“Zulüm ve talan dönemi yaşıyoruz”

Mecitözü Devlet Hastanesi eski Başhekimi Dr. Fatih Sarıoğlu, MHP’den Milletvekilliği Aday Adaylığını açıkladı.

“Zulüm ve talan dönemi yaşıyoruz”

Mecitözü Devlet Hastanesi eski Başhekimi Dr. Fatih Sarıoğlu, MHP’den Milletvekilliği Aday Adaylığını açıkladı.

17 Mart 2015 Salı 21:34
“Zulüm ve talan dönemi yaşıyoruz”
Parti binasında düzenlediği basın toplantısında konuşan Sarıoğlu, “Ülkemize ve şehrimize hizmet etmek amacıyla çıktığımız bu yolda sloganımızı ‘Birliğe, bütünlüğe, sevgi ve kardeşliğe beraber yürüyelim Çorum’ olarak belirledik. Bugün bu temel değerlerimize her zamankinden daha çok ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.
MHP İl Başkan Yardımcısı Ali Fatih Göktuğ ile çok sayıda partilinin de hazır bulunduğu basın toplantısında konuşan Sarıoğlu, Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini belirterek, hızla uçurumun kenarına sürüklendiğini dile getirdi. Mevcut iktidarın barışı, kardeşliği, özgürlüğü, demokrasiyi ve huzuru açıkça tehdit ettiğini ifade eden Sarıoğlu, “Adaletsizlik, hukuksuzluk, yoksulluk ve yolsuzluk gün geçtikçe artıyor. Ülkemiz, halkı ayrıştıran, kutuplaştıran, birbirine düşman eden bir anlayışla yönetiliyor. Bu ülkede kin ve nefret hiçbir dönem bu kadar tavan yapmamıştı. Hamasetten ve kavgadan besleniyorlar. Zulüm ve talan dönemi yaşıyoruz. Muhalif olan herkes birer hain olarak görülüyor. Farklı düşüncelere bile tahammül edilmiyor. Yasama, yürütme, yargı, basın ve diğer tüm kurumlar hizaya getirilmeye çalışılıyor.
Çözüm süreci diye 30 bin evladımızın katili terörist başı ile masaya oturmaktan geri kalmıyorlar” şeklinde konuştu.
PKK terör örgütünün tarihinde hiçbir zaman olmadığı karar güçlü durumda olduğunu kaydeden Sarıoğlu, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:
“Bugün bütün bu olanlara, nefret söylemlerine rağmen sokaklarda çatışma ortamı olmamasının nedeni ülkücü gençliğin sağduyusu ve Genel Başkanımız Devlet Bahçeli'nin ferasetidir.



Eğitim sistemini çıkmaza soktular. Çocuklarımız üzerimde her yıl yeni bir sistem deniyorlar. VIP torpil listeleriyle artık ne üniversite sınavlarının ne de memurluk sınavlarının bir anlamı kalmadı. Gençlerimiz geleceklerinden ümitsiz.
Toplum cinnet halinde. Her gün kadınlarımız şiddetten zarar görüyor. Çocuklarımız istismar ediliyor. İstedikleri kanunları bir gecede çıkartanlar bunlara bir türlü önlem almıyorlar.
Dünyanın en pahalı mazotu ve gübresiyle çiftçimizin beli bükülürken, birileri bu devletin kaynaklarını hoyratça israf ediyor.
Emeklilerimiz ömürlerini verdikleri bu ülkede emeklilik dönemlerini de sıkıntı içinde yaşıyorlar. İşçi ve memurun hali ortada. Bankalara ve kredi kartlarına borcu olmayan neredeyse hiçbir vatandaşımız kalmadı.
Tarihimizin en şanlı zaferlerinden olan Çanakkale Savaşı'nın 100. yıldönümünü kutluyoruz. Bu millet 100 yıl önce hep birlikte samimice kenetlenip dünyanın 7 düveline karşı müthiş bir zafer kazandı. Bu mücadelenin sebebi neydi? Tabi ki bir karış toprağını düşmana vermemekti. Bugün ise iç ve dış politikalardaki yanlışlıklar yüzünden toprak kaybeder duruma geldik.
Süleyman Şah Türbesi sınırlarımız dışındaki tek vatan toprağıydı. Bu vatan toprağını kaybetmeyi kendi türbemizi bombalamayı zafer olarak lanse ettiler.
Çorum 13 yıldır ihmal edildi. Ekonomisini güçlendirecek, istihdamı artıracak hak ettiği yatırımları alamadı. Bir zamanlar Anadolu kaplanıydı ve bölgesinin parlayan yıldızıydı. Ne yazık ki o büyüme ivmesi AKP iktidarıyla gerilemeye dönüştü. Şimdiye kadar demiryolu, havaalanı, ulusal ve uluslararası yatırımlar hep teğet geçti. Geçmiş hükümetler daha kısa iktidarları boyunca Çorum'a Çimento ve Şeker Fabrikası gibi istihdamı artıran ekonomiyi güçlendiren ihracatı yükselten yatırımlar yaparken, AKP iktidarında 13 yılda Çorum'a hiçbir büyük yatırım yapılmadı. Devletin yapmak zorunda olduğu sıradan hizmetler yatırım diye anlatıldı. Her ile kurulan üniversiteyi ayrıcalık gibi gösterdiler.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı verilere göre, Çorum nüfusu hızla azalıyor. Şehrimiz ilçeleriyle birlikte göç vermeye devam ediyor. Yatırım alan, istihdam imkânları oluşturulan bir şehir göç vermez. Çorum'un sanayisi kadar önemli olan turizmi de geriliyor. Son resmi verilere göre turist sayısı da azalıyor. Hititler gibi büyük bir medeniyete ev sahipliği yapmış kentimiz yeteri kadar tanıtılmıyor ve gerekli turizm yatırımları yapılmıyor.
Hem ülkemiz hem de şehrimiz açısından geriye dönüp baktığımızda geldiğimiz durum ortada. Ne kadar algı çalışması yapsalar da artık bu gerçekler gizlenemez. 7 Haziran Türkiye için dönüm noktası olacak. Milliyetçi Hareket Partisi herkesi kucaklayarak iktidara yürüyecek. Şimdi birlik olmaya ve birbirimizi sevmeye her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Hz. Ali'nin de (ra) dediği gibi "Gerçek yakınlık akrabalık bağıyla değil sevgi bağıyla olur." Ben de bütün hemşehrilerimi muhabbetle kucaklayacağım.
Birlik, bütünlük, sevgi ve kardeşlik yolunda tüm Çorum halkıyla, bu davaya gönül vermiş ülkücü kardeşlerimle hep birlikte yürüyeceğim. Hiçbir ayrım yapmayacağım. Tıp Fakültesi'nden mezun olurken de bunun yemini ettim.
Her kesimden oy alacağım herkesin vekili olacağım. Milliyetçi Hareket Partisi'nin iktidara yürüdüğü bu seçimlerde Çorum'u Meclis'te en iyi şekilde temsil etmek, şehrimizin hak ettiği yatırımları alması için var gücümüzle çalışmak amacıyla MHP'den aday adayı oldum.”
(Taner ŞİMŞEK)
Son Güncelleme: 17.03.2015 21:35