11.06.2013, 00:00 237

İSLAMİYET BİRLİK VE BARIŞ DİNİDİR

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

            İslam dini toplumların huzurlu olmalarına ve barış içinde yaşamalarına büyük önem vermiştir. Çünkü din, insanlığın dünya ve ahiret saadetini amaçlamaktadır. Onun için gönderilmiştir. İki cihan saadeti ise huzur ve barış ortamında elde edilir.  Barış ve huzurdan mahrum toplumlarda terör,  fitne, fesat, kaos ve savaş olur. Bunların tamamı dinin tasvip etmediği, cevaz vermediği şeylerdir.

            Zaten İslamiyet alimlerce “Allah’u Tealanın Cebrail ismindeki melek vasıtası ile sevgili peygamberi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ e gönderdiği, insanların dünya ve ahirette rahat ve mesut olmalarını sağlayan usul ve kaideler, emir ve yasaklar” (1) olarak tanımlanmıştır.

            İslam dininin dünya barışına katkısı çok büyüktür. Çünkü İslam dini; tüm insanlığı bir anne ve bir babadan doğma kardeşler olarak kabul ve ilan etmiştir. Nitekim Kur’an-ı  Kerimde mealen, “Ey  insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizin milletlere ve kabilelere ayırdık.” (2) buyrulmuştur.

            İslam’a göre insanlar; soyuna,  sülalesine, milletine, ırkına, rengine, sosyal konumuna, ekonomik durumuna, şu veya bu coğrafyada doğup yaşamasına ve cinsiyetine bakılmaksızın adeta bir tarağın dişleri gibi eşittirler. Bu konularda birbirlerine hiçbir üstünlükleri yoktur. İnsanlar birbirlerine ancak Allah’a olan takvaları ile üstünlük sağlarlar. Yani kim Allah’a daha çok ibadet ve itaat ediyorsa o, kendisinden daha az ibadet ve itaat edenden Allah katında daha üstündür.

            Nitekim Peygamber efendimiz veda hutbelerinde “Ey insanlar! Sizin rabbiniz birdir. Babanızda birdir. Hepiniz Âdemdensiniz, Âdem de topraktandır. Arap’ın Arap olmayana (aceme), arap olmayanın da  (aceminde) arap olana üstünlüğü yoktur. Siyah olanın kırmızı olana, kırmızı olanında siyah olana üstünlüğü yoktur. Ancak takvada üstünlük vardır….” (3) buyurmuştur.

            Bu hadisi şerifte görüleceği gibi İslam’a göre insanların birbirine ırk ve renk bakımından  üstünlükleri  yoktur. Takvaları bakımından üstünlükleri vardır.  Keza insanlar tek Allah’ın kulları ve tek babanın çocuklarıdırlar.

            Peygamberimiz (s.a.v) sahabeden Ebazer (r.a)’e hitaben de “Ya Ebazer! Sen Allah’a olan takvanla diğer insanlara üstünlük elde edemedikçe, ne kırmızıdan, ne siyahtan, ne arap ve nede diğer insanlardan üstün değilsin.” buyurmuştur. Yine efendimiz bir hadisi şeriflerinde de mealen “İnsanlar tarağın dişleri gibi eşittirler. Hiç kimsenin bir başkası üzerine (Allah korkusu (takva hariç) bir üstünlüğü yoktur.” (4) buyurmuştur.

            Bu ayet ve hadisler İslam dininin bütün insanlığı bir olan Allah’ın kulları, tek bir babanın çocukları, Allah’a olan yakınlıklarından başka hiçbir değerle birbirlerine üstünlüğü  olmayan  kardeşler  olarak  kabul ve ilan ettiğini  görmekte  ve öğrenmekteyiz.

            İslamiyet, dünya insanlığının barışını sağlamak için yaratılış bakımından bütün insanları kardeş  olarak ilan ederken, inanç yönünden  de müminleri kardeş ilan ederek, ehli imanın kardeşliğine  ayrı bir önem vermiş  ve Müslümanların  kardeşliğine ayrı bir önem vermiş  ve Müslümanların  kardeşliğini  adeta perçinleyerek de  Müslümanların arasında  barışı sağlamayı amaçlamıştır.  Nitekim Kur’an-ı Kerimde mealen “ Muhakkak ki müminler ancak kardeştirler.  Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki, esirgenesiniz.” (5)  buyrulmuştur.  Kelime-i şahadet sancağının  altında  toplanmaları sebebiyle  din kardeşi olan müminler,  kavga ettiklerinde  barıştırılmalıdırlar.

İslamiyet’te asıl olan insanların barış içinde yaşamalarıdır. Onun için ayeti kerimede mealen                          “Eğer  gerçek  müminlerseniz Allah’tan korkun ve aranızdaki anlaşmazlıkları gidererek  barış içerisinde  olun, Allah ve Rasulüne de itaat edin” buyururken,  hadisi şeriflerde de “Müslüman; elinden, dilinden ve davranışlarından diğer Müslümanların zarar görmediği insan olarak tanımlanmış, Müslüman’ın Müslüman’a malı, canı ve namusu haram kılınmış, Müslüman’ın Müslüman’a üç günden fazla küsmesi yasaklanmıştır. 

 

            Dünyevi nedenlerle arası açılan Müslümanların arasını islah etmek din kardeşlerinin dinen vazifesidir. Bu vazife yapılırken ölçü Allah’ın ayetleri ve peygamberin hadisleri esas alınır. Ve taraf kesinlikle tutulmaz, hüküm Allah’ındır.  Nitekim ayette “Eğer aranızda  bir anlaşmazlık  varsa  onu Allah ve Rasulüne ……. “  buyrulmuştur.

            İslam dini müminleri birlik ve beraberliğe çağırmış, Kur’an’a ve sünnete sımsıkı sarılarak  tefrikaya düşmemelerini istemiştir. Nitekim Al-i İmran suresinin 103. ayetinde “Hep birlikte Allah’ın ipine ( yani Kur’an’a-İslam’a)  sımsıkı yapışın (sarılın) parçalanıp ayrılığa düşmeyin…” buyurulurken, Peygamberimiz de hadislerinde “Cemaatte (birlikte)  rahmet, ayrılıkta azap vardır.”  demiştir.  Mevlana’nın bütün insanlığı İslam’a davet edip çağırması, Yunus Emre’nin “Sevelim sevilelim bu dünya kimseye kalmaz.” demesi ve Hacı Bektaş-ı Veli’nin  “Bir olalım, diri olalım ve iri olalım.” Demesi de hep bundandır.

            İnsanlığın atası olan Hz. Adem (a.s)’dan bu yana hak ile batılın temsilcileri mücadele ede gelmişlerdir. İbrahim (a.s)’in karşısına nemrut, Musa (a.s) karşısına Firavun, Muhammed (s.a.v)’in karşısına da Ebu Cehil batılın temsilcileri olarak çıkmışlardır. Bu mücadele kıyamete kadar da devam edecektir. O nedenle bugünkü dünyada hakkı temsil eden Müslümanlar, batılın temsilcisi olan gayri müslimlerle olan mücadeleyi kaybetmemeleri için Hakkı Hakkın istediği şekilde tutmak ve dinin gösterdiği yoldan gitmek mecburiyetindedirler.  

            Selam, saygı ve dua ile.

 

 

Ayet _____________________

1-Dini Terimler Sözlüğü Cilt. 1, Shf. 245

2-Hucurat Suresi Ayet 13

3-Veda Hutbesi

4-Keşfül Haya H. No: 2547

5-Hucurat Suresi 10

 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
19°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@