16.05.2013, 00:00 657

HALİL KARADUMAN'I ANARKEN

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Tanınmış kanun sanatçısı Halil Karaduman 2012 yılında ani bir rahatsızlık sonucu aramızdan ayrıldı.Biz , kendisini uzun zamandır konserlerini takip ettiğimiz İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu korosunun kanun sanatçısı olarak tanıdık . Konserlerde parmaklarını kanun üzerinde adeta uçarcasına konuşturan  bu sanatçımız adeta kendinden geçercesine müziğini icra ediyor ve gerek koro ile birlikte gerekse solo parçalarında, hepimizi alıp bir yerlere götürüyordu.

Kendimi,  bu değerli sanatçıyı canlı performanslarında dinleme şansını elde etmiş olduğum için çok şanslı sayıyorum.Ruhu şad olsun, mekanı cennet olsun.

Geçen sene, Topluluğun, sanatçının kaybından sonraki ilk konserinde çok duygulu anlar yaşamıştık,her zaman oturduğu yerde kendisi yerine çerçevelenmiş resmi topluluğa eşlik etmişti.

Geçen hafta pazar günü 12 Mayısta, organizasyonunu İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu şefi sayın Aylin Şengün Taşçı'nın yaptığı   sanatçıyı anmak ve geliri ailesine bırakılmak üzere Beşiktaş Kültür Merkezinde düzenlenen geceye, kendisinin daveti üzerine katıldık . Çok büyük bir kalabalığın iştirak ettiği gecede sanatçının bestelerini söylemiş, birlikte konserlere katılmış olanlar ile yetiştirdiği ve destek olduğu sanatçılar sahne alarak büyük bir vefa örneği gösterdiler.

Geceye katılan solistlere Halil Karaduman'ın kurduğu ve yıllarca yönettiği orkestrayı kardeşi Fahri Karaduman şefliğinde Popstar orkestrası eşlik etti. Sunuculuğu ise Halil Karaduman'ın yakın arkadaşı ve söz yazarı, sanatçının pek çok şiirini bestelemiş olduğu şair Ahmet Selçuk İlkan üstlendi. İlkan, sanatçı ile ilgili anılarını bizlerle paylaşarak kah gülümsetip kah hüzünlendirerek, şiirleri ile tüm katılanları duygulandırdı.

Gece sanatçının yaşamından kesitlerin yer aldığı barkovizyon ile başladı. Daha sonra Halil Karaduman'ın vefatından hemen önce birlikte Almanya turnesinde bulunan ve kendisini son görenlerden biri olan Zülfü Livaneli, sanatçıdan kardeşim diyerek bahsetti ve Mutluluk isimli romanında ondan bahsettiği bölümleri sahnede okudu. Kendisi ayrıca, ilerideki bir tarihte Halil Karaduman anısına bir konser düzenleyeceğini açıkladı. Livaneli, Karaduman ile uzun yıllar çalışmış, yurt içi ve dışı konserlerinde hep birlikte olmuşlar. Onun sanatı ile ilgili olarak, yurt dışındaki bir turnede, yanına aldığı ve takdim ettiği sanatçının,  dünyaca tanınmış orkestra şefi Zubin Mehta tarafından nasıl taltif edildiğini ve onurlandırıldığını bizlerle paylaştı.

Sanatçının üç oğlu var ve hepsi de müzikle ilgileniyorlar. Sahnede bu üç çocuğun babalarının bestesi olan ''Rüyalarda buluşuruz'' eserini ikisinin keman diğerinin  ise kanunla icra etmelerini hayranlıkla izledik .

Daha sonra sahneye Soner Sarıkabadayı çıktı, kendisi sanatçı ile çalışmadığını ancak kardeşinin orkestrası ile müzik yapmış olduğunu ve böyle anlamlı bir geceye katılmaktan onur duyduğunu belirterek iki şarkı seslendirdi.

