01.02.2016, 00:07 259

İNSANLAR OBEZ OLURKEN

Hanımların iki dirhem bir çekirdek olduğu, bize de kızların dudu göründüğü 1950’li yılların başlarından bahsedeceğim.
O zamanlar şimdiki gibi böyle israf, fuzuli masraf yoktu. “Onda var da bende niye yok” kavgası da yapılmazdı. İnsanlar o zamanlar daha yoksuldu, ama önce beyinlerinde mutluluğu oluşturuyor, sevginin tohumunu ekiyorlardı önce evlerine, sonra da etraflarına.
O zamanlar obez insanlar hemen hemen yok gibiydi. Bırak obezi, şişman kadın bile yoktu. Nerden olacaktı ki? Kadınlar sanki biçerdöver, hem ekiyor, hem biçiyor, hem de yıkıyordu her şeyi.
Çamaşır, dışarıdaki taş teknede tokaçla, küllü suyla yıkanırdı. Yemeği odun ateşinde pişirmeye uğraş, bulaşık yıka, pekmez yap, hem de yardımcısız.
Kadınlar gün doğmadan kalkar herkes yatınca da eskileri yamarlardı. Bilhassa çorap eskilerini.
Hele bağ kaynatma vardı ki, (Küre başı, 1 hafta 15 gün uğraşılırdı) hayvanların sağılması, yoğurt yap, yayıkta yağ yap, tezek yap, her gece yatak yap, sabahleyin kaldır. Hele bir ekmek yapılışı vardı ki, ayda bir. O gün etrafı mis gibi ekmek kokusu sarardı. Ama ev sahibinin de başının ağrısı tutar, mevsimlerden yazsa başına salatalık sarılır, kışsa patates sarılırdı.
Bu ekmek yapmaya para ile adam gelmez, komşular birbirlerine ödünç giderlerdi. O tarihlerde çarşı ekmeği almak neredeyse ayıptı. Hatta bazılarınca zenginlik göstergesi, bazılarınca da, “Yazık, ekmeği bile çarşıdan alıyor. Herhalde evde unu, buğdayı yok” gibi söylentilere sebep olurdu.
Çarşı ekmeğinin ve un fabrikalarının 1952-1953 yıllarında makineleri yenilendi herhalde. Bembeyaz francılalar yapılmaya başlandı. Adı da has ekmekti. Francılaların üstüne serçe parmak kalınlığında ayrıca bir hamur yapıştırılırdı. Onun adı da francıla simidi idi. Evin çocukları onu bölüşemez, bu simit yüzünden kavga çıkardı. Ben gözümle görmedim ama o zamanlar duyardık. Bazı fakir aileler bu francılaları yufka ekmeğe dürüp yerlermiş denirdi.
Hanım ebe vardı o tarihlerde. 90 yaşında derlerdi. O yaşında Eskiekin’ e bastonuyla yürüyerek gün doğmadan gider, kuşluk vakti hava tam kızmadan dönerdi. Ayhan ve rahmetlik Orhan Çöplü’ nün anneanneleri ve yanılmıyorsam Boyvatlıoğullarındandı.
O ebemiz domatesle patatesi yemezdi. “O sonradan çıktı” derdi. Domates içinse,” O ilk çıktığında, onu yeşilken yerdik. Kırmızı olunca da çürüdü” diye döktüklerinden bahsederdi.
Şimdi bunları durup dururken niye anlattım? O günkü insanların çalışkanlığını, tutumluluğunu, bu günkü insanlarımızın ise müsrifliğini, israfçılığını vurgulamak için.
Bir lokma ekmek, yemek israf edilmez, atılmazdı. Bu günkü gibi 4 ekmekten biri çöpe atılmaz, parçası yere düşse onu üç defa öpüp başımıza kor, sonra da yerdik. (Ekmeğin yerinin ağzımız olduğunu öğretirler, biz de öğrenirdik. Ekmeğin yeri ağzımızdır.)
Okullarda yerli malı haftası yapılırdı. Herkes evde anasının yaptığı bir şeyi sınıflarına getirir orada yerdi. Pestil, pekmez, ceviz, peynir, aklınıza ne gelirse. Öğretmenler hep vurgular, öğretir, “yerli malı çoğalmalı, alan satan çok olmalı” derlerdi. Şimdilerde yeme çoğaldı, çeşit çoğaldı. Enerji harcayarak çalışma ise azaldı.
Şimdi size ithalat, ihracat ve marka hastalığımızdan bahsedeceğim. İhracatın artışından söz ediliyor ama ithalatın durumunu söyleyen yok. Tüketim malı ithalatındaki artış ürkütücü boyutlarda. Geçen günlerde bir gazetemizde bu konuda çıkan bazı rakamları vereceğim.
Türkiye’nin Haziran ayı ihracatı %35,4 artarken ithalat %43,4 yükseldi. İthalattaki en büyük artış ise tüketim mallarında yaşandı. Geçen yıl Ocak - Haziran döneminde 2 milyar 171,6 milyon dolar iken bu yıl aynı dönemde 3 milyar 70,9 milyon dolara çıktı. Haziran ayında 5 milyar 632,1 milyon dolarlık ithalat yapılırken, 3 milyar 745,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Dış ticaret açığı geçen yılın aynı dönemine göre %62,6 artarak, 1 milyar 160 milyon 123 bin dolardan, 1 milyar 886 milyon 842 bin dolara çıktı.
İhracatı böyle artırmak için çaba harcarken ithalatı da azaltmanın çareleri mutlaka aranmalı. Çünkü bu malların çoğu Türkiye’de gayet güzel yapılmakta. Şayet yapılanların eksiği varsa TSE kalite kontrolünü ciddi olarak yapmalıdır. Çocuklarımızı, gençlerimizi bu marka hastalığından güzelce ikna ederek, bunun yüzünden halkın fakir, işsiz hatta aç olduğunu anlatarak vazgeçirmeliyiz. Örnekler verilmeli. Büyükler, bilhassa öğretmenler güzel örnek olmalıdır.
YERLİ MALI ÇOĞALMALI, ALAN SATAN ÇOĞALMALI. Yediden yetmişe herkes üretmeli. En azından ihracatımız ithalatımızı karşılamalı. Açık olmamalı. Yetkililer bu yönde kafa yormalı. Milletin ufkunu açmalı. İhracat artırılmalı, ithalat ta azaltılmalıdır. (09.01.2003)
Saygı ve sevgilerimle.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
açık
banner303
Namaz Vakti 05 Temmuz 2020
İmsak 03:12
Güneş 05:09
Öğle 12:50
İkindi 16:48
Akşam 20:21
Yatsı 22:09
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 30 63
2. Trabzonspor 29 58
3. Sivasspor 29 53
4. Galatasaray 29 52
5. Beşiktaş 29 50
6. Fenerbahçe 30 49
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 29 35
12. Gençlerbirliği 30 32
13. Denizlispor 30 32
14. Malatyaspor 30 29
15. Çaykur Rizespor 29 29
16. Kayserispor 29 28
17. Konyaspor 29 27
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 31 57
2. Bursaspor 32 55
3. Adana Demirspor 31 54
4. Erzurum BB 31 53
5. Akhisar Bld.Spor 31 51
6. Fatih Karagümrük 31 50
7. Altay 31 50
8. Ümraniye 31 44
9. Keçiörengücü 31 44
10. Giresunspor 31 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. Balıkesirspor 31 35
13. İstanbulspor 31 34
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 31 30
16. Osmanlıspor 31 24
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 31 12
Takımlar O P
1. Liverpool 32 86
2. Man City 32 66
3. Leicester City 33 58
4. Chelsea 33 57
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 33 49
8. Sheffield United 32 47
9. Tottenham 32 45
10. Burnley 32 45
11. Everton 32 44
12. Newcastle 32 42
13. Crystal Palace 33 42
14. Southampton 32 40
15. Brighton 33 36
16. West Ham 32 30
17. Watford 33 28
18. Aston Villa 32 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 33 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 33 74
2. Barcelona 33 70
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 33 54
6. Getafe 33 52
7. Real Sociedad 33 50
8. Athletic Bilbao 33 48
9. Valencia 34 47
10. Granada 34 47
11. Osasuna 33 44
12. Levante 33 42
13. Real Valladolid 34 39
14. Real Betis 34 38
15. Deportivo Alaves 34 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 33 25
20. Espanyol 33 24

Gelişmelerden Haberdar Olun

@