Bu sözcüklerden ikisini konu olarak aldık:

Aldatılmak: Bir insanın, bir diğerini, bir oyun ve dolanla, kandırmasıdır. Bu mastarda, bir aldatan, bir de aldatılan vardır. Aldatılan kişi aldanan olur. Aldanan da görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varırsa yanılmış duruma düşer.

Kandırılmak: Kısaca aldatılmış olmaktır. Bir kişinin aldatılmasını sağlamaktır. Daha doğrusu onun inanmasını elde etmektir. Onu ikna edebilmektir. Kendi görüşünü kabul ettirmektir.

Her toplum; dünyaya ilk gelişinden beri gelişerek 21. yüzyıla kadar gelmiştir. Halen de her toplumda aldatan da, kandıran da vardır. Aldatmayı, kandırmayı bilenler, bir süre sonra da, aldatıldık, kandırıldık diyebilmektedirler. Ama bunu biz yaptık, sonucuna da katlanmamız gerekir diyemezler. Kendilerini mağdur gösterebilirler. Taraftarlarını memnun edebilirler ama akıl-bilim-mantık yolundan gidenlerle ters düşebilirler. Bunun inceliğini de bir türlü görmek istemeyebilirler.

Oysa akıl ve zihin yolunda olanlar insanları küçük duruma düşüren bu sözcükleri bilirler ama o düzeyde boş verenleri acı acı eleştirebilirler. Haksızsınız diyemeyiz. Çünkü akıl, akıldan üstündür. Aldatıldık, kandırıldık diyenlerin şapkalarını önlerine koyup düşünmelerini istemek de bir inceliktir, bir insan severliktir!..

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol