26.01.2016, 00:08 2884

JAPONYA’DA BATAN ERTUĞRUL FIRKATEYNİ ve ERTUĞRUL 1890 FİLMİ

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

1991 Yılında Japonya’ya yaptığımız seyahatte bizim Türk olduğumuzu öğrenen neredeyse tüm Japonların bize ilk anlattıkları, 1890 yılında Japonya’ya yapılan bir dostluk ziyaretinin dönüşünde Kushimoto adası civarında kayalıklara çarparak parçalanan Ertuğrul fırkateyninin hazin sonu idi.
O tarihlerde Çorum Haber’de yazmaya başlamadığım için bu olayı ve 21 gün süren, Tokyo, Kyoto, Nagoya, Osaka ve Nara şehirlerini kapsayan gezimizi sizlerle paylaşamamıştım. Tokyo, Nagoya ve Kyoto’da, bu şehirlerin su kuruluşları ve otoritelerini, üniversitelerini ve çeşitli atıksu arıtma tesislerini ziyaret etmiş ve incelemelerde bulunmuştum. Ayrıca bu ziyaret sırasında Kyoto Ritsumeikan Üniversitesi’nde, “Türkiye’de Atıksu Bertarafı” konulu bir de konferans vermiştim. Bu Üniversitede öğretim üyesi olan Prof.Dr. Kiyoşi Yamada ile 1980 yılında Amerika’da University of Illinois Urbana - at Champain’de birlikte bulunmuştum. Ayrıca yanında doktora çalışmasını yürüten asistanımız Bülent İnanç’ın hocası ve Dünya Göller Komitesinin Başkanı olan Prof.Dr. Saburo Matsui’yi de Kyoto yakınında bulunan bu kuruluşun tesislerinde ziyaret etme imkanı buldum. İleride fırsat bulduğumda bu Japonya gezimi sizlerle paylaşmayı düşünüyorum.
Orada kaldığımız süre içinde Türk olduğumuzu öğrenen tüm Japonların ilgisi ve sevgisi ile karşılaşmıştık. Bilindiği gibi Japonlar Altay –Ural’dan doğuya doğru göç ederken Türkler de aynı bölgeden Batıya doğru hareket etmişler .Orada gördüğümüz yaşam tarzı ve örf ve adetleri bizimkilere çok benzemekteydi.Belki de bu dostluk ve yakınlık bundan kaynaklanmaktadır.
* * *
Son birkaç haftadır ülkemizde ve İstanbul’da oynayan Türk-Japon ortak yapımı ‘’Ertuğrul 1890’’ filmini izledik. Japon Mitsutoshi Tanaka’nın yönetmenliğini üstlendiği film, Türkiye’den Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve Japonya’dan ise Ertuğrul Film Partners yapımcılığında ve katkılarıyla çekilmiştir. Filmin senaryosu, ülkemiz ve Japonya arasındaki yakınlığı ve dostluğu ortaya koyan iki önemli olaya dayandırılmıştır.
Bu olaylardan birisi ve benim de yazımda daha detaylı üzerinde duracağım konu olan Ertuğrul fırkateyni kazası, diğeri ise Irak-İran savaşı esnasında Saddam’ın belirli bir süre vererek; Tahran havaalanını bombalayacağını belirttiği esnada uçak bulamayarak ülkeyi terk edemeyen 300 Japon vatandaşının yardımına Türkiye’nin koşmasıdır.Japon hükümetinin riskli ve tehlikeli bulması nedeniyle uçak göndermemesi, diğer havayollarından ancak kendi vatandaşlarını taşımaları nedeniyle yer bulamamaları neticesinde, Tahran’daki Japon Büyükelçisinin, Türk Büyükelçisinden yardım istemesi sonucu, o zamanki Başbakan Turgut Özal’ın her türlü riski göze alarak iki uçak göndermesi ile Japonların Türkiye’ye gelmesi sağlanmıştır. Ayrıca Tahran’da bulunan Türkler de süre bitmeden başka uçaklarla tahliye edildiler.
* * *
Filmin dayandığı ana konuları ve geminin seyahati hakkında bilgi vermeyi istiyorum.
II. Abdülhamid, 1887 yılında Japonya İmparatoru Komeii 'nin yeğeninin bir savaş gemisiyle İstanbul'u ziyaret etmesinin ardından Japonya’ya bir heyet gönderilerek iade-i ziyaret yapılmasını emretmişti. Gemi, II. Abdülhamid’den Japon İmparatoruna mücevherli imtiyaz nişanı ve diğer hediyeleri götürecekti.
Bu fırkateynin böyle bir dostluk ziyaretinin esas nedeni, Osmanlı Devleti’nin etrafının öncelikle İngiliz, Fransız ve Rus devletleri tarafından kuşatılması ve Osmanlının kendisini yalnız hissetmesi nedeniyle Japon İmparatorluğunun dostluğuna ihtiyaç duyması idi.
Padişahın isteği üzerine donanmanın en güzel gemisi bu iş için tahsis edildi. Bazı uzmanların bu geminin çürük olduğu ve böyle bir seferi tamamlayamayacağı yönündeki raporlarına rağmen Ertuğrul Fırkateyni, Temmuz 1889’da İstanbul’dan yola çıktı. Gemi, Sultan Abdülaziz döneminde yaptırılmış ve 19 Ekim 1863 Pazartesi günü Padişah huzurunda denize indirilmiş Osmanlı fırkateyni. Makine ve kazanları 1864’te İngiltere’de monte edilmişti.
