Günümüz insanı medya aracılığı ile her gün yeni değerlerle tanış- makta adeta bir değerler bombardımanına tabi tutulmaktadır.
Bu sebepten insanımızın Hz. Peygamberin hayatını bilmeye ve öğrenme ye olan ihtiyacı her zamankinden çok daha fazladır.
Ancak hemen belirtelim ki, birinci derecede ihtiyaç duyulan şey. Bilgilenmekten ziyade. Sahip olunan bilginin sosyal hayata yansımasıdır.
Yani bu gün için öncelikli konu: Bilgisine sahip olduğumuz ahlaki değerlerin davranışlar halinde sosyal hayata yansıtılmasıdır.
Toplumu oluşturan büyük ekseriyetin yalanın, gıybetin, içkinin. Zina’nın rüşvetin (v.s) kaçınılması gereken kötülükler olduğunu bildiğini düşünüyorum. Fakat yine bu çoğunluğun bu bilgileri davranış haline dönüştürme aşamasında sıkıntılara düşüldüğü gözlüyorum. İşte bu sebepten yazımıza "Hz. Peygamberin hayatından davranış modelleri” gibi bir konunun seçimi oldukça anlamlıdır ve doğrudan doğruya ihtiyaç duyulan bir alanla ilgilidir.
PEYGAMBERİMİZ İNSANLARA MODELDİR
Peygamberimizin; insanlar için model ve örnek olduğu son derece aşikardır.
Zaten Peygamberlerin en önemli gönderiliş gayelerinden biriside “insanlığa örnek ve model olma" konumlarıdır.
Yüce Allah(c.c) Kalem suresinin 4.ayetinde Peygamberimize hitaben “Muhakkak sen çok yüce bir ahlak üzeresin" buyururken, Biz insanlara hitaben de Ahzap suresinin 21. ayetinde "Gerçekten sizin için: Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah"ı çok zikredenler ve hatırlayanlar içir. Resulullah’da çok güzel bir numune çok güzel bir örnek.çok güzel bir model vardır” buyurur.
Bundan dolayıdır ki. Peygamberimizi örnek almak, Müslüman insan için öncelikli dini bir görev durumundadır.
Ancak; bu noktada cevabı aranması gereken bir soru vardır. "Peygamberimizden 14 asır sonra Onun yaşadığı kültür ve coğrafyadan apayrı bir ortamda yaşayan insanların. Hz. Peygamberi bu gün tam olarak örnek alması ne kadar mümkündür?” Eğer mümkünse bu ne kadar gerçekleşir? Başka bir ifade ile bugün: Peygamberi örnek almak, onun hayatından davranış modelleri çıkarmak, nasıl anlaşılmalıdır.
HZ.PEYGAMBERİN GİYSİSİNİ DEĞİL DAVRANIŞINI ÖRNEK ALALIM
Peygamberimiz, yaşadığı zaman ve coğrafyada başka insanlar, gibi hayatını sürdürdü.
Yani o dönemdeki insanların yediği yemeklerden yedi, günlük hayatın da o kültürde kullanılan malzemeleri kullandı. Örnek alarak; Zamanın Mekke toplumunda yaşayan insanlar gibi Peygamberimizde entari cinsinden elbise giydi. Diğer insanlar gibi O’da yemeği elle yedi, çünkü o günün ve coğrafyanın şartları öyleydi.
Şimdi iyi düşünelim: Peygamberimizi örnek almak hayatından davranış modelleri çıkarmak adına 0 yemeği elle yiyordu, öyleyse bizimde elle yememiz gerekir; O entari giyiyordu bizimde entari giymemiz gerekir” gibi düşünceye kapılmak ve bunu da din adına savunmak. İslam’i bir zihniyet midir?
Acaba Yüce Allah Hz. Peygamberin örnek alınmasını emrederken böyle bir örnek alma biçimini mi kastetmişti?
Hemen söyleyelim: Hz. Peygamberi örnek almayı hayatından davranış modelleri çıkarmayı.
"O’nun sahip olduğu ahlaki vazifelerin hayata geçirilmesi; getirmiş olduğu dini zihniyetin benimsenmesi ve gelişen olaylar karşısında O’nun almış olduğu tavırlara benzer tavırların sergilenmesi şeklinde anlamanın daha doğru olacağı kanaatindeyim.
Çünkü Peygamberimizin hayatı; ancak bu şekilde örnek alındığı zaman 1400 sene sonra yaşayan bir insan için anlamlı bir hale gelir-gelecektir.
İnsani ilişkiler açısından anlamlı ve önemli olan; kişinin O’nun gibi giyinip O’nun gibi yemesi, koku sürmesi değil, O’nun ahlaki niteliklerine sahip olmasıdır.
Yani O’nun gibi adaletli, O’nun gibi dürüst, O’nun gibi ahlaklı, O’nun gibi merhametli olacak, kısaca insani ilişkilerini O’nun ahlaki ölçülerine uygun şekilde yürütmektir.
Günümüz insanı, Peygamberimizi örnek almayı; O’nun gibi eş, O’nun gibi vatandaş, O’nun gibi ticaret adamı, O’nun gibi devlet adamı, O’nun gibi komşu, O’nun gibi komutan şeklinde anladığı ve bunu gerçekleştirmeye azmettiği zaman gündelik hayat da dahil toplum hayatında ne kadar büyük bir değişikliğin ve manevi zenginliğin meydana geldiğini kendiliğinden fark edecektir.
İşte bu amaca ulaşmak için bu yılda Peygamber Efendimizin doğumunun 1445. yıl dönümü, yurt içinde 81 il ve 666 İlçe ile din müşavirliklerinin bulunduğu ülkelerde, çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.
Kutlu Doğum Haftasının her türlü hayırlara vesile olmasını yüce Allah’tan niyaz ederim.
Ankara’dan selam, saygı ve dua ile.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol