29.06.2012, 00:00 172

“İSTANBUL’UN ÇILGIN TRAFİĞİ !..”

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Son yazımda da belirttiğim gibi İstanbul dışarıdan bakıldığında bir cennet gibi gözükse de içerisinde yaşayanlar için zaman zaman bir cehennem gibidir. İnsanlar mecbur kalmadıkça trafik çilesi çekmemek için evlerinden çıkmamaktadırlar...

Köprülerin tamire alınması ile İstanbul trafiği çekilmez oldu.

Geçen hafta Antalya'ya uçan eşim, Asya tarafında bulunan Sabiha Gökçen Havaalanı'ndan saat 17.00'de uçabilmek için evimizden saat 10.00'da çıktı ve Taksim Meydan'ından hareket eden havaalanı otobüsüne saat 12.00'de bindi. Yani seyahatinden tam 7 saat önce evimizden çıkmak zorunda kaldı...

Beni etkileyen bu durumu geniş bir şekilde sizlerle paylaşmak isterken, internette Milli Gazete yazarı Mehmet Şevgi Eygi'nin '' İSTANBUL'UN ÇILGIN TRAFİĞİ !.. '' başlıklı yazısına rastladım. Kendisi İstanbul doğumlu bir İstanbullu olarak bu durumdan çok rahatsız... İstanbul'un durumunu ortaya koyan bu yazıyı aşağıda değerlendirmenize sunuyorum.

*     *     *

''Dünyanın en iyi şoförü olsam yine de İstanbul trafiğine girmem. İstanbul çılgın bir şehir oldu, bir tımarhâne-i  kübra haline geldi. Nüfusu en fazla beş milyon olabilecek bir şehirde siz yirmi küsur milyon halk toplarsanız olacağı buydu.

Bu şehirde her şey çılgın ama trafik çıpçılgın, en çılgın.

Her şeyin etiği olduğu gibi trafiğin de vardır. Bizde trafik ahlâkı yerlere serilmiş can çekişiyor.

Kırmızı ışıkta bekliyorsunuz. Yeşil yandı, bir saniye sonra hareket edeceksiniz. Arkadaki terbiyesiz kornaya basıyor.

Hem araba sürüyor, hem cep telefonunu kulağına dayamış konuşuyor. Görgüsüz!

Halkımızda dikkat ve ihtiyat diye bir şey kalmadı. Dört beş yaşındaki çocuğu elinden tutmuş, cadde tarafında yürütüyor... Bu bir cinayet değil midir?

Çocukları sokakta, caddede güvenli olan tarafta tutmak gerekmez mi?

Kim öğretecek bu kuralı bunca cahile?

Pikniğe gitmişler, otomobilin el frenini çekip bırakmışlar. Çocuklar frenle oynamış, vasıta yokuş aşağı aşağıdaki göle girmiş, çocuklar boğulup ölmüş...

Vatandaş hem freni çekip hem de tekerleklerden birinin önüne bir taş koymuş olsaydı bu facia cereyan etmeyecekti.

Son yıllarda fren yerine gaza basma vak'aları ne kadar çoğaldı.

Hatırlıyor musunuz, Bursa'da sersem bir sürücü otobüs durağına girip beş zavallı kadını biçmişti. Ne kadar yatmıştı? Sadece on ay. Adam başına iki ay eder. Bizde halkın canı ne kadar ucuz?

Bir de aklımın hiç ama hiç almadığı kazalar oluyor. Dümdüz yolda giderken bariyere çarpıyor. Sis yok, yer yaş değil, kar mar da yok. Durup dururken böyle kazalar niçin oluyor? Sakın, bunların bir kısmı haram yemekten ileri gelmesin?

Yollar yetersiz... Köprüler yetersiz... Dikkat yetersiz... Ehliyet yetersiz... Ahlâk yetersiz... Eğitim yetersiz... Hukuk yetersiz... Cezalar yetersiz...

Seksen iki milyonluk Almanya'nın başkenti Berlin'in nüfusu beş milyon...

Şehir yeşillikler içinde... Her yerde parklar, sun'î göller, bahçeler, korular... Trafik son derece düzgün... Park yerleri belli... Kanunları ve kuralları çiğneyeni hiç affetmiyorlar...

Berlin zelzele bölgesi değil ama orada binalar çürük çarık yapılmıyor.

Berlin'de rant mafyaları cirit atamıyor.

Berlin'de alavere dalavere inşaata ve yerleşime kapalı arsa ve araziler üzerinde inşaat yapılmıyor.

Orada zırt pırt imar afları çıkartılmıyor.

Orada şehir planının her gün ırzına geçilmiyor.

Berlin'de hâkimler var, mahkemeler var...

Berlin'de adalet, vicdan, insaf var.

Berlin'de trenler, tramvaylar, otobüsler, metrolar saat gibi çalışıyor.

Berlin'in nüfusunu beş milyondan yukarıya çıkartmak mümkün değil.

Berlin, İkinci Dünya Savaşı'nda yangın yerine, viraneye dönmüştü. Bütün eski tarihî binalar, anıtlar yeniden yapıldı. Orası bir çirkinlikler sergisi değil.

Berlin medenî bir şehir.

Berlin halkı kanunsuzluğa, ahlâksızlığa, nizamsızlığa hiç tahammül etmez.

İstanbul dünyanın en büyük köyü haline geldi.

Artık köy olmaktan da çıktı, bir tımarhane-i kübra oldu. ''

*     *     *

İstanbul ile ilgili yazılarıma şimdilik burada son veriyorum.

Gelecek yazımda Haziran ayında bir hafta kaldığım Çorum ile ilgili izlenimlerimi sizlerle paylaşacağım.

İstanbul,27 Haziran 2012

Not: Berlin'in nüfusu  yazarın belirttiği gibi 5 milyon değil 3.5 milyondur.

Mehmet Şevgi Eygi, ''İSTANBUL'UN ÇILGIN TRAFİĞİ !..'', Milli Gazete, 25.6.2012

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
24°
parçalı bulutlu
banner303
Namaz Vakti 25 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@