İlk arızasını Süveyş kanalında yaptı ve Güzergâhı boyunca çeşitli limanlara uğrayarak seyahat ediyordu. Fırkateyn,Singapur’a vardığında kafile başkanı Miralay Osman Bey Amiralliğe terfi ettirildi. Kafile, uğradığı ülkelerin halkları veMüslümanlar tarafından görkemli sevgi gösterileriyle karşılanıyor, gemiyi kimi zaman binlerce kişiden oluşan gruplar ziyaret ediyordu. Gemi, 11 ay sonra 7 Haziran 1890 tarihinde Japonya’nın Yokohama Limanı'na vardı.
İmparator Komeii, Türk amiralini ve heyetini görkemli bir şekilde karşıladı. Şehir halkı Türk amiralinin saray arabası ile İmparatorun yanına gidişini sevgi gösterileriyle takip etti.
Ertuğrul Fırkateyni, Japon sularında kaldığı üç ay boyunca etrafındaki binlerce Japon kayığına 50 kişilik bandosuyla konserler verdi.
Nihayet geri dönüş yolculuğu için hazırlıklar tamamlandı. Yola çıkılacağı gün Japon Deniz Kuvvetlerinin tayfun uyarısına rağmen, Ertuğrul Fırkateyni planlandığı gibi 15 Eylül 1890 tarihinde Yokohama Limanı’ndan ayrıldı. Kuşimoto açıklarında tayfuna yakalanan Ertuğrul Fırkateyni 16 Eylül 1890’da kayalara çarparak battı. Kazadan sadece 69 denizci çok fakir olan ve balıkçılıkla geçinen ada halkının ve bu adada yaşayan fedakar bir doktorun çabaları ile kurtarılmıştı. Japonlar kıt olan yiyeceklerini ve tüm imkanlarını kurtarılan Türklerle paylaşmışlar, ancak bir kısmı da kurtarılamayarak hayata veda etmişti. Amiral Osman Bey de dahil 581 mürettebat bu kazada hayatını kaybetti
Filmde, bu kazanın oluşunun nedeni olarak , Eylül ayında tayfun döneminde yola çıkılması ve geminin bu kadar uzun bir seyahate dayanıklı olmadığı izlenimi edinilmektedir.
* * *
Ertuğrul Fırkateyni’nin trajik sonu Türk-Japon halklarını yakınlaştırdı. Yöre halkı, kazadan kurtulanlara büyük yardım ve yakınlık gösterdi. Torajiro Yamada isimli bir Japon, şehit yakınları ve kazazedeler için yardım kampanyası düzenledi. Toplanan para aynı kişi tarafından dönemin padişahına teslim edildi. Hayatta kalan 69 denizci, Japonya İmparatorunun talimatıyla Hiei ve Kongō isimli iki askeri gemi ile İstanbul’a gönderildi.
Kazada ölenlerin anısına Kuşimoto’da bir anıt yapılmıştır. İlk anıt Japonlar tarafından 1891’de dikilirken, 1929 yılında yine Japonlar tarafından genişletilmiştir. Şehitlik Anıtı, 3 Haziran 1929 tarihinde Japon İmparatoru tarafından da ziyaret edilmiştir. 1937’de Türkiye tarafından restore edilen anıt önünde her yıl düzenli olarak anma törenleri yapılmaktadır.
Kuşimoto kasabası Mersin ve Yakakent ile kardeş şehirdir. Kuşimoto’da bir de müze bulunmaktadır. 1974 yılında inşa edilen "Türk Müzesi"nde Ertuğrul Fırkateyni’nin maketi, gemideki asker ve komutanların fotoğrafları ve heykelleri bulunmaktadır.
Türk denizcilik tarihinin en büyük facialarından biri olan Ertuğrul’un batması konusu son yıllarda, japonya ve Türk devletleri tarafından bu iki ülke arasında dostluk köprüsü kurulması için daha yoğun bir şekilde araştırılmakta ve incelenmektedir.
Bu kapsamda Japonya’nın Kushimoto kenti açıklarında batan geminin batıklarının çıkarılması desteklenmektedir.Bu çalışmalara bu yılın 15 Ocak -15 Şubat tarihleri arasında devam edileceği öğrenilmiştir.Bu kazı çalışmaları, aynı zamanda Bodrum Kültür Ve Sanat Vakfı Başkanı olan kaptan Tufan Turanlı ‘nın başkanlığında yürütülmektedir.
Bu çerçevede; Türkiye ve Japonyada 11 sergi açılmış,Ertuğrul 1890 filminin de her iki ülkede vizyona girmesi ile 800 ‘ün üzerinde gazete haberi ve T.V . programına konu olmuştur.



İstanbul, 24 Ocak 2016
-https://tr.wikipedia.org/wiki/Ertu%C4%9Frul_(f%C4%B1rkateyn)
-‘’Ertuğrul Firkateyni Kazısında Yeni Dönem’’, Hürriyet, 13.1.2016
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
24°
parçalı bulutlu
banner303
Namaz Vakti 25 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@