Ardından Halil Karaduman'ın yakın dostu ve yıllardır birlikte çalıştığı Selami Şahin'i dinledik. Selami Şahin, hem ilginç ve gülümseten turne anılarını hem de hüzünlü anıları bizlerle paylaştı, onun  bilinmeyen yönlerini ve  espri yüklü bir insan olduğunu da anlattı.Ancak tüm konuşmalarında boğazı düğümlendi ve şarkılarını gözyaşları içinde söyledi.  Aşağıda güftesinden bir kısmını verdiğim ''Özledim''  bestesini seslendirirken bu şarkıya tüm salonun ve eşinin gözyaşları ile eşlik etmesi büyük bir duygu patlamasına yol açtı.

Sen gittin ya yaşantımın bir anlamı kalmadı 
Sen gittin ya pencereme bir kez güneş doğmadı
 
Sen gittin ya senden sonra mutluluğum olmadı
 
Senle geçen günlerimin kıymetini bilmedim
 

Özledim teninin kokusunu özledim
 
Özledim sımsıcak nefesini özledim
 
Özledim sohbetini o sesini özledim
 
Gelmedin gözbebeğim can yoldaşım gelmedin
 

Sen gittin ya gözlerimde yaşlar bir an dinmedi 
Sen gittin ya ellerimden resmin bir an düşmedi
 
Sen gittin ya o gün bu gün inan yüzüm gülmedi
 
Senle geçen günlerimin değerini bilmedim
 

Selami Şahin diğer şarkılarını da bu duygu seli içinde  söyleyerek sahneden ayrıldı.

Geceye katılan Gülben Ergen bir şarkısını okudu ve Halil Karaduman'ın üç oğlu ile el ele tutuşarak sahneye çıktı ve kendilerine bundan sonra da destek olacağını belirtti.

Başka bir konserden geceye yetişen Ferhat Göçer, ''Cennet ''parçası ile hepimizi duygulandırdı. Sanatçı ile ilk tanışmasını ve esprili anılarını bizlerle paylaştı.

Gecenin yıldızı ise, uzun yıllar kendisi ile çalışmış olan ve her hali ile sanatçıya dostluğu ile yakınlığı belli olan Bülent Ersoy idi. O sabah Kıbrıs’tan dönen ve hasta olarak sahneye çıkan Ersoy ,''Elveda Gençliğim '' şarkısı ile başladı,''Bir Teselli Ver'' ile devam etti ve ''Çile bülbülüm '' ile sürdürdü. Bu geceye davet edildiğinde  mutlaka orada olmalıyım , ben gelemezsem ölsem  bile ölüm gelecekti diyerek sanatçıya olan vefa duygusunu ortaya koydu.''Musiki durdukça onun adı hep telaffuz edilecektir ''ifadesini kullandı.Türk sanat Müziği sanatçısı Gökhan Sezen ile birlikte düet de yapan Ersoy, daha sonra, sahneye geceyi organize eden İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu Korosu şefi Aylin Şengün Taşcı'yı da alarak üçlü bir şarkı seslendirdiler. Ayrıca Aylin hanım, Bülent Ersoy'un isteği üzerine solo olarak da bir şarkı okudu. Büyük bir coşku ile sahneden inen ve izleyicilerin arasına karışan Bülent Ersoy, Halil Karaduman'ın eşi Türkan hanımı kucakladı, izleyicilerle konuştu ve tekrar sahneye dönerek şarkılarına devam etti ve  sonunda sahneyi sanatçı Gökhan Tepe'ye bıraktı.

Gökhan Tepe, kendisinin ve sanatçı Çağdaş'ın yetişmelerinde büyük emeği geçen Halil Karaduman anısına, şarkılarını seslendirdi ve onun bestesi olan ve güftesi Ahmet Hamdi Tanpınar'a ait olan ''Leyla ela gözlü bir çöl ahusu'' şarkısını  Çağdaş ile düet yaparak  seslendirdi. Sonra Çağdaş'tan iki parça daha dinledik. Son olarak Aslı Hünel sahne aldı ve üç şarkı seslendirdi. Sunucu Ahmet Selçuk İlkan da geceye katılan Deniz Akbulut'u sahneye davet etti ve  Akbulut , Halil Karaduman anısına şarkı söyledi.

