31.03.2018, 00:10 212

HZ. PEYGAMBERİN MUTLULUK YUVASINDAKİ TEMEL İLKE VE PRENSİPLER-2

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

son Peygamberi daima tatlı dilli, güler yüzlüydü. Sahabeden Haris b. Hazim, ondan daha güler yüzlü birisin görmediğini söylemiştir.(Tirmizi mnakib. 10) O, kahkaha ile gülmez, daima mütebessim bir şekilde kendisini gösterirdi. (Buhari “edeb” 68 ) Resulullah’ın hanımları, Efendimizin kendilerine karşı daima sevgi ve şefkatle muamele ettiğini, azalmadığını, onu her zaman gülen yüzü ile gördüklerini söylemişlerdir.

Hz. Aişe validemiz anlatıyor. “Resulullah, bana: “ Ben senin bana kızdığın ve benden hoşnut olduğun zamanları biliyorum” buyurdular. Ben: “Bunu nerden anlıyorsunuz” diye sordum. “Benden razı oldun mu bana: Hayır! Muhammedin Rabbine yemin olsun! diyorsun. Bana öfkeli olunca: Hayır İbrahimin Rabbine yemin olsun! diyorsun” dedi. Ben: “Evet, Ey Allah’ın Resulü, (böyle durumlarda) ben yalnızca senin adını zikretmeksizin yemin ederim” dedim. (Buhari “Edeb” 63)

Her ailede olduğu gibi, Peygamberin ve yakınlarının evlerinde de küçük de olsa bazı anlaşmazlıklar olurdu. Sevgili Peygamberimiz bu aile içi problemleri de, büyütmeden ve son derece kibar bir üslupla çözerdi. Bu cümleden olarak, Efendimiz ile Aişe validemiz bir gün bir konuda tartışmışlar, fakat anlaşamamışlardı. Hz. Peygamber işi büyütmemiş, çözmek için eşine, “Gel babana gidip konuyu anlatalım, aramızda hakemlik yapsın. Kimin haklı olduğuna o karar versin, biz de onun vereceği kararı kabul edelim ne dersin?” dedi. Hanımı bu teklifi kabul etti ve Hz. Ebu Bekir’in evine gittiler. Bir konuda hakemliğine başvurmak için geldiklerini söyledikten sonra Aişe validemiz Efendimize dönerek, “Haydi konuyu sen anlat, amma olduğu gibi anlatacaksın tamam mı?” dedi. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir hiddetlenerek kızına, “ Sen ne diyorsun, Allah’ın Peygamberi olayı olduğu gibi anlatmayıp da başka nasıl anlatacak ki” diyerek bir tokat vurdu. Beklenmedik bir şekilde şamarı yiten Aişe validemiz, mahcup oldu ve ağlamsı bir hale geldi. Bu durumu gören Peygamber hemen, eşinin yanına gidip koluna girerek, “ Biz buraya sopa yemeye gelmedik, haydi evimize gidip, problemimizi kendimiz çözelim” dedi. Oradan ayrılarak beraberce kendi evlerine gitmişler ve anlaşmazlıklarını aralarında tatlıya bağlamışlardır..

Yine bir gün Peygamber Efendimiz kızı Fatıma’nın evine gitmişti. Damadı olan Hz. Ali evde yoktu. “Amca oğlun nerede?” diye sordu. Fatıma (r.a.), “ Aramızda bir tatsızlık oldu, bunun üzerine bana kızdı ve çıkıp gitti” dedi. Resulullah (s.a.s.) ashaptan birisine: “ Hele bir arayıver, nereye gitmiş” diye emretti. Sahabe gitti ve dönerek Peygambere, “ Mescidde yatıyor” haberini getirdi. Efendimiz Mescide giderek Hz. Aliye, “ Kalk Ey Ebu Turab, kalk ey Ebu Turab ( yani ey topraklı) diye seslendi. Peygamberin bu latifeli hitabı, problemi çözmeye yetmişti. Bundan sonra Hz. Ali’nin en sevdiği ismi bu olmuştu. (Keleş s.109)

Evet, daha nice güzel örneklerin yaşandığı rahmet peygamberinin mutlu hanesi, sevgi, saygı, sadakat, güven, iffet, karşılıklı haklara riayet ve nezaket temelleri üzerine oturuyordu. Bu gün de ümmetin evlerinde, bu temel kaide, kural, ilke ve prensipler geçerli olsa, yani uygulansa, huzur ve mutluluğa ulaşmak mümkün olacaktır.

Allah hanelerimizden, Peygamberi ilke ve prensipleri, dolayısıyla saadet, mutluluk ve huzuru eksik etmesin. AMİN.

Manisa’dan selam, sevgi, saygı ve dua ile.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 13 Ağustos 2020
İmsak 04:05
Güneş 05:42
Öğle 12:50
İkindi 16:39
Akşam 19:48
Yatsı 21:18

Gelişmelerden Haberdar Olun

@