01.03.2013, 00:00 574

İÇKİ VE UYUŞTURUCU BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİN ANASIDIR

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Allah (c.c) insanoğlunu en güzel şekil ve surette yaratmış, onu akıl, izan ve irade gibi üstün vasıflarla donatmıştır. Bütün varlıklar insana hizmet etmek için onun emirlerine amade olarak yaratılmış. İnsan da bunlara aklı ile hâkim olmuştur. Aklı olmayanlar veya geçici olarak akıl nimetinden mahrum olanlar, bu ikram ve ihsanlardan gereği gibi istifade edemezler.

Allah (c.c) insana nefsini (canını) korumasını, kendi eliyle kendisini tehlikeye atmamasını emretmiş, buna uymayanları da “nefsine zulmeden” zalimler olarak isimlendirmiştir.

İnsan aklıyla temayüz etmiş bir varlıktır. O nedenle en fazla, aklını korumaya özen göstermeli, akla zarar verecek şeylerden uzak durmalıdır.

Allah Teâlâ insana zararlı olan her şeyi haram kıldığı gibi, insanın aklına zararlı olan sarhoş edici içki ve uyuşturucunun her türlüsünü de haram kılmıştır.

Takdir edileceği gibi insanlar önceden elde etmiş oldukları alışkanlıklarından kolaylıkla vaz geçemezler. Vaz geçilemeyen bu alışkanlıkların başında da sigara, içki ve uyuşturucu alışkanlığı (müptelalığı)  gelmektedir.

Bir iki paketle tiryakisi olunan sigara tutkusundan, birkaç kadehle müptelası olunan içki illetinden, bir iki nefes veya birkaç şırınga ile tutsağı olunan uyuşturucu sultasından birden bire kurtulmak mümkün değildir. Bu sebeple cahiliye insanının dem (kan) ve damarlarına bulaşmış olan içki alışkanlığı, birden bire tek kalemde yasaklanmamıştır. İlamiyet içki illetine, aşama aşama, kademe kademe yani  tedricen yasak getirmiştir.

            Nitekim adeta su niyetine içilen sarhoş edici içkiler, Kur’an-ı Kerim’de dört aşamada yasaklanmıştır.

Birinci aşamada Nahl Suresi’nin 67. ayeti gelmiştir. Bu ayette mealen “Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem bir içki, hem de güzel bir rızk elde ediyorsunuz. Bunda aklı eren millet için elbette bir ders, alınacak bir ibret vardır.” buyrulmuştur. Görüldüğü gibi bu ayetle içkinin güzel rızk olmadığı beyan edilmiştir. Yani üzümü ve hurmayı olduğu gibi yemeye güzel rızık, bunlardan yapılan ve içildiğinde insanın aklını karıştıran içkiye de güzel olmayan rızık denilmiş, içkinin dinen tasvip edilmediği ortaya konulmuştur. Bu ayetten içkinin ileride yasaklanacağı da anlaşılmış, artık sahabeden birçoğu içmez olmuştur.

              İkinci aşamada Bakara Suresi’nin 21. ayeti gönderilmiştir. Bu ayette Cenab-ı Hak mealen, “Sana içkiyi ve kumarı sorarlar, de ki onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için fayda var gibidir. Ancak günahları faydalarından daha büyüktür.” buyrulmuştur. Bundan sonrada sahabeden “menfaatini alır, zararını atarız” diyerek içenler olduğu gibi “büyük günah olan bir şeyin menfaatine ihtiyacımız yoktur” diyerek içkiyi terk edenler de olmuştur.

            Üçüncü kademede nazil olan “en N isâ” Suresi’nin 43. ayetin de ise mealen, “Ey iman edenler! Siz sarhoş olduğunuz zaman ne söylediğinizi anlayıncaya kadar namaza yaklaşmayın” denilmek sureti ile sarhoşluğun namaz kılmaya engel olduğu beyan edilmiştir. Bu yüzden sahabenin çoğunluğu, içki namaza engel oluyor diye, artık içkiyi bırakmıştır. Sahabeden çok az bir kısmı ise, yatsı ve sabah namazlarından sonra içmeye devam etmişlerdir.

           İnsanlar arasında kavgaya, düşmanlığa, öldürmelere, küskünlüğe ve dargınlığa sebep olan, namaz kılmaya engel teşkil eden ve sahabe tarafından bu ve benzeri zararları yaşanarak görülen sarhoş edici içkiler, nihayet dördüncü kademede indirilen Maide Suresi’nin 90. ayeti kerimesi ile tamamen yasaklanmıştır. Ayette Yüce Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! İçki, kumar, tapınmaya mahsul dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın amelinden birer murdardır, pisliktir. Onun için bunlardan kaçının ki murada eresiniz.”

            Yüce Mevlamız, şeytanın insana içki içirmek ve kumar oynatmasındaki maksadını da aynı surenin müteakip 91. ayetinde beyan ederek şöyle buyurmuştur:“Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin koymak, sizi Allah’ı anmaktan ve namaz kılmaktan alı koymak ister. Artık siz bunlardan vaz geçtiniz değil mi?”