Kesintisiz dört saate yakın süren gece boyunca, olağanüstü akıcılığı ile şiirlerini okuyan, anılarını bizlerle paylaşan Ahmet Selçuk İlkan'ın , Atatürk'ün sanata verdiği değeri ifade eden '' ''Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından birisi kopmuş demektir'' sözü dakikalarca ayakta alkışlandı.

Konser başlangıcında olduğu gibi  yine Halil Karaduman görüntüsü ve bu sefer kendi sesi ve kanununun nağmeleri ile barkovizyondan bizlere veda etti. Bu nağmeler onun ölümünden önce yaptığı son bestesi idi.

Bu gecenin anlamı çok büyüktü, vefa duygusu, sanatçıya gösterilen saygı ve sevginin büyüklüğü, dostlarının, meslek arkadaşlarının  ve halkımızın ilgisi ile toplumda giderek azalan bu duyguyu, o gece içimize sindirerek konserden eşimle birlikte ayrıldık. Ve katılan herkes, Halil Karaduman'ın o gece de bizlerle birlikte olduğunu ve bir yerlerden bizleri izlediğini hissediyordu.

Aşağıda katıldığımız bu gece ile ilgili bugünkü Hürriyet gazetesinde yayınlanan haber ve fotoğrafları sunarken sizlere kısaca bu değerli sanatçımızın hayat hikayesini kendi sitesinden alarak veriyorum:

Halil Karaduman 1959 yılında Urfa / Birecik'te doğdu. 1 yaşından itibaren Gaziantep'te büyüdü. 

Kanuni olan babasından 5 yaşından itibaren kanun ve müzik dersleri almaya başladı. 

Orta ve Lise öğrenimini Gaziantep'te tamamladıktan sonra 1977 yılında İstanbul'a geldi. Aynı yıl İ.T.Ü. Devlet Konservatuarı Temel Bilimler bölümüne girdi. Bu bölümü birincilikle bitirdi. 

İstanbul'a geldiği tarihten itibaren plak ve kaset dünyasında yönetmen, bestekar ve kanun refakati olarak yerini aldı. Türkiye'deki üst düzey bütün solistlerle gerek plak, gerekse sahne çalışmaları yaptı. (Zeki Müren, Bülent Ersoy, Müzeyyen Senar, İbrahim Tatlıses, Sezen Aksu, Zülfü Livaneli bu sanatçılardan bazılarıdır.) 

Bilhassa; Zülfü Livaneli ile birlikte yaptığı çalışmalar sanatçının yurtdışına açılmasını sağlamıştır. Bu bağlamda dünyanın çeşitli yerlerinde yabancı orkestra ve şarkıcılarla konserler vermiştir. Bu çalışmaların neticesinde Amerika, Yunanistan, Ürdün, Tunus, Lübnan ve Suriye olmak üzere 100'den fazla Kanun öğrencisi vardır. Bu ülkelerdeki konservatuarlarda verdiği derslerin yanı sıra özel konserler ve seminerlere katılmıştır.T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı kanun sanatçısı görevini sürdürmüştür. 

Türkiye'de üç tane, Amerika'da bir tane, Yunanistan'da iki tane enstrümantal cd.si bulunmaktadır. Kanun icrasına yepyeni bir stil getiren sanatçı bu arada bir de kanun metodu yazmıştır. 

Sanatçının sözlü eserleri de vardır. Bunlardan bazıları: Devlerin aşkı, Rüyalarda buluşuruz, Kutupta yaz gibi, Leyla, vs dir. 

Yurtdışında çalıştığı bazı sanatçılar ve müzisyenler: Zubin Mehta,Mikis Teodarakis, Maria Faranduri, Hıristo Triamulis,Geora Faidman, Al di Meola, Habib Chan, Lizbeth List'dir.

 

İstanbul, 14 Mayıs 2013

 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
24°
parçalı bulutlu
banner303
Namaz Vakti 25 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@