1.Anlam bakımından:

“Hikmet” sözcüğü Arapça’dır. Türkçemizde de bir yeri vardır. Konuya, sözcük anlamını aktararak giriyoruz. Şöyle ki:

-Hikmet; bir gerçeği bilgiye dayanarak ortaya koyan düşüncedir.

-Gizli sebep, anlaşılmaz nedenleri içerir.

-Faydalı bilgileri ve bilgeliği konu edinir.

Şimdi de bu üç tanımda geçen sözcükleri açıklayalım:

Faydalı olan her şey insanların işine yarar, yararlı olur.

Bilgi, öğrenme ve araştırmayla, gözlemle elde edlen bilgilerin tümüdür.

İnsanlar, yararlı olan her şeyden yararlanmayı bilirler.

2.Hikmet sözcüğünün manevi alemdeki yeri:

İslam dininde, evrendeki her şeyin tek yaradanı vardır. O da yüce Allah’tır. Yüce Allah, “hikmet” ile ilgili 2. Bakara suresinin ona bağlı 269. ayetini İslam dini peygamberi Hazreti Muhammed’e “vahiy yoluyla” Mekke’de indirmiştir. 269. ayeti; üç kaynaktan alıp aktarıyoruz:

Elmalılı Hamdi Yazır / Huzur Yayınları – 1995 – Ayet 269 / Sayfa 44

“Yüce Allah, dilediğine hikmet verir. Hikmet verilme ise, çok büyük bir hayır verilmiş demektir. Bunu ancak temiz akıl sahipleri anlarlar.”

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk / Ayet 269 / Sayfa 54

“O, (Yüce Allah) hikmeti dilediğine verir ve kendisine hikmet verilmiş olana, çok büyük bir hayır verilmiş demektir. Gönlünü ve aklını çalıştıranlardan başkası düşünüp anlayamazlar.”

Diyanetten (İnternetten)

“Allah, hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilirse ona pek çok hayır verilmiş demektir. Ancak akıl sahipleri düşünüp ibret alırlar.”

Bu üç mealden anlaşılacağı üzere; temiz akıl ahipleri, gönlünü ve aklını çalıştıranlardan başkası düşünüp anlayamazlar. Ancak akıl sahipleri düşünüp ibret alırlar. Öğütlerini dinlemek her insana düşen bir manevi borçtur.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol