“Uğur Mumcu, derin yapıya karşı mücadelenin adıydı”

Eğitim-İş Çorum Şube Başkanı İlhan Yaşar, “sakıncalı piyade” Uğur Mumcu’yu katledilişinin 25’inci yıldönümünde özlem ve saygıyla andıklarını bildirdi

“Uğur Mumcu, derin yapıya karşı mücadelenin adıydı”

Eğitim-İş Çorum Şube Başkanı İlhan Yaşar, “sakıncalı piyade” Uğur Mumcu’yu katledilişinin 25’inci yıldönümünde özlem ve saygıyla andıklarını bildirdi

24 Ocak 2018 Çarşamba 00:08
“Uğur Mumcu, derin yapıya karşı mücadelenin adıydı”

Uğur Mumcu’nun asla unutulmayacağını belirten Yaşar, “İlkeli ve cesur gazeteciliğin, tam bağımsız Türkiye’nin, gericiliğe karşı mücadelenin simge isimlerinden Uğur Mumcu, mafya ve siyaset ilişkisine, teröre, yolsuzluğa, kökten dinci akımlara karşı, somut belgelere dayalı çalışmaları ve yayınladığı eserleriyle hayatını derin yapıların ortaya çıkarılmasına adamış, bu yapıların ortaya çıkmasından endişelenenler tarafından katledilmiştir” dedi.

12 Mart faşizminin ''Sakıncalı Piyadesi'' Uğur Mumcu’nun özelleştirmeler ile ekonomik kaynakların peşkeş çekilmeye başlandığı, etnik ve dinsel kimliklerin ''demokratikleşme'' adı altında ortaya atıldığı bir süreçte katledilmesinin sıradan bir terör saldırısı olamayacağını kaydeden Yaşar, açıklamasında şunları dile getirdi:

“Artık şu çok iyi anlaşılmıştır ki, ister dinsel, ister etnik olsun her türlü terörün arkasında emperyalizm ve işbirlikçileri vardır. Bugün hâlâ Uğur Mumcu'nun katledilmesinin üzerindeki sis perdesinin bilinçli olarak aralanmamasını bu çerçevede değerlendirmek gerekir.

Bugün Türkiye’de 25 yıl öncesine göre değişen hiçbir şey yoktur. Bu bağlamda geçmişte Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Muammer Aksoy gibi aydınlarımız cinayetlerle susturulurken günümüzde emperyalizm ve AKP iktidarının saldırıları demokrasiden, laik eğitimden, cumhuriyet devrimlerinden yana olan örgütlere, gazetecilere, aydınlara karşı yapılmakta, hukuksuz yargılamalar ve faşizan baskılarla karşı karşıya bırakılmaktadır.

Ancak Uğur Mumcu’nun da dediği gibi, ‘Bir kalem susar, yerini bir başkası alır. Bu kalemler tükenmez. Ne kelepçeler, ne demir kapılar, ne iddianameler ve ne de beş yıldan yirmi yıla uzanan hapis cezaları, bu kalemleri korkutamadı, bundan sonra da korkutamaz.’

Eğitim-İş olarak Uğur Mumcu’nun ve diğer devrimci aydınlarımızın katillerinden elbet bir gün hesap sorulacağına yürekten inanıyor ve cinayetler, hukuksuzluklar, yolsuzluklar karşısında suskun kalmayacağımızın bilinmesini istiyoruz.

Başta Uğur Mumcu olmak üzere demokrasi şehidi bütün devrimci aydınlarımızı saygıyla anıyoruz.” (Haber Merkezi)