları karıştırılıyor.
Malum çevreler, onun için “Allah ne verdiyse doğurun…” diye yırtınıyor.
Çünkü biliyorlar ki, ülke nüfusu denetimsiz bir biçimde ne denli çok artarsa; yoksulluk da o oranda artar. Yoksulluk artınca da insanları, üç paket bulgura, iki çuval kömüre satın almak, o denli kolay olur.
* * *
Dalkavukluk, dalkavukluk, dalkavukluk… Nereye varacak bu işin sonu?
Bir başkasının bunları yazmaya, söylemeye dili varmayabilir.
Benim varıyor.
Ben siyasetçiler(!) gibi çalkalayıp, kıvırmıyorum.
Ben, halk dalkavuklarından çok daha fazla sevdiğim halkıma, “Kabahatin büyüğü de sende be kardeşim…” diyorum. “Silkin artık, kendine gel…” diyorum…
* * *
Bütün bunları, ben yazamayacağım, sen yazmayacaksın, o yazmayacak da; kim yazacak?
Nasıl bulacağız doğruları? Nasıl çıkacağız düzlüğe? Nasıl çıkacağız aydınlığa?
Bugün Türkiye, eğitimsiz yoksulların bolluğu yüzünden, siyaset bezirgânlarının cenneti haline geldiyse, bunun nedeni bu mantık, bu zihniyettir.
Haaa… bu sadece onun suçu mu?
Elbette değil.
Onu bu duruma; “odunu koysam seçtiririm” diyen zihniyetler getirdi.
“Bizim halkımız, şöyle ulu, böyle önsezili, şöyle öngörülü” diye şarlatanlık yapanlar getirdi…
Kimse kimseyi kandırmasın.
Bu halkın ortalama eğitim düzeyi, 3,5 öğretim yılı…
Kabullensek de kabullenmesek de gerçek bu canım kardeşim.
Yazarın notu: 22 Mart 2011 tarihinde yayımlanan bu yazımı, tekrar yayımlama gereğini duydum.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
parçalı bulutlu
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 14 24
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 14 33
2. Man City 14 32
3. Liverpool 14 31
4. West Ham 14 24
5. Arsenal 13 23
6. Wolverhampton 14 21
7. Brighton 14 19
8. Leicester City 14 19
9. Tottenham 12 19
10. M. United 13 18
11. Brentford 13 16
12. Crystal Palace 14 16
13. Aston Villa 14 16
14. Everton 14 15
15. Leeds United 14 15
16. Southampton 14 15
17. Watford 14 13
18. Burnley 13 10
19. Norwich City 14 10
20. Newcastle 14 7
Takımlar O P
1. Real Madrid 15 36
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 15 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7

Gelişmelerden Haberdar Olun

@