Sel Sokak Canlı Kamera

Kameraya bağlanmak için resme tıklayın.

 Ayarları İçin Tıklayınız.. 

corum_vakifi_mini

Son İlanlar

DEVREN SATILIK KURS
Satmak Istiyorum (08.09.2010)
BAY ELEMAN
İş Verenler (07.09.2010)
ELEMAN
İş Verenler (07.09.2010)
CNC İŞLEME MERKEZİ OPERATÖRÜ ALINACAKTIR.
Satmak Istiyorum (07.09.2010)
KİRALIK ARAÇLAR ARANIYOR
Kiralık Arıyorum (07.09.2010)


 
ISIRGAN-319- Yazdır e-Posta
TUGAY AFAT
Cuma, 12 Şubat 2010 23:54

Yeniçağ Gazetesi’ni düzenli olarak izliyorum. Birkaç gündür aklımdaydı. Sebahattin Önkibar’ın 9 Şubat tarihli gazetedeki yazısına yer vermek istiyordum. Yeniçağ’ı bizim solcular okumaz. Burun kıvırırlar, “MHP’nin gazetesi” diye. Böylelikle pek çok donanımlı yazarı da kaçırmış oluyorlar. Örneğin Selcan Taşçı’dan mahrum kalıyorlar. Önkibar’ın Baykal’la ilgili yazısından bari mahrum kalmamaları için alıntı yapıyorum. Buyurun okuyun. Partinin üyesi hatta belli yerlere gelmişi bile Baykal’ın hakkını bu kadar vermiyor ama sağcıyım diyen adam neler yazıyor.

*     *     *

AKP faşizmi ile göğüs göğüse mücadeleyi sadece Baykal yapıyor! Bakın, benim üniversite yıllarımdan beri eylemli fikir çizgim bellidir. Ali Bayramoğlu’ndan Serpil Yılmaz’a medyada bunun bir sürü tanığı var. Irkçı ya da şoven değilim ama Türk milliyetçisiyim yani klasik anlamda sağda biriyim. Ama itiraf ediyorum, bugünlerde merkezin solunda olan CHP’nin lideri Sayın Deniz Baykal’a minnet doluyum!

Niçin mi? AKP tedhişi ya da faşizmine karşı yiğit bir duruş sergilediği için! Tekrar ediyorum benim CHP ve liderinden şahsımla ilgili zerre bir beklentim yok ve olamaz. Dolayısı ile duygularım kendi adıma değil, ülkem ve milletim içindir. Evet Deniz Baykal bugün tarihsel bir görev yapıyor!

Şu manzaraya bakın: Büyük Önder’in gençliğe hitabesinde söylediği gibi her yerin işgal edildiği, bazı anlı-şanlı sözde demokratların araziye uyduğu, cumhuriyet burjuvazisinin beyaz bayrak çektiği, holding medyasının diz çöktüğü, sendikalardan Sivil Toplum Örgütlerine kadar pek çok çevrenin pes ettiği, ama en önemlisi TSK gibi Cumhuriyetin en temel kurumunun anlaşılmaz şekilde AKP’ye lojistik destekler verdiği yani ona istismar ortamları hazırladığı bir iklimde Deniz Baykal, AKP tirancılığına karşı göğüs göğüse bir mücadele veriyor.

Hakkı teslim edelim, bu bir hakikat! TSK değil ama Deniz Baykal olmasaydı emin olun Türkiye bugün çok daha rezil bir noktada olurdu. Öyle olduğu içindir ki Tayyip Erdoğan, Deniz Bey’le yatıyor Baykal’la kalkıyor! Taraftarlığı bırakın ve tabloyu iyi okuyun! TSK bile Tayyip Erdoğan karşısında tutunamazken, Deniz Baykal’ın hem kendisi hem de partisi dimdik ayaktadır.

Türkiye’de AKP’ye karşı örgütlü olan iki siyasi yapıdan biri CHP diğeri MHP’dir ki, MHP’deki durum Bahçeli’ye rağmendir yani o partinin kendine özgü özelliği sebebiyledir.

Oysa CHP’de Baykal önder olmasaydı bu parti şimdiye kadar çoktan birkaç parçaya bölünür ve AKP de devleti fetih hareketini tamamlamış olurdu. Bölünme deyip küçümsemeyin işte merkez sağ bölündü ve yıllardır toparlanamıyor. Ayrıca AKP bu bölünme ile vücut buldu. Dolayısı ile Deniz Bey olmasaydı emin olun CHP de, DSP ya da SHP gibi marjinal ve minik bir kaç parçaya ayrılacaktı. Buradan hareketle CHP ve lideri Deniz Baykal, TSK’nın beceremediği Cumhuriyete ve ilkelerine güvence olmayı, üstelik demokratik bir şekilde başarıyor. Eğer merkez sağ bütünleşemezse, merkez sağ seçmenin ödünç de olsa Sayın Baykal’a bu katkılarından ötürü oy verme borcu doğmuştur.