22.08.2014, 02:41 411

HAC İBADETİ

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Hac ibadeti, İslam’ın beş şartından birisidir. Bilindiği gibi İslam’ın şartları; Kelime-i Şehadet getirmek, namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek ve zekat vermektir. Görüldüğü gibi İslam’ın beş şartından birisi de zengin Müslümanların ömürlerinde bir defa hacca gitmeleridir.
Hac, maddî ve hem de bedenî olan ibadetlerdendir.
Hac ibadeti, Müslüman, akıllı, büluğa ermiş, hür ve zengin olan kişinin ihramlı olarak ömründe bir defa Mekke’ye giderek Kabe’yi ziyaret etmesi, Arafat denilen yerde Arefe günü bir miktar durması ve bazı vazifeleri yerine getirmesi demektir.
Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadisi şeriflerinde mealen; “Ey insanlar! Ulu Allah size Kabe’yi ziyaret etmeyi farz kılmıştır. O halde hac ediniz.” Buyurmuştur. Bunun üzerne sahabeden birisi, “Her yıl mı ya Resulallah” diye sormuş. Efendimiz “ Ömürde bir defa” diye cevap vermiştir. Başka bir sahabe de, “ Bir insana haccın farz olması için ne lazı ya Resulallah” diye sormuş, Peygamberimi de ; “Yol azığı ve binek imkanı bulan herkese hac farzdır” buyurmuştur.
Haccetmeye niyet eden kişi, dilini kötü sözlerden, kafasını kötü düşüncelerden, bütün bedenini kötü davranışlardan koruyarak meleki sıfatlarını artırmaya çalışır. Ev halkı ve diğer hukuk sahipleri ile helallaşır, borçlarını öder, ödemesi o anda mümkün olmayan borçlarını ve alacaklarını mirasçılarına haber verir. Geçmiş günahlarına dönülmeyen bir tevbe ile tevbe eder. Kazaya kalmış namazlarını kılmaya, oruçlarını tutmaya başlar. Günaha artık hiç yaklaşmamaya, kendini kimseden üstün görmemeye, dünyaya olan meylini azaltmaya çalışır. Peygamber Efendimizin ahlakı ile ahlaklanmaya gayret eder. Evinden çıkmadan önce iki rekat şükür namazı kılar ve evden çıkarken de “Bismillahi tevekkeltü Tealallah, La havle vela kuvvete illa billah ” diyerek ayağını dışarı atar.
Müslüman, Hac yolunda herkesle iyi geçinir. Yol, araba, uçak ve otel arkadaşları ile iyi geçinir, onların haklarına saygı gösterir. İhramlı iken cinsi münasebette bulunmaz. Kendisini günahkar edecek her türlü söz, davranış ve eylemlerden sakınır. Kısaca haccının mebrur hac olması için her türlü gayreti gösterir. Şeytanı sevindirecek hiçbir şey yapmaz.
Hac yolculuğunda hacıların sakınması gereken fiil ve hareketlerle ilgili olarak Allah (c.c) bir ayeti kerimede mealen şöyle buyurmaktadır; “Haccın mevsimi belirli aylardır. Kim bu aylarda haccetmeye niyet ederse artık onun için kadına yaklaşmak, günah işlemek ve başkaları ile kavga etmek yoktur. ”
Bu hususta Sevgili Peygamberimiz de bir hadislerinde mealen; “Kim hac vazifesini yaparda boş ve fıska dair söz etmezse anasından doğduğu gün gibi günahsız olarak evine döner” buyurmuştur. Demek oluyor ki Hac yolunda insan eline, diline, gönlüne, kafasına ve beline sahip olmalıdır. Yaptığı Haccın tam sevabını alması bu konulara riayet etmesi ile mümkündür.
Üzerine Hac farz olan kişi; hele çocuklarımı evlendireyim, hele şu evi yaptırayım, hele bir araba alayım v.s. gibi düşünerek, “ Daha çağrılmadım” diyerek kendini avutup dünyevî ve yerinde olmayan düşüncelerle Hacca gitmeyi geciktirmemelidir. Çünkü Rasulullah Efendimiz bir hadislerinde farz olan Haccın geciktirilmesi ile ilgili olarak mealen; “Kim Haccetmeyi dilerse acele etsin ve hemen Hacca gitsin. Çünkü insanın başına hastalık gelebilir. Binek hayvanı gücünü kaybedebilir. Veyahut bir ihtiyaç zuhur edebilir” buyurmuştur. Başka bir hadislerinde de; “Haccı ifa etmede acele ediniz. Çünkü biriniz kendisine ne arız olacağını bilemez” buyurmaktadır. Hatta Hac konusunda ihmali olanlara, ihmal gösterenlere, onları uyarmak için Tirmizi’nin Hz. Ali’den rivayet ettiği bir hadistede de; “İmkanları olduğu halde Haccını yapmayan kimse, isterse Yahudi, isterse Hıristiyan ve isterse Mecusi olarak ölsün” buyurmuştur. Şüphesiz ki, bu uyarı Haccın önemini belirtmek içindir. Yoksa Müslüman hiçbir zaman gayrimüslim olarak ölmez, yeter ki imanı sağlam olsun.,son nefesine kadar imanını muhafaza edebilsin.
