Hayal etmek, insanın beyninde geliştirdiği duygu, düşünce ve geleceği canlandırmaktır diyebiliriz. Hayal etmenin, hem bedeli yoktur  hem de getirisi paha biçilemezdir. Hayal etmek, insana umut verir, güçlendirir. Bazı hayaller vardır ki;  gerçekleştiğinde tüm insanlığın işine yarayabilecek hayallerdir.Nasıl ki; Edison karanlıktan korkan biri olduğu halde, hep  kafasında karanlığı nasıl yok edeceğinin  hayallerini kurar ve bir gün bu hayallerinin peşinden gitmeyi amaç edinir  ve hiç vazgeçmeden,yılmadan,  usanmadan uğraşır  ve sonuçta  ampulü icat eder.Böylelikle,  hem hayalleri gerçekleşir, hem de insanlığa büyük bir hizmette bulunur.

Öyleyse, bir kişi  hayalini başardı ise, herkes hayalini  başarabilir.İşte böyle rol modeller varken bizim ihtiyacımız olan tek şey, kendimize inanmaktır. 

Kendine inanan insanlar ise, kendini tam anlamıyla tanıyan insanlardır.

Yaşamında, bir kez hayal kırıklığı yaşayan insan bir daha hayal kurmak istemiyor ne yazık ki.Sanki, topu patlamış bir çocuk, arkadaşı taşınmış yalnız kalmış bir çocuk gibi, ya da çok sevdiği kuşu ölmüş gibi hissediyor ve o sevdiği kuşun kafesine aslında kendini hapsediyor, hayalini hapsediyor.

Burada böyle hisseden ve hayal kırıklığı yaşayan kişilerin, yapması gereken  iki şey kalıyor; ya bu kafeste duracak ya da kanatlarını açıp, umuda, hayaline doğru uçacak. Yapacağın tercih, senin tüm yaşamını etkileyecektir. 

“Hayat bir nefestir, aldığın kadar. Hayat bir kafestir, kaldığın kadar. Hayat bir hevestir, daldığın kadar.”  

Hz. Mevlana sözünde olduğu gibi hayata bakış açımız;  bizi, biz yapar.  

Peki siz hangi seçeneği seçen olacaksınız ? Önce, ona karar vermeniz gerekiyor.Eğer gerçekten hayalinizde olan her ne ise; iş, eş, ev,araba, mevki, para vb gerçekten istemeniz gerekiyor. Bir amaca sımsıkı bağlanmak için kafesten, umuda kanat çırpmak için yeterince gerekçeniz olması şarttır.Eğer, yaşamınızdaki güneşi,  bekleyecek sabrınız  varsa;  gece gözlerinize uyku perdesini çekmeden önce gündüzleri , çok çabalamak gerekir.Çünkü; her gündüzün gücü, gecede yaşanır.Acı da,sevgi de,hüzün de  hoşgörü de merhamet te, paylaşmak ta ,vefa da, hatta  para bile…Huzurla nefes alırsan, huzurla nefes verirsin.Gün içinde hüzünlü bir olay yaşadı ise insan,huzurlu nefes alıp veremez, endişeli,tedirgin, korku ve kaygıları olur.Zaman ilerledikçe de bu korku ve kaygılar insanların kendine olan güvenini sarsar, hayata bakış açıları ön yargılı olur. Bu acı tecrübeleri,  hayal kurmanın gereksiz ve faydasız olduğu kanısına varmasına neden olur  maalesef.

Aslında hayal, bir insanın iç dünyasıdır. Yapmak istediği şeyler, umutları, bütün benliğidir. Hayal kurmayı bilmeyen bir insan nasıl yaşayacağını bilmiyordur. Hani denir ya “Planlı yaşamak gerek” diye. Hayaller aslında gelecekle ilgili planlarımızı da içinde barındırır. Hayal gücü geniş olan bir insan, her şeyi yapabilir. Elinize bir kalem alırsınız. Yalnızlığınızı paylaşmak istersiniz, başlarsınız yazmaya... Elinizdeki kalem olmasa, gerçek dünyadan kopup gidersiniz. Asıl benliğinizin doruklarına ulaşırsınız. Hayal edebildiğiniz her şeyi ama her şeyi yazarsınız. İsteklerinizle, bütünleşmiş bir dünya yaratırsınız. İçinde sadece sizin görmek istediğiniz, sadece sizin yapmak istediğiniz şeylerle dopdolu  olur.

