22.10.2014, 00:56 448

KABULLEN(E)MESEK DE GERÇEK BU...

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

Halk dalkavukluğu yapmadan, dobra dobra yazıyorum ya, bundan rahatsızlık duyanlar var.
Bir okurum göndermiş; “Siz, vatanınızı çok seviyorsunuz, bunu biliyorum. Ancak bildiğim bir başka şey daha var, o da şu; siz, vatandaşlarınızı sevmiyorsunuz… Onları küçümsüyor, hor görüyorsunuz…” diyor.
* * *
Zırva…
Külliyen zırva…
- Vatanını seviyorsun da…
- Eeee?
- Vatandaşını sevmiyorsun.
Böyle bir aptal suçlama olabilir mi?
Vatandaş olmadan, vatan olur mu? Ya da vatan olmadan, vatandaş?
Bu nasıl bir mantık, nasıl bir anlayış?
* * *
Bakın, daha önce yazdım, yine yazıyorum.
Ben siyasetçi değilim kardeşim, ben yazarım.
Ben sadece durum saptaması yapıyor, inandığım doğruları yazıyorum.
Ne diyorum?
“Bu siyaset anlayışımızla, bu siyasetçilerle(!), bu siyasetçiler(!) tarafından oluşturulan yönetim kadrolarıyla, bu eğitim ve bu yoksulluk düzeyimizle; gelişemeyiz, büyüyemeyiz, kalkınamayız; yokluğu, yoksulluğu, cehaleti yenemeyiz…” diyorum.
“Bu siyaset anlayışı, bu mantık, bu sistem; insanlarımızı Araplaştırıyor, arabeskleştiriyor, Ortadoğululaştırıyor…” diyorum.
“Bir inanç biçimi olan İslamiyet; tarikatlar eliyle, bir yaşam biçimi haline dönüştürülmeye çalışılıyor. İslamiyet yüceltilmiyor, un ufak ediliyor. Bu gidişat, iyi bir gidişat değil…” diyorum.
“Yeter artık, bu insanların aklını daha fazla karıştırmayın, dini duygularıyla oynamayın” diyorum.
“Karnı açlıktan guruldayan insanın; ileri demokrasi, geri demokrasi, orta demokrasi, faşizm, maşişm… umurunda olmaz.” diyorum.
“Oyunu aldım diye şişindiğin kişi, sana bilinçli olarak oy vermiyor… Çünkü onun aldığı (daha doğrusu alamadığı) öğretim ve eğitim düzeyi; onun düşünmesine, sormasına, sorgulamasına, araştırmasına ve bilinçli karar vermesine engel” diyorum.
“O zaten, kime, niye, neden oy verdiğini bilmiyor ki…” diyor, kanıtlı örnekler veriyorum.
Bunun için “Erzurumlu dedenin” öyküsünü anlatıyorum.
Bunun için Star Televizyonunda, halka mikrofon uzatan Osman Terkan kardeşimizin aldığı salak sulak yanıtları, köşeme taşıyorum.
“Bu halkın büyük bölümü, hatta ve hatta bu ülkenin siyasetçilerinin(!) büyük bölümü, demokrasiyi, ‘seçmek ve seçilmekten ibaret’ sanıyor. Hal böyleyken, ‘milli irade’ mavalına sarılıp, demagoji yapma(yın), kendi kendinizi kandırıyorsunuz… Milli irade, bu demek değildir. Demokrasi, bu demek değildir.” diyorum.
“Seçilmiş olmak, kişiye/kişilere ya da partilere dilediğini yapma hakkını vermez, diyorum.
“Abartmayın, neticede halkımızın kumaşı bu işte…” diyorum…
“Arpalanmış seçmen güruhunca el üstünde tutulabilir, iktidar olmanın nimetlerinden yararlanıp yargıdan kaçabilirsiniz ama tarihten kaçamazsınız…” diyorum.
… …
Ama efendim, sen bunları yazınca da, bu insanların gururu inciniyor.
!!??...
Tamam da… ne yapalım o zaman?
Siyasetçiler(!) gibi, halk dalkavukluğu mu yapalım?
Riyakârlık mı yapalım?
Siyasetçiler(!) gibi, “Siz neylerseniz, güzel eylersiniz” diye, sırt mı sıvazlayalım?
Gözünün içine baka baka yalan mı söyleyelim?
1950 yılından bu yana, yalan söyleniyor bu halka…
1950 yılından bu yana hurafelerle, yalanlarla, dolanlarla beyinleri yıkanıyor, bu insanların…
Niye?
Çünkü siyasiler(!), bu halkın böyle olmasını, böyle kalmasını istiyor.
Onun için, hurafeler bataklığında boğulmalarına göz yumuluyor.
Onun için beyinleri uyuşturulup, akılları karıştırılıyor.
Malum çevreler, onun için “Allah ne verdiyse doğurun…” diye yırtınıyor.
Çünkü biliyorlar ki, ülke nüfusu denetimsiz bir biçimde ne denli çok artarsa; yoksulluk da o oranda artar. Yoksulluk artınca da insanları, üç paket bulgura, iki çuval kömüre satın almak, o denli kolay olur.
* * *
Dalkavukluk, dalkavukluk, dalkavukluk… Nereye varacak bu işin sonu?
Bir başkasının bunları yazmaya, söylemeye dili varmayabilir.
Benim varıyor.
Ben siyasetçiler(!) gibi çalkalayıp, kıvırmıyorum.
Ben, halk dalkavuklarından çok daha fazla sevdiğim halkıma, “Kabahatin büyüğü de sende be kardeşim…” diyorum. “Silkin artık, kendine gel…” diyorum…
* * *
Bütün bunları, ben yazamayacağım, sen yazmayacaksın, o yazmayacak da; kim yazacak?
Nasıl bulacağız doğruları? Nasıl çıkacağız düzlüğe? Nasıl çıkacağız aydınlığa?
Bugün Türkiye, eğitimsiz yoksulların bolluğu yüzünden, siyaset bezirgânlarının cenneti haline geldiyse, bunun nedeni bu mantık, bu zihniyettir.
Haaa… bu sadece onun suçu mu?
Elbette değil.
Onu bu duruma; “odunu koysam seçtiririm” diyen zihniyetler getirdi.
“Bizim halkımız, şöyle ulu, böyle önsezili, şöyle öngörülü” diye şarlatanlık yapanlar getirdi…
Kimse kimseyi kandırmasın.
Bu halkın ortalama eğitim düzeyi, 3,5 öğretim yılı…
Kabullensek de kabullenmesek de gerçek bu canım kardeşim.
Yazarın notu: 22 Mart 2011 tarihinde yayımlanan bu yazımı, tekrar yayımlama gereğini duydum.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
16°
parçalı az bulutlu
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@