21.05.2012, 00:00 86

HİDROELEKTRİK SANTRALLERİ

Salim SAVCI

Salim SAVCI

Dünyada; dün de, bugün de, yarın da olabilen bir büyük, büyük olduğu kadar da çok önemli bir sorun var. Bu sorunun adı ise ENERJİ’dir.

Birleşmiş Milletlerde üye olan:

-Gelişmiş ülkeler (U.S.A)

-Gelişmekte olan ülkeler (Türkiye)

-Geri kalmış ülkeler (Afrika’dakiler) ellerindeki enerji kaynaklarının azaldığını gördükçe, diğer ülkelerdeki enerji kaynaklarından birinci planda yararlanma yarışında kendilerini buluyorlar, o kaynaklara sahip olmak için siyasal, sosyal, ekonomik her tedbiri almak istiyorlar. Akıl, mantık, bilim yollarından giderek amaçlarına ulaşmayı sürdürüyorlar.

Bu konuya enerji hakkında bilgi aktararak giriyoruz:

Enerji nedir?

Enerji sözcüğü Latince’dir.Fizik biliminde; bir cisim sisteminin mekanik çalışma gücüdür diye açıklanır. Bir yerde de güç ve kuvvet demektir. Enerji çeşitleri ise; rüzgar, su, su buharı, elektrik, nükleer enerji diye öğretilir.

Gelişmiş ülkeler, bu enerji çeşitlerinden en iyi şekilde yararlanırlar. Gelişmekte olan ülkeler yarışlarını sürdürürler. Ellerindeki enerji kaynaklarını bilirler, onlara sahip çıkmak isterler. Ne yazık ki; gelişmiş ülkeler ne yaparlar yaparlar, o enerjilerden yararlanmanın yolunu bulurlar.

Gelişmekte olan ülkeler bu yarışa su enerjisi ile başlarlar. Bunların başında da insan hayatının her alanına giren elektrik enerjisi yerini alır. Hidroelektrik santralleri ön plana çıkar. Şu anda Türkiye’de 203 büyük ölçekli, 300 adet de gölet şeklinde barajımız vardır. Bu barajlardaki hidroelektrik santralleriyle ülkenin elektrik ihtiyacı karşılanmaktadır.

Hidroelektrik santrallerinin kurulduğu barajlarda biriken sulardan da tarım alanında faydalanıyoruz. Sulama hizmetini damlama metoduna çevirebildiğimiz gün, ülkemizin büyük, küçük daha bir çok baraja, hidroelektrik santraline ihtiyacı vardır. Fakat karşımıza çok önemli bir sorun çıkmaktadır. Çevreciler, kesilen ağaçların hesabını sorabilmektedirler. Haksız da değillerdir. Çünkü 3 metre boyundaki bir yeşil yapraklı ağaç, bir insanın, bir günlük oksijen ihtiyacını karşılamaktadır. Ayrıca ağaçların kesilmesi, yayla turizmine de zarar getirmektedir. Bunları düşününce aklımız karışabilir ama hidroelektrik santrallerini çoğaltmaya mecburuz. Ne yapabiliriz? Diyebiliriz. Şu önerileri sıralayabiliriz:

*Kesilen ağaç kadar ağaç dikilebilir. Yol kenarları, kıraç yerler ağaçlandırılabilir. İller, ilçeler, köyler olarak planlanabilir.

*Hapishanelerde yatanlar devreye sokulabilir.

*Askerlik süresinin son üç ayı, ağaç dikmeye ayrılabilir.

*Köylüye de, şu kıraç araziyi biz terasladık, buraya diktiğim ağaçların yarısı senindir denebilir.

Bu öneriler dışında daha orijinalleri istenirse bulunabilir.

Kaynakça: Enerjiye Açılan Karanlık Kapılar kitabı.

Prof. Dr. Doğan Aydal-Yelda Cumalıoğlu.

Yazarın ricası: Bu kitap sade vatandaşın anlayabileceği şekilde ele alınabilirse, tabandaki insanlarımız artık uyanıyor. Bu da böyle biline!

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
14°
parçalı bulutlu
banner303
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@