Hayallerinize çelik zincir vurup, hayal dünyanızı kapatırsanız, hayat size zindan olur. Umut olmaz, yaşayış olmaz. Bir bakıma delirirsiniz. Bir düşünsenize hayalsiz bir dünya; Renk yok , bir bitki  gibi yaşayan hep aynı giden bir dünya. Her gün aynı şeyi yapıyorsunuz. Sabah kalkıp giyiniyorsunuz, bir şeylerle uğraşıyorsunuz. Ertesi gün yine aynı. Hayal olunca ise;  her gün yeni ufuklar keşfediyorsunuz, farklı şeylerle tanışıyorsunuz,araştırıyorsunuz, gözlemliyorsunuz öyle değil mi?

Hayal kurarken, canlandırmalar yapılır adeta  bir rüya gibidir her şey. Rüyalarımızı, bilinçaltı yönetir. Bilinçaltında, filizlenen bir korku onu düşünmenizi sağlar.Rüyanızda da bilinçaltı tamamen suyun üstüne çıkar. Onu görürsünüz. Hayal dünyanızda da aynen böyledir. Korkulu, mutluluk dolu anları hayal edersiniz. Siz istemeden onlar, bilinçaltından hayallerinize girer.Çünkü, bilinçaltımız hayalle gerçeği ayırt edemez. Gerçekleşmesi için de var gücüyle bilinçaltımız bizi destekler.   

Bazı insanlar vardır, hayalleri yok gibi davranırlar. Aslında;  hayalleri vardır lakin karamsarlığa kapılıp olmayacağından korkarlar. Bu davranışlarını,  dış dünyaya asla hayal etmeyen olağanüstü şeylere inanmayan kişi olarak  yansıtırlar kendilerini. Gaddarlardır, kin tutarlar, nefret ederler, agresiflerdir. Sadece sahip olduklarına ve elinde olanlara bakarlar. Daha yüksek için asla çaba harcamazlar. Hayattan en çok korkanlardır. Sevgiyi tatmak istemezler. Sevilmek istemezler. Günü birlik hayatlar da yaşarlar. Hayalleri yok olmuştur. Sadece kendilerine eziyet etmekten öteye gitmezler.

Bir de olmayacağını bildiği halde, hayal eden insanlar  vardır. Onlar hayalleri, kurtuluş olarak seçenlerdir.  Gerçek dünyadan  o kadar bezmişlerdir ki;   gözlerini kapatıp güzel şeyler hayal etmek isterler. Onlar, en savunmasız kişilerdir. Hayallerinin, her zaman yıkılacağını bilirler. Gerçek hayat onlara yavan bir ekmek gibi gelir. Kimse onları anlamaz, dolayısıyla yaşamaktan nefret ederler. Hayaller,  gerçek olmayacaksa yaşamanın ne anlamı vardır ki diye düşünürler. Sevgisiz, sahte bir dünya da. Masumların hep ezildiği, üzüldüğü bir dünya da. Değerlerinin bilinmediği bir dünya da. Ancak onlar hayallerini de yanlarına alarak gidince anlaşılır değerleri. Onlar için en doğru söz “Bir gün toprak yağmurun değerini anlayacak, o gün yağmur yağmayacak” dır. Onlar için hayal bir çıkış yolu, tuzaklardan kaçış yoludur.

İşte  hayal; kiminin istekleri, kiminin geleceği, kiminin kaçış yoludur. Ama bütün insanların  tek bir ortak noktası vardır.O da  HAYAL, HAYAL EDEN KİŞİNİN RUHUDUR!!!

Hayal bir insanın kalbi, aklı, mantığı,ruhu  tamamen kendisidir. Olmasını istediğiniz her şey olur  ya da olmaması gereken şeyler isterseniz, hayal dünyanızda onlar da olmaz.Burada hayat sinemasının yöneticisi sizsiniz.Bu hayat filmi sizin, düşlerinizle hayatınızı döşemek için, kendinize bir şans verin ve harekete geçin.

Unutmayın, yaşamı kolaylaştırmak sizin elinizde, yeter ki;   isteyin, karar verin, hayal kurmaktan ve harekete geçmekten asla vazgeçmeyin. 

Harikulade bir hayat,tam da sizin düşlediğiniz bir yaşam  sizin olsun.

Sevgi ile güzel  farkındalıklara...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol