06.12.2019, 00:04 78

İNSAN YAPTIĞINDAN SORUMLUDUR-1

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Hamd alemlerin Rabbine, salavat O’nun son Resulüne olsun.

Yüce Yaratan tarafından yaratılan sayısız varlık vardır. Çünkü O, tüm varlık aleminin sahibidir, çünkü O, hem dünya ve hem de ahiret aleminin Rabbidir. Allah (c.c.), yarattığı her şeyi bir gaye için yaratmıştır. O; gayesiz, amaçsız ve boş yere hiç bir varlık yaratmamıştır.

Şüphesiz ki, Allah’ın yarattığı en mükemmel ve en mükerrem varlık, insandır. Allah insanı, bizzat kudret eliyle yaratmıştır. Nitekim sad suresinin 75. Ayetinde insan için, “ Ellerimle yarattığıma” ifadesine yer verilmiştir.

İnsan aynı zamanda yaratılanların en güzelidir. Çükü Allah (c.c.) insanı, en güzel şekil ve surette yaratmıştır. Gerçekten de tin suresini 4. Ayetinde Allah (c.c.), “ Biz gerçekten insanı en güzel şekilde yarattık” buyurmaktadır.

Mevla Ademi balçık halindeki kuru çamurdan yaratmış, O insana bizzat ruhundan üflemiş, insanı saygın bir varlık yapmıştır. Allah meleklere, insana secde et emrini vererek insanın üstün bir varlık olduğuna dikkat çekmiştir. Hakikaten yüce Allah (c.c.), bakara suresinin 34. Ayetinde, “ Hani meleklere, Adem için saygı ile eğilin” demiştik ve sad suresinin 75. Ayetinde de şeytana, “ Ey iblis! Ellerimle yarattığıma saygı ile eğilmekten seni ne alıkoydu?” ayetlerinde hem melekler ve hem de şeytan Adem’e secde etmeye davet edilmiştir. Bütün meleklerin Ademe secde ettiği, sadece İblisin (şeytanın) secde etmediği, onun kibirlenip büyüklük tasladığı için, kafirlerden olduğu da Kuranda haber verilmiştir.(Bakara s.a.34)

İnsan yeryüzüne, halife olarak yaratılmıştır. Bu durum Kelamullahın Bakara suresinin 30. yetinde, “Hani Rabbin meleklere, Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti ve fatır suresinin 39. Ayetinde de, “ O sizi yeryüzünde halifeler kılandır” şeklinde ifade buyrulmuştur.

Yüce Allah yerde, göklerde ve ikisi arasında sayısız nimetler yaratmış ve insanın emrine amade kılmıştır. İnsan karada, havada ve denizde bu nimetlerden her zaman ve her durumda istifade etmiştir ve etmektedir. Yüce Allah bu konuyu, lokman suresinin 20. ayetinde,“ Göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah’ın sizin hizmetinize verdiğini ve açıkça yahut da gizlice üzerinizdeki nimetlerini tamamladığını görmedin mi?” ve Casiye suresinin 13. ayetinde de, “ Allah göklerdeki ve yerdeki her şeyi katından bir nimet olarak sizin hizmetinize verendir” ifadeleri ile beyan etmektedir. Allah’ın insanoğluna ihsan ettiği nimetler namütenahidir, sayılmakla bitmez. Gerçekten de Kerim Kitabımızın Nahl suresinin 18. Ayetinde bu duruma, “ Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız ( o kadar çoktur ki) sayamazsınız” ifadesiyle işaret edilmiştir.

Şüphesiz ki, nimetlere şükür gerekir. Nimetlere şükür Yaratana ibadet ve itaat etmekle olur. Zaten insanın yaratılış gayesi de budur. Cenab-i Hak zariyat suresinin 56. Ayetinde, “Ben cinleri ve insanları, bana kulluk (ibadet) etsinler diye yarattım” buyurmak suretiyle, insanın yaratılıştaki gayesini açıklamıştır.

Yüce Allah (c.c), “ Öyleyse yalnız beni anın ki, ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin” buyurmaktadır. Bakara suresinin 152. Ayetinde ki, bu kulun Allah’ı anması ifadesi, O’na ibadet ve itaat etmesiyle, Allah’ın kulu anması ise; rahmeti, şefkati, merhameti, nimeti, ihsanı ve ikramı ile olur. Bu ibadet ve itaat aynı zamanda nimetlere şükretmek demektir de. O halde insan, Rabbinin nimetlerinden istifade etiği müddetçe, ibadet ve itaate devam etmelidir. Kelam-ı Kadim’in hicr suresinin 99. ayetinde, Allah’a yapılacak ibadet ve itaat süresinin, ölünceye kadar olduğu da, “Sana ölüm gelinceye kadar, Rabbine ibadet et” şeklinde haber verilmiştir.

İnsan başıboş yaratılmamıştır.

Ademoğlu gayesiz yaratılmadığı gibi, başıboş da yaratılmış değildir. Bu durum Kıyame suresinin 36. ayetinde, “ İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder?”şeklinde beyan edilmiştir. Hakikaten insan, yaşamı boyunca istifade ettiği ve faydalandığı her nimetten, ahirette sorguya çekilecektir. İnsanın hayatı boyunca yapıp ettikleri, söyleyip kelam ettikleri hep kayıt altına alınmak için, İlahi katipler tarafından yazılmakta ve İlahi kameramanlar tarafından da görüntülü şekilde kaydı yapılmaktadır. Bu durumlar Mushaf-ı Şerif’in ayetlerinde bir bir haber verilmiştir.

Nitekim Yaratanımız, kaf suresinin 16-18 ayetlerinde bakın bu durumlara nasıl işaret buyurmaktadır. “ “Ant olsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız. Üstelik biri insanın sağ yanında, biri sol yanında oturmuş iki alıcı melek de, onun yaptıklarını alıp kaydetmektedir. İnsan hiçbir söz söylemez ki, onun yanında yaptıklarını gözetleyen ve kaydeden hazır bir melek bulunmasın.”

Yine Yüce Mevla kerim kitabımızın İnfitar suresinin 9-16. Ayetlerinde de, insanın hayatı boyunca gözetim ve denetim altında olduğundan, iyilerin mükafatından ve mükafat mahallinden, kötülerin de cezalarından ve ceza çekecekleri yerden haber vermek için, “ Hayır hayır! Siz hesap ve cezayı yalanlıyorsunuz. Halbuki üzerinizde muhakkak bekçiler ve değerli yazıcılar vardır. Onlar yapmakta olduklarınızı bilirler. Şüphesiz iyiler Naim cennetindedirler. Şüphesiz günahkarlar da cehennemdedirler. Hesap ve ceza günü oraya gireceklerdir. Onlar oradan kaybolup kurtulacak da değillerdir.”buyrulmuştur. Demek ki insanoğlu başıboş yaratılmış değildir.

(SÜRECEK)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
15°
parçalı bulutlu
banner303
Namaz Vakti 20 Ekim 2020
İmsak 05:26
Güneş 06:50
Öğle 12:30
İkindi 15:30
Akşam 18:00
Yatsı 19:19

Gelişmelerden Haberdar Olun

@