            Bu ayetle alkollü içkiler, her türlü sarhoş edici ve uyuşturucular, yani insanın aklını normal fonksiyonlarını yapamaz hale getiren her şey kesin olarak yasaklanmıştır. Burada yasaklanan şey, adı ve bileşimi ne olursa olsu, hangi maddeden ve nasıl yapılırsa yapılsın insanın aklını karıştıran yani sarhoş eden her şeydir. Çünkü Peygamber Efendimiz (sas) bir hadislerinde mealen; “ Sarhoş eden her şey haramdır” buyurmuştur.

Dinin gayesi şu beş ana hususun muhafaza edilmesidir. Bunlar: 1-Dinin muhafazası,

2-Aklın muhafazası,3- Neslin muhafazası, 4- Nefsin (canın) muhafazası,5- Malın muhafazasıdır.

        Peygamber Efendimiz (sas) bir hadislerinde mealen, “içkiden uzak durun, çünkü içki bütün kötülüklerin anasıdır” buyurmuştur.

            Dinin muhafaza edilmesini istediği ana hedefler açısından alkol ve uyuşturucuya bakılacak olursa, bu beş temel esasa ters düştüğü görülür, Mesela,

            Alkol ve uyuşturucuyu kullananlar önce akıl nimetini sarhoşlukla yitirmektedirler. Hz. Peygamber (s.a.v.): “İnsanı insan yapan akıldır. Aklı olmayanın dini de yoktur” buyurmuşlardır.

            İçki, uyuşturucu ve diğer zararlı maddeler kullanıldığında; can tehlikeye atılmakta, nesil de hem sağlık yönünden ve hem de manevî yönden bozulmaktadır. Aklı ve sağlığı yerinde olmayanın, dini görevlerini ifa etmesi, malını ve canını koruyabilmesi de mümkün değildir. Netice olarak görüldüğü gibi, “ Bütün kötülüklerin kaynağı olan içki ve uyuşturucu” kullanımı, dinin muhafazasını emrettiği beş ana hususun da muhafazasına engel teşkil etmektedir.

           Günümüz dünyasında, yani ilim ve medeniyet asrı dediğimiz 21. yüz yılda; insanlara, ailelere ve toplumlara en fazla zarar veren şey nedir sorusuna, hiç tereddütsüz verilecek cevap, içki ve uyuşturucudur, olur kanımca. Çünkü asrımızda revaçta olan kapitalist sistemin önceliği; insan, insan ahlakı ve insan sağlığı değil; para, mal ve servet kazanma hırsıdır. Onun için bu zararlılar bolca üretilir ve akıl almaz reklamlarla insanların beynine yerleştirilir. Böylece fertler bu illetlerin tutsağı, müptelası ve esiri haline getirilir. Bu sebepledir ki, sigara, içki ve uyuşturucu ilk öğretim öğrencileri tarafından kullanılmaya başlanmıştır.

            Burada üzülerek ifade edelim ki, yapılan uluslar arası istatistiklere göre ülkemizin bu konulardaki karnesi çok düşündürücü ve pek üzücüdür. Ülkemiz dünyada alkol kullanma sıralamasında 3. Sigara kullanımında İndonezya, G.Köre ve Hindistandan snra olmak üzere 4. Sıradadır.  Ülkemizde maalesef sigara kullanmaya başlama yaşı 8, içkiye başlama yaşı 10-12 ve uyuşturucu kullanmaya başlama yaşı da 12-15 tir.

           Aklın almadığı şey, bu zararlılar yasalar dahilinde, legal yollarla bolca  üretilir, satışı için reklamları yapılır, yine yasalarla bunlarla mücadele edilir. Bu illetlerle güya mücadele için, Mart ayının ilk haftası “Yeşilay Haftası”  olarak ilan edilmiş, senede bir  hafta boyunca sesi  çok  cılız  çıkan “Yeşilay cemiyeti” kurulmuştur. Hani, insanın “ Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” diyesi geliyor. Tabii ki, bu arenada, üreten kazanıyor, olan bunların tutsağı olup kullanan insanımıza ve onunla mücadele etmeye çalışırken zarar görenlere oluyor.

            Allah’ın kesin olarak yasakladığı, “şeytanın işi  ve pisliktir” dediği içki ve uyuşturucu yüzünden, ülkemizde her yıl  on binlerce insan ölüyor, gençler gidiyor, ocaklar sönüyor, anne babalar  dul, çocuklar öksüz kalıyor. Yine, yüz binlerce insanımız sakat kalıyor, trilyonlarca liralık maddi zararlar meydana geliyor.

            Dinin gayesi; insanın dünya ve ahret mutluluğudur. Bu saadete; dinin emirlerini  yaparak, yasaklarından  da kaçarak ulaşılır. Akıllı insan; bunu bilir, bununla yaşar, yakın ve uzak çevresindeki insanlara da, böyle yapmasını öğütleyerek, Allah’ın verdiği “Emri maruf, nehy-i anil münker” görevini de ifa etmiş olur. Allah; aklımızı, dinimizi, nefsimizi, neslimizi ve malımızı içki ve uyuşturucu illetinin zararlarından korusun.

            Selam, saygı ve dua ile.

 

 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
14°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@