Muhtemelen size de olmuştur. Bazen bir görüntü karşısında duygulanmaktan kendini alamaz insan. Bir şiir ya da hikâye okurken de olur bu. Size sunulanı, anlatılanı adeta yaşar, duygulanır, hüzünlenir, irkilirsiniz.

Öyle kısacık anlar vardır ki, bütün hayatı altüst edebilir. Bazen bir gün yıllarca acı çektirecek kadar derin izler bırakır yaşamda.

Yakın bir zamanda Dr.Turhan Kılıçcıoğlu stadyumunun önünden geçerken, birden eskiler-maziler canlandı benliğimde, iyisiyle kötüsüyle. Çünkü; Dr. Turhan Kılıçcıoğlu stadyumu, bizim nazarımızda arketiptir, ilk örnektir.

Şampiyonluklar gördük, düşüşler gördük. Hepsi bir anda geldi geçti ve gitti. Yok oldu, yalan oldu. Düşünsel bir talan yaşadık zamanla.

Acınıza kezzap dökmek istemem. Ancak mamafih bir hayat ölümsüzleştirilemez. Dr. Turhan Kılıçcıoğlu stadındaki bizlerin anıları, sıradan anılar değildir.

Fransız düşünür ve sosyolog Jean Baudrillard, hiçbir anlamı olmayan bir konuyu unutmamız için hiçbir neden olmadığını düşünürdü.

Baudrillard’ın anlamın boş bıraktığı yerin zorlanmasındaki anlamsızlığı anlatmak için, şöyle de bir öyküsü var.

Bir gün bir delikanlının karşısına bir peri çıkmış: “Dile benden ne dilersen, her şeyi yerine getireceğim” demiş.

Ve bir de şart koşmuş: “Ama hayatının sonuna kadar tilkinin kuyruğundaki kızıllığı hiç düşünmeyeceksin. Bunu düşündüğün anda her şeyi geri alırım.”

Delikanlı kabul etmiş: İyi bir eğitim, yaparken hem zevk aldığı hem iyi para kazandığı bir iş, sevdiği bir kadın, güneşli, güzel günler.

İlerleyen yıllar boyunca tilkinin kuyruğundaki kızıllığı hiç aklına getirmediği için istediği her şeye kavuşmuş.

Ve bir gün beynini kemiren bir soruyla uyanmış: Tilkinin kuyruğundaki kızıllık neydi?

Sonunu tahmin edebilirsiniz; Peri verdiklerinin hepsini geri almış.

Ben ve benim devrelerin nazarında çok anlamlı yeri olan Dr.Turhan Kılıçcıoğlu stadı, tilkinin kuyruğundaki kızıllığı hiç aklımızdan çıkarmayacaktır. Yeni stadın ışıltısına, konforuna dalsak da, bunu beceremeyeceğiz galiba.

Ve fakat:

Simgeler, imgeler, semboller derken Kemal Tahir’in “Büyük Mal” romanındaki fazla düşününce bedenine ağrılar saplanıp yorgun düşen Sülük Ağa’ya çevrilen taraftar olmaya da gerek yok.

Elbette sadece, Dr. Turhan Kılıçcıoğlu stadı değil bizim için anlamlı olan. Bunlardan sonuncusu, Adana 5 Ocak stadında Serik Belediyespor karşısında aldığımız 2.lig bileti de, Çorumspor camiasının anılarında tarihi yerini almıştır.

Yıllarca söylenecek sohbetlerde 5 Ocak stadyumu da konuşulacak. Artık, orası da Çorumspor camiasının mazisinde kalıcı bir iz bıraktı.

Gariptir, Adana 5 Ocak stadyumu da, Dr. Turhan Kılıçcıoğlu gibi, yakın bir zamanda yıkılacak, Adanalılara da sadece anıları kalacaktır.

Serik Belediyespor maçı sonunda stat dışına çıktığımızda bir stat görevlisi, aynı zamanda sıkı bir Adana Demirspor taraftarıyla karşılaştım. Kendisiyle 10-15 dakikalık sohbetimizde, yakında yeni stada kavuşmalarının sevincini yaşarken, yıkılacak 5 Ocak stadında geçen anıları nedeniyle de üzüntülü olduğunu söyledi.