Hac ibadeti ömürde bir defa olduğuna göre, hacca gidenler güzel ve çok kıymetli bir fırsat yakalamışlardır. Ohalde bu fırsat çok iyi değerlendirilmelidir. Bu fırsat aynı zamamnada Mekke-i Mükerremede ve Medine-i Münevverede bulunulduğu günler kadar bir zamanla sınırlıdır. O nun için hacılarımız Mekke ve Medine’de vakitlerini boşa geçirmemeli, beş vakit namazlarını Haremeyn’de kılmaya çalışmalıdırlar.Bu fırsatın önemini belirten Allah Rasulü; “Mekke’deki Harem-i Şerif’te kılınan bir rekat namaz diğer cami ve mescitlerde kılınan yüz bin rekat, Medine’deki Mescid-i Nebevi-î’de kılınan bir rekat namazda, Harem-i Şerif hariç, diğer cami ve mescitlerde kılınan bin rekat namaza denktir” buyurmuştur.
Hac ibadeti usulüne uygun olarak yapılır ve makbul bir hac olursa, insanın kul hakkı hariç, geçmiş bütün günahlarının affına vesile olur. Tabiri caizse kulun ömür boyunca işlediği günahlarını damla damla atarak doldurduğu günah taestisini, arefe günü “ Arafat vakfesi” yaparak, ters çevirip içinde bir dama dahi kalmayacak şekilde boşaltmasını sağlar hac ibadeti. Önemli olan, hacının hacdan sonraki hayatında bu testiye bir daha günah damlası atmamaya azami dikkat ve özeni göstermesidir.
Hacda Minada Şeytan taşlanır. Burada asıl olan kulun geşmişte işlediği günahlara pişman olması ve bu günahları işlemesine sebep olan şeytandan nefret ederek şeklen hesap sormasıdır. Burda önemli olan ve dikkat edilmesi gereken şey, hacının orada şeytanı taşladıktan sonra bir daha şeytana aldanıpta onun koluna girerek dediklerini yaparak yeniden günah işlememesidir..
Bir gün Peygamber Efendimiz çevresinden eksik olmayan sahabelerine, “ En büyük günahkar kimdir, bilirmisiniz” diye sormuş. “ Alah ve Resulü bir” demşler. Efendimiz, “ Helal para ile hac yapan ve arafe günü Arafat vakfesi yaptıktan sonra, aceba Allah beni affetti mi affetmedimi diye tereddüt eden kişidir” buyurmuştur.
Hacca giden kişi, eline diline, beline ve gönlune sahip olmalı, onlarla günah işlememelidir. Çünkü Yüce Allah bakara suresinin 197. Ayetinde; “ Hac bilinen aylardadır. Kim o aylarda hacca niyet ederse,(İhramını giyerse) artık ona hac esnesıneda, kadına yaklaşmak, günah sayılan davranışlara yönelmek, kavga etmek ve dövüçmek yoktur. Ne hayır işlerseniz Allah onu bilir.( Ey! müminler ahret için) azık edinin. Bilin ki azığın en hayırlısı takvadır. Ey akıl sahiplari Benden(emirlerime muhalefet etmekten) sakının.
Ayette en hayırlı azık takvadır. Azıklanmak bir anlamda tedbirli olmak ve tedbir almak demektir. Takva sahibi olmak, Allah’ın emirlerin tutmak ve yasaklarından sakınmak konusunda duyarlı ve titiz olak demektir. O halde Müslüman hac esnasında ve ömrünün her döneminde, Allah’ın emeirlerini zamanında, usulüne uygün ve eksiksiz yapmaya, yasaklarından da, kükreyerek üzerine gelen bir aslndan kaçar gibi kaçmaya, bir cüzamlıdan uzak durur gibi uzak drmaya çalışmalı bu hususta engel tanımalıdır.
İbadetler Allah rızası için yapılır, Allah’ı kendisinden razı eden bir kul için ne dünyada ve ne de ahrette hiçbir korku, üzüntü ve keder yoktur. Allah rızası için yapılan her iş ve ibadet için Allah’ın kuluna mükafatı vardır. Hac ibadetinin mükafatını da Hz. Muhammed (s.a.v.) “ Hacca niyet eden kişi, hac esnasında kadına yaklaşmaz, kimse ile kavga döğüş etmez ve kendini günahkar edecek diğer söz, fiil ve davranışlardan da uzak durursa (yani makbul olan bir hac yaparsa), geri evine annesinden doğduğu gün gibi günahsız olarak döner.” Byurarak haber vermiştir.
Hacılarımızın hac yolculuğuna hazırlandığı şu günlerde, Allah’tan onlara kolaylıklar diliyorum. Çünkü mükafatı bu kadar büyük olan ibadetin zorluğu da aşikardır.Hacca niyetinde bile Efendimiz, “ Allah’ım snenin rızan için hac yapmaya niyet ediyorum, onu bana kolaylaştır ve benden kabul eyle” diyerek bu zor ibadet için kolylık dilemiştır Allah’tan. İnsanoğlu azmetti mi her işi başarır. Azmadarse hac ibadetini de en güzel şekilde yapar inşallah.
Hacılarımzın haccını şimdiden tebrik ediyorum. Bilerek yapılan ibadetler daha makbuldür. Hacılarımız gitmeden önce hacla ilgili bilgileri ve nasıl yapılacağını da öğrenmelidirler.
Haclarımız mebrur, günahlarımız magfur olsun. Yüce Alah hacılarımıza hacdan dönerken, Hz. Ebu Bekirin sadakatı, Hz.Öme’in adaleti, Hz. Osmanın sahaveti ve Hz. Alinin de cesareti ve celadeti ile dönmeyi nasip eylesin.
Afyonkarahisar Gazlıgöl’den selam, saygı ve dua ile.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
20°
az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@