10.02.2012, 00:00 227

“İNGİLTERE’NİN KÜRT HALKINA YÜZ YILLIK BİR BORCU VARDIR”…

“Şark Meselesi” emperyalizmin Osmanlı’yı parçalama tertibine verdiği ana başlıktır. Bu tertibin alt başlıkları ise Türkleri Avrupa’dan sürüp çıkarmak ve Osmanlı topraklarından bir Ermenistan ve Kürdistan yaratmaktır. Bu paylaşım tertibinin kökleri 1815’deki Viyana Kongresi’ne dayanmaktadır.

Dönemin emperyalistlerinin tartışma konusu, Osmanlı topraklarının nasıl paylaşılacağıdır.

Fransız Tarihçisi Albert Sorel ise “Türkler Avrupa’ya ayak bastığı günden beri Şark Meselesi zuhur etti.” diyerek, meselenin aslında bir “Türk Meselesi” olduğunu vurgulamıştır.

Bir başka Fransız tarihçi Sinyobos ise Şark Meselesi ile ilgili olarak “ On sekizinci yüzyıldan itibaren Avusturya-Macaristan ve Rusya devletleri, Osmanlı Devleti’ni istila etmeye ve onun Hıristiyan tebaasını isyan ettirmeye çalıştı. Bu çalışmalar; Fransa aleyhine açılan savaşlarla (ihtilal ve imparatorluk savaşlarıyla) inkıtaa uğradı. 1815 yılında Osmanlı Devleti hâlâ mülki tamamiyetini muhafaza ediyordu. Rusya’nın bu tehdidi ve Osmanlı Devleti’nin ne olacağı, bir mesele idi. İşte bu meseleye bir süre sonra isim takıldı ve Şark Meselesi denildi.” demiştir. Sinyobos’a göre; “Şark Meselesi”nin aktörleri, yalnız Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Rusya, İngiltere, Fransa, Osmanlı Devleti ve Osmanlı Devleti sınırları içindeki gayrimüslim unsurlar olmamıştır. Polonya ve hatta İsveç dahi ‘Şark Meselesi’nin içinde bulunmuştur.”

Günümüzde Şark Meselesi’nin alt başlıklarından olan Kürt Sorunu ve Ermeni Soykırımı gibi dayatma ve tertiplerin içinde eli, kolu olmayan emperyalist devlet var mıdır acaba?

 “Şark Meselesi”nin tarihi süreç içindeki gelişmesi 1815 veya 1838 – 1923 arasında şu şekilde seyretmiştir:

1-Balkanlar’daki Hıristiyan milletleri Osmanlı tabiiyetinden kurtarmak

2-Hıristiyan toplumları isyana teşvik ederek, önce onların muhtariyetlerini sonra da istiklallerini temin etmek

3-Hıristiyanlar için reform istemek ve onların lehine Bab-ı Âli nezdinde müdahalede bulunmak

4-Türkleri Balkanlar’dan tamamen atmak

5-İstanbul’u Türklerin elinden geri almak

6-Osmanlı Devleti’ne Asya toprakları üzerinde yaşayan Hıristiyan cemaatler (azınlıklar) lehine reformlar yaptırmak, muhtariyet elde etmek ya da mümkün olursa istiklallerine kavuşturmak

7-Anadolu’yu paylaşmak ve Türkleri Anadolu’dan çıkarmak.

Uzun sözün kısası, "Şark Meselesi" bitmemiştir. Osmanlı Devleti coğrafyasından, Türkiye Cumhuriyeti coğrafyasına yönelen bir şekilde, canlılığını korumaktadır.

Arnold Joseph Toynbee’ye göre; üstü örtülmüş gibi görünen Şark Meselesi hedeflerinin gerçekleşmesi için, ya Türkleri Anadolu’dan atmak ya da Türkleri Hıristiyanlık’a kazandırmak gerekmiştir. Bu noktada; Şark Meselesi’ni yaratan devletler, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini sarsmak için, Türkiye’nin bir mozaikten ibaret olduğu tezini ileri sürmeye başlamışlardır.

