19.09.2014, 00:47 5641

HACILARIN KESTİKLERİ HEDİYE KURBANI

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Kurban kelimesi Arapçadır. Çoğulu karabindir. Bu kelime dilimize Arapçadan gelmiştir. Arapçada kurban “Udhiyye” kelimesi ile de ifade edilir. Kurban kelimesi mastar olarak “yaklaşmak” anlamına geldiği gibi, isim olarak da kendisi ile yaklaşılan şey manasına da gelir.
Kurban, şartlarını taşıyanların Kurban Bayramlarında kestikleri, “UDHİYYE KURBANI” ve Hacca gidenlerin Hacda kestikleri, “ HEDY KURBANI” olmak üzere iki kısımdır. Biz bu yazımızda Hacıların Hacda kesecekleri “ HEDY” kurbanından bahsedeceğiz. Nasip olursa gelecek Cumada da “UDHİYYE” kurbanını anlatacağız.
HEDY
Hac ve umrede kesilen kurbanlara “HEDY” denir. Hedy; hediye etmek, göndermek, yol göstermek ve izinden gitmek anlamlarına gelir sözlükte. Hedy fıkıh terimi olarak da; hac ve umra sırasında Haremde kesilen kurbanlık hayvanlara ve Kabe’ye ve Harem bölgesinde hediye olmak üzere kesilen kurbanı ifade eder. Hedy kelimesi Kerim Kitabımızda beş yerde bu ıstılah manası ile kullanılmıştır. (2/196, 5/2,95,97, ve 48/25)
1- Hedy kurbanları:
Hac menasiki ile ilgili olarak kesilen kurbanlara “Hedy” denir. Hedy, Hareme ve Kabeye hediye olmak üzere kesilen kurban demektir.
Kurban bayramında, belirli şartları taşıyan (yani, Mümin akıllı, buluğa ermiş, hür, dinen zengin ve mukim olan) Müslümanların kesmeleri gereken kurbana ise “Udhiyye” adı verilir.
Türkiye’den ve dini hükümlere göre sefer sayılacak bir yerden hac yolculuğu yapan Müslümanlar, hac esnasında genellikle mukim olmadıklarından (yani dinen misafir sayıldıklarından) kurban bayramında bulundukları yerde bizzat udhiyye kurbanı kesmekle mükellef olmadıkları gibi, vekil tayin ederek memleketlerinde kestirmeleri de gerekmez. Sevap kazanmak için, nafile olarak kesmek isterlerse, istedikleri yerde keserler veya kestirirler. Ancak, Hac menasiki ile ilgili olarak kesilen Hedy kurbanlarının, Kurban Bayramında kesilen udhiyye kurbanı ile ilgisi yoktur. Bu iki kurban, mükellefiyet yönünden birbirinden tamamen farklıdır.
2- Hedy kurbanı ile mükellef olanlar:
Bilindiği üzere hac menasiki, ifrat, temettu ve kıran olmak üzere üç şekilde eda edilebilir.
İfrat Haccı yapanların, Hac menasiki ile ilgili olarak kurban kesmeleri vacip değildir; isterlerse nafile olarak keserler.
Temuttu veya Kıran haccı yapanların ise Hedy kurbanı kesmeleri vaciptir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de :”Kim hacca kadar umre ile faydalanmak isterse, kolayına gelen kurbanı kesmesi gerekir” buyrulmuştur. Kıran haccı da bu konuda Temettu haccı hükmündedir.
3-Hedy Kurbanının Keyfiyeti:
Hedy Kurbanı, keyfiyet bakımından aynen Udhıyye kurbanı gibidir. Deve, sığır ve davar cinsinden olur. Deve ve sığır “yedi”; davar (koyun ve keçi) “Bir” kişi içindir.
İster Udhiyye, ister Hedy kurbanı olsun, deve ve sığırın müşterek kesilmesi halinde, Hanefilere göre ortakların hepsinin niyetlerinin kurbet (yani Allah için kurban) olması gerekir. Hepsinin niyetleri kurbet olması şartı ile kurbanların vasfı değişik olabilir. Yani ortaklardan bir kısmının Udhiyye, bir kısmının şükür ve ceza Hedyi, veya nafile niyetiyle kurbana katılmaları mümkündür. Fakat içlerinde kurban niyeti olmaksızın, yalnız eti için ortak olan kimse bulunursa, hiçbirinin kurbanı caiz olmaz; hayvan et için kesilmiş olur. Ancak Şafii ve Hanbelilere göre, ortakların hepsinin niyetlerinin kurban olması şart değildir; et için ortak olan da bulunabilir.
Yaş ve ayıp (kurbana engel sakatlık) bakımından Udhiyye kurbanı olmayacak hayvanlar, Hedy kurbanı da olmazlar.
4-Hedy kurbanının çeşitleri:
A) Tatavvu Hedyi
B) Vacip olan Hedyler
1-Şükür hedyi
2-Ceza Hedyi
3-İhsar Hedyi
4-Nezir Hedyi
5-Hedy kurbanının kesileceği yer:
Daha önce ifade edildiği üzere, Hedy, Kabe’ye ve Hareme hediye olmak üzere kesilen kurban demektir. Bu itibarla ister vacip ister tatavvu (nafile) olsun, Hedy Kurbanlarının bütün nevileri Mekke çevresindeki “harem bölgesi” sınırları içinde kesilir. Harem bölgesi dışında kesilmesi halinde nafile olarak kesilenlerin iadesi gerekmez ise de, vacip olanlar eda edilmiş olmadığından, Harem bölgesinde yeniden kesilmesi gerekir.
Eyyam-ı nahr’da (Kurban Bayramı günlerinde) kesilen Hedy Kurbanlarının Mina’da; bu günler dışında kesilenlerin ise Mekke’de kesilmesi efdaldir. Ne zaman olursa olsun, Harem bölgesinin her hangi bir yerinde kesilmesi de caizdir.
6-Hedy kurbanlarının kesilme zamanı:
Kıran ve Temettu Kurbanları dışında kalan Hedy Kurbanlarının kesilmesi için belirli bir zaman yoktur. İster vacip, ister tatavvu (nafile) olsun, bu kurbanlar, harem sınırları içinde olmak kaydıyla her zaman kesilebilir. Ancak, tatavvu (nafile) olan hedy kurbanlarının da eyyam-ı nahr’da; ceza kurbanlarının ise cinayeti müteakip geciktirilmeden bir an önce kesilmesi eftaldir.
Temettu veya Kıran haccı yapanların kesmeleri vacip olan şükür kurbanlarına gelince, bunlar ancak eyyam-ı nahr’dan itibaren kesilir. Bayramın ilk günü tan yerinin ağarmasından önce kesilmesi caiz olmaz; aksi halde iadesi gerekir.
Ebu Hanife’ye göre şükür kurbanlarının eyyam-ı nahr’da “bayramın ilk günü tan yerinin ağarmasından, üçüncü günü güneş batıncaya kadar olan süre içinde “ kesilmesi vaciptir. Bu süre içinde kesilmeyip, daha sonraya bırakılırsa, ayrıca dem, yani biri kaza, biri de ceza olmak üzere iki kurban gerekir.
Hacılarımızın mübarek yolculuklarının başladığı şu günlerde, bu bilgilerin bilhassa onlar için faydalı olacağı kanaatiyle kaleme alınan yazımızdan, okuyan herkesin istifade edebileceğini umarım.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.),” Hacca ve umreye gidenler, geride kalanların Allah’a gönderilmiş elçileridirler. Allah’tan kendileri için af dilerlerse Allah onları affeder, eğer onları buradan gönderenlerin bağışlanmalarını da isterlerse, Allah onlar da bağışlar” buyurmuştur. O halde hacılarımız hem kendilerinin affı ve hem de bizlerin bağışlanmamız için dua etmeli bizleri dualarından unutmamalıdırlar.
Hacılarımıza hayırlı bir yolculuktan sonra, mebrur olan (Yani Hak katında makbul olan) bir hac yaparak, evlerine günahsız dönmelerini Cenab-ı Haktan niyaz ediyorum.
Keza hacılarımıza, hacdan dönerlerken, Hz. Ebu Bekir’in sadakati, Hz. Ömer’in adaleti, Hz. Osman’ın sahaveti ve Hz. Ali’nin de şecaati ile dönmelerini nasip etmesini Rabbimizden diliyorum.
Ankara’dan selam, saygı ve dua ile.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
20°
az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@