İnternet ortamı gerçekten de ilginç. Özellikle benim yaşamıma girdiğinden bu yana çok yararını gördüm internetin. İnternetin oyunlarımın Dünyada yaygınlaşmasında birinci derecede rol oynadığını söyleyebilirim öncelikle. Eskiden böyle miydi? Bir çeviri oyunumun bir başka ülkedeki bir tiyatroya gönderilmesi, tiyatrolarla iletişim kurulması gerçekten de sorun oluyordu benim için. İşin ekonomik bağlamdaki giderleri bir yana, fotokopi için ödenen paralar, kaybolan tekstler, zaman yitirilmesi gibi bir hayli olumsuzlukları da yaşıyorduk eskiden. Şimdi öyle mi? 5 Dakikalık bir süre içinde bir çok adrese oyunlarımızı en güvenli bir şekilde gönderebiliyoruz. Kütüphaneleri dolaşmak da yok artık. İstediğimiz bilgiye hemen ulaşabiliyoruz çünkü. Bilgisayar, özellikle biz yazarlara yazım bağlamında da inanılmaz kolaylıklar getirdi. Bir sayfadaki değişiklik nedeniyle koskoca metni yeniden yazmak gibi bir zorunluluğumuz da yok artık. Kendi alanımızdaki insanlarla iletişim kurmak da cabası. Haberleşmek, yazışmak, ortak paydalarda buluşmaksa gerçekten harika. Doğum günü kutlamaları, atlamaya olanak vermeyecek şekilde düzenlenmiş. Özellikle erkekler bu konuda çok şanslılar. Listeler haftalık geliyor önlerine. Sayısız yararları var kısacası. Kazalar oluyor diye trafiği yasaklamanın alemi yok yani.
Geçtiğimiz gün internet adresime bir yazı geldi. “Ey bu meclisin aşağılık mensupları!” diye başlıyordu yazı. Biraz endişeyle ancak merakla okudum hemen.
"Ey bu meclisin aşağılık mensupları!...Acele edin ve defolup gidin..."
"Oturumunuzu sonlandırmaya geldim. Meclisi yaptığınız her icraat ile kirletmenize ve şerefsizleştirmenize artık kalıcı bir son vermeye geldim.
Siz ki fitneci, fesatçı, meclis üyeleri, siz ki iyi bir hükümet olmak dışındaki her şeysiniz!
Kiralık sefil yaratıklar, zavallılar, ülkenizi en küçük şahsi çıkar adına satılığa çıkaranlar, birkaç kuruş için Tanrı'ya ihanet edenler, içinizde bir parça da olsun erdem kalmadı mı?
Bir parça vicdan da mı yok? Bir sahtekar kadar bile dindar değilsiniz!
Para sizin yeni Tanrınız olmuş! Satılığa çıkarmadığınız bir değer de kalmadı..
Ulusunuz adına iyi bir şey düşünemez misiniz? Sizi çıkarcı sürüsü.
Bulunduğunuz bu kutsal meclisi, o varlığınızla kirletiyorsunuz!
Halkın size verdiği yetkiyi kötüye kullandınız.
Siz ki, halkın umutsuz dertlerine çare olmalıydınız.
Kendiniz halka en büyük dert kaynağı oldunuz! Ama ülkemiz beni bu meclisi temizlemeye çağırdı! Ve bu gücü de bana Tanrı verdi.
Vay halinize! Şimdi derhal defolun! Acele edin rüşvetin köleleri!
Acele edin, gidin!
Süslü saltanat eşyalarınızı alın ve defolup gidin!.. "
Kimdir bunları yazan derken bir de baktım ki altında bir açıklama. Aynen şöyle bir not düşülmüş:
Yukarıdaki söylev, tarihte demokrasinin beşiği olarak bilinen İngiltere'de geçmiştir. Sözleri sarf eden kişi, 1653 senesinin 20 Nisan günü, meclis çatısı altında kükreyerek nutuk atan General Oliver Cromwell isimli, sadece ülkesinin çıkarlarını kollayan yurtsever bir generaldi.
Daha altta ise şöyle bir bilgi veriliyor:Bu nutuk tarihi şekillendiren 50 söylevden biri sayılıyor.
Bu kadar önemli bir söyleve bile ancak internet aracılığıyla ulaştıysam gerçekten de yararlı bir durumdur bu. İnternet dünyasından gelen bu tür yararlı bilgileri size de ulaştırmaksa, bizlere düşen bir görevdir. Çünkü, 1653 yılının 20 Nisan günü söylenen bu kısa söylev bugün bile kalıcılığını sürdürüyorsa, sizlere sunulmayı hak ediyor demektir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol