17.03.2020, 00:04 63

HANIMLARLA İYİ GEÇİNMEK-2

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Hucurat suresinin 12. Ayetinde: “ Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çükü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. (Gıybetini etmesin.) Biriniz ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyendir” buyrulmaktadır. Görüldüğü gibi ayeti kerimede, zanla hareket etmenin, kusur aramanın, gıybet etmenin hem haram ve hem de ölü kardeşinin etini yemek gibi olduğu haber verilmektedir. Yine Ahzap suresinin 70. Ayetinde: “ Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin (yalan söylemeyin)” uyarısı yapıldıktan sonra Bakara suresinin 10. Ayetinde de “ Yalan söyleyenler için, yalan söylediklerinden dolayı şiddetli bir azap vardır” buyrularak, yalancıların nasıl bir cezaya duçar olacakları haber verilmektedir. Kurandan bunlara benzer daha bir çok misaller vermek mümkündür.

Kutsal aile yuvasının devamı Dinimizde çok önemlidir. Yukarıdaki ayetlerde olduğu gibi, Peygamberimizin de ailede eşlerin iyi geçinmesi ve aile yuvasının dağılmaması ile ilgili bir çok hadisleri vardır. Allah’ın Rasulü bu konuda: “ Allah katında mübah olan şeyin en sevimsizi, eşini boşamaktır.”, “Meşru mazereti olmaksızın kocasından kendisini boşamasını isteyen kadına cennetin kokusu haramdır.”, “Yalan söyleyerek ve iftira ederek karı ile kocanın arasını açan bizden değildir.”, “Müminin boşanmasından arşı ala titrer.”, “ Ara bozmak için söz getirip götüren kimse cennete giremez.” Peygamber Efendimizin de bu hususta daha bir çok hadisleri mevcuttur.

Netice olarak evlenip yuva kurmak mümine kadınlara da, mümin erkeklere de yüce Allah’ımızın emri ve sevgili Peygamberimizin de tavsiyesidir. İnanan kadınlar ve erkekler meşru nikahla evlenerek bu İlahi emre ve peygamberi sünnete uymalıdırlar. Allah’ın emri ve Peygamberin kavli üzere birleşerek aile yuvasını kurup, yurt yuva, çoluk çocuk sahibi olan eşler, bu yuvanın huzurundan, mutluluğundan, saadetinden ve bunların ölünceye kadar devam etmesinden, çocukların, Doğru, Dürüst, Dinine, Devletine, Milletine, Ezanına ve Bayrağına bağlı, büyüğünü sayan, küçüğünü seven kişiler olarak yetiştirilmesinden sorumludurlar.

Ailenin mutluluğu için her şeyden önce eşlerin birbirlerine karşı, Allh’ın emrine uygun olarak, doğru ve dürüst olmalıdırlar. Keza eşler, Allah’ın Nur suresini 30 ve 31. ayetlerindeki emirlerine uyarak gözlerini ve ırzlarını haramdan korumalıdırlar. Çocuklarına her halleriyle iyi örnek olmalıdırlar. Eşler insanlık icabı yanlış yapabilirler, diğer eş bunu büyütmemeli, işi hemen tatlıya bağlamalıdır. Unutulmamalıdır ki, büyük yangınlar küçük kıvılcımlardan başlar. Küçük kıvılcımlar ise bir fincan su ile söndürülür. O halde karı koca arasında vuku bulacak anlaşmazlıklar büyütülmemeli ve hemen iş tatlıya bağlanmalıdır.

Yine eşlerden her birisi, Peygamberimizin tavsiyesine uyarak doğru, namuslu ve iffetli olmalı ki, diğer eşte öyle olsun. Rasulullah efendimiz: “ Kadın beş vakit namazını kılarsa, Ramazan orucunu tutarsa, iffetini korur ve kocasına itaat eder, saygı gösterirse kendisine, Cennetin hangi kapısından istersen gir denir” buyurmaktadır.(El Münziri, Ettergıp Vetterhip c.3 s 52) Bir hanım için bundan daha güzel bir müjde olur mu? Evli olan her kadın, bu tavsiyelere uyarak yaşamak suretiyle hem bu dünyadaki evini Cennete çevirir, hem de ahiretin Cennetine istediği kapısından girer. Ne mutlu, bunu başaran kadınlara.

dinimizde hem kutsal ve hem de çok önemlidir. Aile millet sarayının temelidir. Aile, yani temel sağlamsa Millet sarayı da sağlamdır. Kısaca aile dağılırsa millette dağılır. Onun için Müslüman Tür aile yapısını koruyup kollamak, milletin her ferdinin, her kurumunun ve bilhassa devletin başta gelen görevidir ve olmalıdır. Bu uzun yazımızı, iki anekdotla bitirelim müsaadenizle.

“Bir ziraat mühendisi Almanya’da doktora yapar ve işi bitip yurda dönerken hocası olan Alman Prof. Onu evine davet eder. Ayrılırlarken Alman hoca şöyle der:

“Almanya’yı gördün her taraf fabrika ve otoban. Bunlar seni aldatmasın. Bunlar zenginliktir diye gıpta etme. Bunların hepsi, demir ve çimento yıgını. Asıl sizde öyle bir zenginlik var ki işte o, Almanya’da ve Avrupa’da yok. Siz Müslüman Türklerde ve diğer Müslüman ülkelerde Almanya’da ve Avrupa’da olmayan öyle bir zenginlik var ki, işte o ailedir. Aile mefhumu Almanya’ da ve Avrupa’da yıkılmıştır. Halbuki sizde aile hala mukaddestir. Bu ise en üstün zenginliktir.”( Rahmetli Dr. Lütfi Doğan’dan)

Yine Üniversite hocası olan 69 yaşındaki bir Alman Prof. Hanım, emekli olup ayrılırken öğrencilerine şöyle bir itirafta bulunur: “ Ben şan, şöhret ve servet sahibi oldum. Fakat en büyük saadetten mahrum kaldım, evlenip temiz bir yuva kuramadım, çocuk sahibi olamadım.” Ankara’dan selam, sevgi, saygı ve dua ile.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
10°
açık
banner303
banner364
Namaz Vakti 27 Ekim 2020
İmsak 05:32
Güneş 06:56
Öğle 12:29
İkindi 15:23
Akşam 17:52
Yatsı 19:11

Gelişmelerden Haberdar Olun

@