22.07.2013, 00:00 369

İleri demokratın (!) bayıltan konuşmaları

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

Günlerdir, Sayın Başbakanın (artık insanları bayıltan) iftar sonrası konuşmalarını izlemeye çalışıyorum.

Artık pek çok insan gibi bana da gına gelmeye, hafakanlar basmaya başladı.

Ah be kardeşim, bir insan bu kadar mı çok, bu kadar mı gereksiz konuşur? Bu kadar mı konuşmayı sever? Bu kadar mı çok, konuşma gereği hisseder?

Bu nasıl onulmaz bir ruh halidir, anlamakta inanın zorlanıyorum.

Konuştukça açık veriyor, konuştukça pot kırıyor, konuştukça insanları bölüyor, konuştukça insanları geriyor, tahrik ediyor.

Geçtiğimiz Perşembe Günü, yabancı ülkelerin büyükelçilerine verdiği iftar yemeği konuşmasını izledim; üzüldüm.

??!!..

Laf olsun diye söylemiyorum, gerçekten üzüldüm.

*    *    *

Sayın Başbakan büyük bir korku, büyük bir panik içinde.

Yurtiçinde ve yurtdışında olan her toplumsal tepkiden, anlamsız anlamlar çıkarıyor. Her toplu gösteriden büyük bir korku ve büyük bir ürküntü duyuyor.

İşin garibi de bu ruh halini, konuşmalarına da yansıtıyor.

Her konuşmasının sonunu ya da bir yerini, Rahmetli Menderes’e bağlıyor.

Bir değil, iki değil, beş değil, on değil…

Her konuşma Menderes’le başlar, Menderes’le mi biter?

Böyle bir şey olabilir mi?

Evet… Türkiye, bugünlere gelene kadar çok talihsiz süreçlerden geçti. Çok büyük acılar yaşadı. Bu acılar, bu toplumun her bir katmanında, onulmaz yaralar açtı.

Bütün bunlardan sonra, aynı tatsız süreçlerin, aynı acıların, aynı tatsız müdahalelerin bir kez daha yaşanması, yaşatılması mümkün mü?

Durup durup bu acıları eşelemenin, birilerinin aklına karpuz kabuğu kaçırmanın ne anlamı var.

*    *    *

Türkiye, o günleri çoktan aştı.

Bu ülke demokrasisi, bundan böyle, askeri darbelerin hiçbir türüyle sekteye uğramaz, uğratılamaz.

Milyonda bir olasılıkla da olsa, böyle bir müdahale olursa eğer; bu müdahalenin önüne, ilk önce o Gezi Parkı Direnişine katılan çapulcular(!), gövdelerini koyar.

Bunu da herkes böyle bilsin.

Sayın Başbakan, artık bu anlamsız paranoyalardan bir an önce kendini kurtarmalı. (Ve tabii bu arada sivil darbe girişimlerini de aklının ucundan bile geçirmemeli.)

*    *    *

Sayın Başbakanının konuşmalarından çıkardığım bir diğer husus da; Sayın Başbakanın her şeyden, her konudan haberdar olması ya da haberdar edilmesi hususu…

Baksanıza; Sayın Başbakan, sanal ortamlarda yazılan çizilen, paylaşılan her şeyi (üşenmeden/yüksünmeden/bana yakışır yakışmaz demeden) tek tek dillendiriyor.

Demek ki danışmanları, Sayın Başbakanı her şeyden haberdar ediyor…

Ancak burada bir incelik var; o incelik de (bir ihtimal)  şu.

Danışmanları, Sayın Başbakanı bilgilendirilirken; haberleri, “maksatlı olarak” abartarak veriyor, dolayısıyla kendisini yanlış yönlendirip, kafasını karıştırıyorlar.

Başka türlü Sayın Başbakanın bu dayanılmaz çelişkilerini açıklamak mümkün olabilir mi?

*    *    *

Sayın Başbakana göre bu ülkede “tek doğru” , “tek bilen” var, o da kendisi…

En iyiyi, en doğruyu o biliyor; yaptığı, yapacağı her şey doğru… Yurtiçi politikaları doğru; yurtdışı politikaları doğru; gittiği yol doğru… Zevkleri doğru, hazları doğru, yaşam biçimi doğru…

Ona kim ya da kimler karşı çıkarsa onlar da tu kaka…

Böyle bir şey olabilir mi?

*    *    *

Ogün yabancı ülkelerin büyükelçilerine verdiği iftar yemeğinde yaptığı konuşmaya da; “ben” motifli “biz”lerle başlayıp; “ben” motifli “biz”lerle bitirdi.

“Biz şöyle demokratız, biz böyle adiliz, biz hukukun üstünlüğüne şöyle inanırız, biz herkesin inançlarına ve özel hayatına böyle saygı duyarız, biz azınlık haklarını şöyle savunuruz…” dedi, durdu…

Bir önceki konuşmasında da; “Ben dört dörtlük Aleviyim” demişti.

Şimdi hangi çelişkisini anlatıp, hangi riyasını vurgulayayım, bilmiyorum ki…

İnanın midem bulanıyor artık.

En ufak bir gösteriye, en ufak bir eleştiriye bile tahammülü olmayan bu zat; “demokratım” diyor; hatta demokratlıkla da yetinmiyor, “ileri demokratım” diyor.

“Hukukun üstünlüğüne inanırız”, diyor; kurduğu özel mahkemeler, (kendisinin özel talimatıyla) Meclis Başkanını, Adalet Bakanını, Anayasa Mahkemesi Başbakanını (bile) iplemiyor.

10 yıllık tutukluluk sürelerini ölçüsüz bulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine, “Evet ölçüsüz; tazminatı neyse ödeyeyim ama gözaltı sürelerini düşür(e)meyiz…” diyor. (Ya da demeye getiriyor.)

“Hiçbir dönemde basın bu denli özgür olmamıştı” diyor; tüm medya patronlarını baskı altına alıp, çalışanlarını işten kovduruyor. Olmadı, bir kulp bulup, içeri tıktırıyor. (Hem de yerli yabancı demeden. Düşünebiliyor musunuz, Gezi olaylarını fotoğraflayan İtalyan Gazeteci Mattia Cacciatori bile, 7 yıl hapsi istemiyle yargılanıyor bu ülkede.)

“Herkesin inancına saygılıyız” diyor; ardından, “cem evleri çalgı çengi evleridir”, diyor.

“Ben dört dörtlük Alevi’yim” diyor; ardından mitinglerinde, Ana Muhalefet Partisi Başkanının mezhebini gündeme getirip, mitinge katılanlara yuhalatıyor.

Şu Gezi Direnişiyle ilgili tutumlarına bakın

Yöre esnafını (kendilerinden tek alış veriş yapan) direnişçilere karşı kışkırtıyor.

“Ben bu oyuna gelmem, onlar benim velinimetim, müşterilerim, onlar benden alışveriş yapıyor…” diyen esnafın da işyerini (kafesini) mühürlüyor.

Böyle bir şey olabilir mi?

Böyle bir insan demokrat olabilir mi?

Hemi de demokrat da değil, ileri demokrat…

Vah benim ülkem vah…

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
13°
açık
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@