Peter Alford Andrew’un “Türkiye’de Etnik Gruplar” adını taşıyan kitabında, kırk yedi etnik grup üzerinde durmuş ve ülkenin bir mozaikten ibaret olduğu tezini ileri sürmüştür. Sayılan etnik gruplar arasında; Çerkezler, Gürcüler, Hemşinler, Lazlar, Keldaniler, Nusayriler, Süryaniler, Yezidiler, Zazalar ve benzerleri yer almıştır. Çerkez tarihi kronolojisi, Lazların tarihi, Gürcülerin tarihi, Yezidilik, Yezidilerin kökeni gibi azınlık-etniklik bilinci taşıyan yayınlar da, Türkiye’nin mozaik olduğu varsayımına hizmet etmiştir. Eğer aranırsa her ulus devlette bu türden unsurlar bulmak mümkündür.

Tarih boyunca kurulan ulus devletlerin ırk temelinde kurulmadığını farklı milliyetlerden (etnisite) oluştuğunun altını özenle çizmeliyiz.

Süreç ise her dönemde haklı olandan değil, güçlü olandan yana bir seyir izlemiştir. Güçlü olan devletler, zayıf olanı ortadan kaldırmak ya da kendisine seçtiği hedefi parçalamak için, her türlü yolu kullanmışlardır. Ülkeleri çökertmek için ekonomilerine el atılarak küresel çetelerin denetimine bırakılmaktadır. Özelleştirmenin dayanılmaz cazibesi…

Tarih, “Düveli Muazzama”nın, yöneldiği hedeflere, koordinatlar kısmen değişmiş gibi de olsa, Şark Meselesi ve alt başlıklarının süregeldiğini göstermektedir. Sözün özü; Mustafa Kemal’in “Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel ve her şeyden evvel, Türkiye’nin istiklaline, kendi benliğine, milli kültürüne düşman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.” ifadesinde, kendisini bulmaktadır.

Şark Meselesi’nin dünden bugüne iki ana hedefi vardır. 1.Türkleri Hıristiyanlık’a kazanmak,

2.Türkleri Türkiye’den kovmak.

Son dönemde giderek artan misyonerlik çalışmalarını, Hıristiyan nüfusun olmadığı yerlere açılan kiliseleri, atanan papazları, Vakıflar Yasası’nın değiştirilerek verilen ayrıcalıkları hatırlayarak sürdürelim yazımızı…

Fransız Tarihçi Albert Sorel’in, “Türkler Avrupa’ya ayak bastığı günden beri, Şark Meselesi zuhur etti” sözünün yanına İngiliz Harbiye Nazırı Lord Kitchener’in, “Türkleri dünya haritasından silinceye kadar, harbe devam etmeliyiz” sözünü de koyunuz…

İşte o zaman 21. yüzyılın Türkiye’sinde yaşananları sebep-sonuç ilişkisi bağlamında algılayabiliriz.

Emperyalizmin 1. Şark Meselesi hamlesi Mustafa Kemal önderliğinde Türk milletine dayatılan Sevr Anlaşması’nın tarihin çöplüğüne atılmasıyla bitmiş, ancak 10 Kasım 1938’den sonra giderek artan bir hızla 2. Şark Meselesi için tertipler sahne almaya başlamıştır.

Köy Enstitüleri’nin kapattırılması, Milli Eğitim’in ABD’li uzmanlara teslim edilmesi, Fullbright Bursu ile yurtdışına götürülen gençlerin kendilerine hizmet etmek üzere eğitilmesi, Türk Ordusu’nun içinde de Amerikancı kadroların yetiştirilmesi, parti, sendika ve derneklere sızılarak yapıların içerden yönlendirilmesi, tarımın çökertilmesi… Ve özelleştirme dayatmasıyla ekonominin küreselleştirilmesi… Siz bunları milli olan değerlerin genleriyle oynayarak emperyalizmin hizmetine verilmesi olarak da okuyabilirsiniz.  

AB'nin kendisini "Avrupa Topluluğu" olarak adlandırdığı dönemde “Dönem Başkanlığı tarafından şöyle bir açıklama yapılmıştır. "...Avrupa Parlamentosu'nda, Türkiye'de federal özerklik meselesi önemli bir yer tutmaktadır. İsyandan önce de bu mesele önemli yer tutmuştur..."

(SÜRECEK)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
15°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 13 Temmuz 2020
İmsak 03:20
Güneş 05:13
Öğle 12:51
İkindi 16:49
Akşam 20:19
Yatsı 22:03
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 36 66
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Athletic Bilbao 36 51
8. Real Sociedad 35 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 35 35
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 36 32
20. Espanyol 36 24

Gelişmelerden Haberdar Olun

@