15.12.2017, 00:15 304

İFTİRA-1

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Maddî hastalıklar olduğu gibi manevî birtakım hastalıklar da vardır. Maddî hastalıklar insanın fiziksel (bedensel) yapısına, manevî hastalıklar da kişinin ruhsal (ruhi) yapısına arız olur.

Verem, kalp, romatizma kanser vs. gibi hastalıklar bedensel hastalıkların bazılarıdır. Yalan söyleme, gıybet etme, iftira etme, içki içme, kumar oynama, zina yapma, şirk koşma, faiz yeme ve haram yeme hastalıkları gibi hastalıklar da ruhsal hastalıkların bazılarıdır.

İnsan genelde bedensel olarak sağlam doğar. Eğer çocuğun gerekli aşıları zamanında yaptırılmazsa, beslenmesine ve gelişmesine dikkat edilmezse sağlam bir vücuda sahip olamaz, sayılan bu hastalıklara duçar olabilme riski fazla olur.

İnsanoğlu ruhi bakımdan da tertemiz doğar. Buluğa erdikten sonra, hem maddî hem manevî bakımdan iyi eğitim alarak ahlaklı ve şahsiyetli bir kişilik kazanamazsa sayılan manevî hastalıkların birisine veya bir kaçına duçar olması kaçınılmazdır.

İşte bu hastalıklardan birisi olan “İftira” da kişinin manevî hastalıklarındandır.

İftira sözlükte; yalan söyleme, yalan uydurma, asılsız isnatta bulunma, yapmadığı halde kötü bir işi birisine yükleme, yalan yere birisini suçlu gösterme, birine suç atma ve bühtan anlamlarına gelir.

Ahlak terimi olarak iftira; “bir kimseye asılsız olarak suç, günah, yahut kusur sayılan bir söz, davranış veya nitelik isnat etmek” anlamlarında kullanılmaktadır. Ancak günlük dilde iftira yaygın olmakla birlikte, hukuk ve ahlakla ilgili daha çok “ifk” ve “bühtan” terimleri, zina iftirası için de “kazf” kelimesi kullanılmaktadır.(İslam Ansiklopedisi, C.2, s.522)

Kur’an-ı Kerim’de iftira ve aynı kökten gelen kelimeler 59 yerde geçer. Bunlar genelde, “Allah’ın hakkında yalan uydurma, O’nun birliği, yetkinliği ve aşkınlığı ile bağdaşmayan iddialar ileri sürme” manalarında yer almaktadır. Ve yine müşriklerin Allah’a (c.c) isnat ederek kendi kafalarından hüküm koymaları iftira kavramı ile ifade edilmektedir.

Kur’an’daki iftira ayetlerinden Nisâ Suresi’nin 48. ayetinde Allah’ın kendisine ortak koşanın dışında dilediği kimselerin bütün günahını affedeceği bağışlayacağı ifade edildikten sonra, “Allah’a ortak koşan kimse yanlış bir inanç uydurup büyük günah işlemiş olur” ve yine aynı surenin 112. ayetinde de “kim bir hata yapar kasıtlı günah işler de onu bir suçsuzun üzerine atarsa büyük bir bühtan ve apaçık bir günah işlemiş olur” buyrulmak suretiyle iftiranın ne kadar büyük bir günah olduğuna dikkat çekilmiştir.

İslam’da iftira haram kılınmıştır. En büyük günahlardan sayılmıştır. Müminleri kötü huy davranışlardan uzak tutmaya çalışan Peygamberimiz (s.a.v.) iffetli bir kadına zina isnat etmenin ve suçsuz bir kimseye suç yüklemenin yani iftiranın büyük günahlardan olduğunun hatta iftiranın insanın ahiret hayatını iflasa götürecek olan kul hakları arasında yer aldığını haber vermiştir. (Buhari 23, Müslim¬ Birr 60)

İslam’da iftira haram kılındığı gibi, asılsız olması muhtemel haberlerin de doğruymuş gibi kabul edilerek bunları araştırmadan inanmak da yasaklanmıştır. Nitekim İsra Suresi’nin 36. ayetinde mealen “hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül bunların hepsi ondan sorumludur.” Hucurat Suresi’nin 6. ayetinde de, “Ey iman edenler, eğer bir fasık size bir haber getirirse, onun doğruluğunu araştırın, yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de yaptığınıza pişman olursunuz” buyrulmaktadır.

Manevî hastalıklar insanı madden ve manen yıkan, yakan, kahreden, kişiyi felaketlere sürükleyen, çoğu zaman dargınlıklara, küskünlüklere, ayrılıklara, yuvaların yıkılıp dağılmasına, eşlerin dul, çocukların mağdur olmalarına, kişinin, zelil ve hakir olmasına hatta intiharlara, iflaslara sebep olmaktadır. Bu hastalıklar kişiyi bahtsız, ailesini dirliksiz, düzensiz, milletini ve cemiyetini de huzursuz kılar.

İftira hastalığına yakalanan kişi adeta iftira etmeden duramaz, yaşayamaz. Dünya menfaati ve şahsi çıkarı kişilere iftira etmekle temin edildiğinden, bu kişiler her gün bir başkasına iftira ederler.

İFTİRA NİÇİN YAPILIR?

Bir kimseye yapılan iftiranın arka planında kin, haset, istememezlik, çekememezlik ve intikam vardır. İftira hastası olan kişiler, iftira ettikleri insanların maddî ve manevî başarılarını çekemezler. Varlığını, malını, mülkünü, şanını, şöhretini, makamını mevkisini vs. kıskanırlar, haset ederler. Yahut da topluma mal olmuş, ahlakı, şahsiyeti, şerefi ve başarısı ile örnek olmuş, toplum içinde saygınlığı olan ve adeta kemal önderi haline gelmiş, toplulukları yönlendirebilen, birlik, beraberlik, kardeşlik ve huzur ortamına katkıda bulunan kişilere, toplumda bunların varlığına tahammül edemeyen kimselerin intikam hırsından kaynaklanır.

İFTİRA KİMLERE YAPILIR?

Halk arasında .“meyvesiz ağaç taşlanmaz” derler. Cidden de tarih boyunca bu böyle olmuş hep meyveli ağaç taşlanmıştır. Çalışkan, başarılı, örnek, önder ve lider durumda olan insanlara iftira edilmiştir. Genelde insanlığa en faydalı olanlar, en fazla iftiraya uğrayanlardır. İftiraya maruz kalanların başında peygamberler, onların başında da Peygamberimiz (s.a.v.) gelmektedir.

(Sürecek)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 13 Ağustos 2020
İmsak 04:05
Güneş 05:42
Öğle 12:50
İkindi 16:39
Akşam 19:48
Yatsı 21:18

Gelişmelerden Haberdar Olun

@