02.11.2012, 00:00 159

İSTİSMAR SÖZCÜĞÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Salim SAVCI

Salim SAVCI

     GİRİŞ:

     Türkiye Cumhuriyetinin ANADİLİ , Anayasamıza göre Türkçe’dir. Ülkenin her noktasında lehçe farkları da olsa, Osmanlı İmparatorluğu zamanında bile halkın iletişim kaynağı Türkçe olarak yaşamıştır. İmparatorluğun anadili Osmanlıca(Arapça, Farsça, Türkçe karışımıdır) devlet dairelerinde egemen iken halk anadili Türkçeyi yaşatmayı bilmiştir. Anadilimiz Türkiye Cumhuriyetinin kurulması ile aşamalar yaparak bugünkü düzeye ulaşmıştır. Ne yazıktır ki, sorumlu sandalyelere ulaşanlar ile TEVE’lerde sunuculuk yapan bazılarımız Türk alfabesine göre yasa ile adı da belirtilen  K(Ke okunur) , H (He okunur) hatflerimizi KA ve HA diye okudukları gibi bir sözcüğün Türkçesi ile Arapçasını  İLGİ ALÂKA  diye söyleyebilmektedirler.TEVE’leri dinleyen yavrularımız da; ‘Dede, TEVE’de yine çam devirdiler’ demekten kendilerini alamamaktadırlar.

         KONU:

          2012 yılı eylül ayında çevremde konu edilen bir sözcük var. Arapça bir sözcük. Sıkı durun söylüyorum: İstismar.

          Bu sözcüğün anlamı ile bunun çağrıştırdığı sözcüklerin anlamlarını aktarıyorum:

          İstismar sözcüğünün anlamı: Sözcük Arapçadır. Toplumumuzda Osmanlılardan beri yaşamaktadır. Eşanlamlısı bilindiği halde istismar sözcüğü tüm heybeti ve içeriği ile anadilimizde boy vermektedir. Sözlüklerde anlamı da şöyle veriliyor:

-          Yararlanma.

-           Faydalanma.

-           Sömürme.

        Şimdi de bu sözcükleri ele alalım:

         Yararlanma: Kişi ya da devletin çevresindeki insanların sahip oldukları nimetlerden kendisine  çıkar yani menfaat sağlamasıdır. Bu ise bir yerde faydalanmanın ta kendisidir.

         Faydalanma: Yarar sağlamaktır. Bunu kişiler de, devletler de bal gibi yapabilir.

         Sömürme:Güçlü olanların, güçsüz durumda bulunanların emeklerini, yer üstü ve yer altı kaynaklarını kendi çıkarları için kullanmalarıdır. Bir başka tanımla; Yenilebilecek şeyleri yiyip bitirmektir. Yani  bir şeyin değerli yanlarından geniş şekilde yararlanmaktır.

          Sömüren: Güçlü olanın çıkar sağlamasıdır.Çıkar sağlayan kişi de, kurum d a, kuruluş da, işyeri de olabilir.

        

          İstismarı en iyi kim yapar?

          Bu konu, iki basamakta incelenebilir: 

         * Ülke içinde: Yararlanma ve faydalanma kişilerden çok ülkenin çıkarları için  yapılıyorsa toplumun her kesimi bundan mutluluk duyar. Yararlanma kişiselliğe kaydıkça kamuoyunun temsilcilerine konuşma ve hak arama yolları açılır. Her şey yasaların verdiği olanaklar ile yapılabilirse değer taşır. Eleştiriler ile taraf tutmalar önlenebilir.

          * Dış ülkeler açısından: 2012 yılı içerisindeyiz. Birleşmiş Milletler Meclisinde yer alan devletler; gelişmiş, gelişmekte olan, geri kalmış ülkeler arasında yer alırlar. Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olanlar ile geri kalmış ülkelerin toprak altı ve toprak üstü zenginliklerinden yararlanmanın yani sömürmenin yollarını bulabilirler. Ellerindeki siyasal ve mali olanakları kullanarak toplumları süper tüketici, kendilerini en büyük üretici yapabilirler.Bu gerçekleri gören devletler İnsan Haklarına dayalı olarak ülkelerinin geleceklerini düşünürler ve bunun uğraşısını vermekten uzak kalmamaya çalışırlar. Çünkü canlıların en gelişmişi olan insanlar düşünme gücüne sahiptirler. Başkalarının sömürmelerine fırsat vermezler. Bu da böyle biline!

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
16°
parçalı bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 20 Eylül 2020
İmsak 04:54
Güneş 06:19
Öğle 12:39
İkindi 16:05
Akşam 18:48
Yatsı 20:08

Gelişmelerden Haberdar Olun

@