Ve, takımı Demirspor’u Neruda’nın şiirlerinden çıkmış, aşk tanrıçası gibi anlatıyordu. Ağzından çıkan heceleri, kelimeleri, gelgelli cümleleri içinden hissederek seslendiriyordu.

Anladım ki, her iki camianın futbol felsefesi, Zekeriya Beyaz’ın gözleri gibi bir türlü aynı noktada buluşmuyordu. Aradaki farkı bulmak, sudoku çözmek gibiydi.

Söz Adana Demirspor taraftarından açılmışken…

Bilirsiniz, Demirspor, protest-aykırı, isyan ruhlu- bir taraftar kitlesine sahiptir. Sadece bir futbol kulübü taraftarı değildir. Ülke sorunlarına duyarlı, sosyal içerikli mesajlar da verirler tribünlerden. “Burası Adana buradan çıkış yok” veya “sahaya iner validenizi kucaklarız” gibi aptallıklardan uzak, kültleşmiş bir topluluktur Demirspor tribünleri.

Kuşkusuz ki; her daim, ipini koparıp kaçan dananın tarafını tutarlar.

Hafızalara kazınan üretken, çok belirleyici sloganları vardır.

Hatırlarsanız; tarihin birinde dönemin Adana valisi, Adanalı bir vatandaşa hakaret etmiş, bu hareketi tüm Adana halkının tepkisini çekmişti.

O olaydan sonra vali, Adana Demirspor’un bir maçına gider. Stadyuma girer, şeref locasında yerini alır. Valinin geldiğini gören Adana Demirspor amigosu seyircileri coşturan tezahüratına başlar;

“Oooo Vali Bey de gelmiş.”

Seyirciler hep bir ağızdan; "Hoş gelmiiiiişş, hoşşş gelmişşş.”

Amigonun "Ooo vali bey de gelmiş" demesinden ve seyircilerin de, "Hoş gelmiş" demesinden keyif alan vali bey, yerinden kalkıp yüzünde yapmacık bir tevazuuyla ellerini havaya kaldırıp seyircileri selamlayarak, kibirli bir tavırla yerine oturur.

Amigo tezahüratlarına devam eder; "Bıyıklarını da bükmüş"

Seyirci; " Oooo! Ne zaman bükmüş?

Amigo; "Dün bükmüş"

Seyirciler hep bir ağızdan; "Dünbükmüş. Dünbükmüş. Dünbükmüş. Dünbükmüş."

Önce ne olduğunu anlayamayan vali, yine yüzünde yapmacık bir tevazu ve gülümsemeyle oturduğu yerden seyircilere bakıp elini kaldırarak onları selamlar.

Çok geçmeden çevresindekilerin bıyık altı gülmelerinden, seyircilerin kahkahalarından tezahüratta ne dendiğini anlar. Hışımla yerinden kalkıp stadyumu terk eder. Maç bitene kadar tezahürat devam eder, stadyum inler; "Dünbükmüş. Dünbükmüş"

Bazen aşk tek kişiliktir, ikincisi süjedir.

KORKUNUN PARADOKSU

Dil, bütün saçmalıkların ve kötülüklerin anasıdır. Dil, kendinize dostlar edinebilmenin bir yolu iken binlerce düşman yaratmanızın da bir yoludur. Diliniz ile anlattığınıza inandığınız bir çok şeyi aslında anlatamadığınızın kanıtıdır dil. Alışkanlıklarınızın, duymak istediklerinizin berbat bir hikâyesidir.

Dil bir silah olabilir ama iftira değil.

Bilin ki, Çorumspor konusunda suskunluğum asaletimden falan değildir. Kaderimde mağlubiyet yoktur, bir süreliğine imtihan vardır. Umut mu? O bitmeyen duadır.

Fazla tevazunun sonu da, vasat insanlardan nasihat dinlemektir. Bazı tipler lunapark aynaları gibi gerçeği eğip, bükme konusunda maharetliler.

Dağ fare doğurmadı, çünkü ortada tepe bile yoktu. Hangi şıkkı işaretlerseler işaretlesinler, hepsi yanlış çünkü.

Büyük bir derinliği olmadığı sürece, hiç kimse çok aşağı düşemez…

Fırıldak olmaya gerek yok. Her şey başladığı yerde biter. Ebe tokatı nereye atıyorsa, imam pamuğu oraya tıkar.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol