06.05.2017, 00:26 213

İNSANIN SORUMLULUĞU-2

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

İnsan sorumlu bir varlıktır.

Tekasür suresinin 8. Ayetinde, “ Nihayet o gün, dünyada faydalandığınız her şeyden, (bütün nimetlerden) elbette sorguya (Hesaba) çekileceksiniz.” buyrulmaktadır. Ayette geçen “Naim” kelimesi lezzet aldığınız her şey demektir. O halde insan, bir şeyin kendisinden, görüntüsünden, güzelliğinden, kokusundan ve tadından hoşlanarak istifade etmiş ise, ondan sorguya çekilecektir. Bu insanın hayatı, sağlığı, yediği bir meyve ve içtiği bir bardak soğuk su da olabilir. Demek ki insanın evrensel anlamda bir takım görev ve sorumlulukları vardır. Yani insan; doğar, yaşar, ölür, yeniden dirilir ve hayatında yapıp ettiklerinin hesabını verir. Bunun kaçışı ve kurtuluşu kesinlikle yoktur. Nitekim bütün bunları yapacak olan yüce Allah (c.c.) Müminun suresinin 115. Ayetinde, “ Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız” buyurmaktadır.

Peygamber Efendimiz Muhammet Mustafa (s.a.v.) bir hadislerinde şöyle buyurarak, konuya açıklık getirmiştir: “ Kıyamet gününde hiçbir kimse; ömrünü nerede tükettiğinden, bilgisi ile ne iş yaptığından, nereden kazanıp nereye harcadığından ve bedenini nerede yıprattığından, hesaba çekilmeden sorgusu bitmeyecektir.” Evet, her konuda bizim örnek ve önderimiz olan Efendimiz, her şeyden önce bir kul olarak bu sorgu ve mükellefiyeti tabiri caiz ise, iliklerine kadar hissetmiş ve daha dünyadayken bunun tedbirini alırcasına veda hutbesinde kendisini dinleyenlere, “İnsanlar! Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz? Orada bulunanlar: Allah’ın elçiliğini ifa ettin. Vazifeni yerine getirdin. Bize vasiyet ve öğütte bulundun diyeceğiz” dediler. Peygamberimiz bunun üzerine üç defa,  “Şahit ol ya Rab, şahit ol ya Rab, şahit ol ya Rab” buyurdu.

İnsanın sosyal statüsü ne olursa olsun, yaptığından, ettiğinden ve söylediklerinden sorumluluğu vardır. Anne- babalar olarak çocuklarından, öğretmenler olarak öğrencilerinden, yöneticiler olarak da yönetimleri altında bulunanlardan sorumlulukları vardır. 

İnsanın Allah’a, kendi nefsine, ailesine, komşularına, topluma ve diğer varlıklara karşı bir takım sorumlulukları da vardır. Ancak Allah (c.c.) hiç kimseye gücünü aşan sorumluluk yüklememiştir. Bu durum Bakara suresinin 286. Ayetinde, “ Allah kişiyi ancak gücünün yettiği ölçüde sorumlu kılar. Herkesin kazandığı hayır kendi lehine, işlediği günah da kendi aleyhinedir” buyrulmak suretiyle haber verilmiştir. Mesela deli ve çocuklar yaptıklarından sorumlu değillerdir. Fakirler hac ve zekat ibadetlerinden sorumlu olmazlar. Yolcu ve hasta olanlar da oruç tutmazlar. Keza sorumluluk bireyseldir. Hakikaten İslam dininde sorumluluk şahsidir.(bireyseldir) Hiç kimse başka bir kimsenin cezasını çekmez. Bazı insanlar kötülüklerine, başkalarını da alet etmek için, “ Sen benim yolumdan git, benim yaptığım gibi yap, günahı varsa ben çekerim veya günahı bana olsun” derler. Halbuki kimse kimsenin günahını yüklenerek, onu temize çıkaramaz. Hatta bir insan bir insanın günah işlemesine sebep olursa, günah işleyenin günahı kadar günah da, günah işlenmesine sebep olana yüklenir. İsra suresinin 15. ayetinde, “ Kim hidayet yolunu seçerse, bunu ancak kendi iyiliği için seçmiş olur. Kim de doğruluktan saparsa, kendi zararına sapmış olur. Hiçbir günahkâr, başkasının günahını çekmez. Biz bir peygamber göndermedikçe, hiçbir kavmi cezalandırmayız “ buyrularak suçun ve sorumluluğun bireysel olduğuna işaret edilmiştir.

Allah bizleri sorumluluğunu bilen, ömrünü bu bilinçle yaşayan, huzuru İlahide hesap verirken mahcup ve mahrum olmayan kullarından eylesin.

Ankara’dan selam, saygı ve dua ile.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 13 Ağustos 2020
İmsak 04:05
Güneş 05:42
Öğle 12:50
İkindi 16:39
Akşam 19:48
Yatsı 21:18

Gelişmelerden Haberdar Olun

@