Üç emektar eğitimciden “Çorum’da Eğitim" paneli

Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla, HİTÜ MYO Ethem Erkoç Konferans Salonunda “Lisesiz Günlerden Üniversiteli Hayata: Çorum’da Eğitim” konulu bir panel düzenlendi.

Üç emektar eğitimciden “Çorum’da Eğitim" paneli

Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla, HİTÜ MYO Ethem Erkoç Konferans Salonunda “Lisesiz Günlerden Üniversiteli Hayata: Çorum’da Eğitim” konulu bir panel düzenlendi.

29 Kasım 2016 Salı 00:04
Üç emektar eğitimciden “Çorum’da Eğitim" paneli

Moderatörlüğünü Çorum Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan’ın yaptığı panelde, Eğitimci-Yazar Abdulkadir Ozulu, Eğitimci-Yazar Ethem Erkoç ve Metal Sanatçısı Hasan Tuluk konuşmacı olarak yer aldılar.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başlayan panelde ilk olarak konuşmacıların özgeçmişleri katılımcılara aktarıldı. Ardından, Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Emre Güler ile Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı Doç. Dr. Meral Demiryürek birer selâmlama konuşması yaparak, panele katkı sağlayan konuşmacılara teşekkür ettiler.

Panelin ilk konuşmacısı Eğitimci-Yazar Ethem Erkoç, Çorum'da dünden bugüne din eğitimi konusunu ele aldı. İlk din eğitiminin okul sistemiyle değil, camilerde ders halkaları oluşturulması suretiyle verildiğini aktaran Erkoç, Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi’ne göre XVII. yüzyılda Çorum'da 7 medrese, 11 sübyan okulu ve 3 tekke bulunduğunu söyledi.

Daha sonra söz alan Hasan Tuluk ise okul seçiminde ailenin önemi, şehrin imkânları ve toplumun sanata bakışı gibi hususlara değindi. Ailenin sosyal yapısının, aile bağlarının, akrabalarla ve komşularla olan ilişkilerin okul seçiminde hayli önemli olduğunu belirten Tuluk, 70'li yıllardan önce Çorum'un doğal güzelliklerinin olmasına rağmen, şehirde pek çok ailenin yokluk içinde gecekondularda yaşadığını ve insanların günübirlik işlerle geçimini sağladığını hatırlattı.

Son olarak kürsüye gelen Abdulkadir Ozulu ise Osmanlı'nın son günlerinde ve Cumhuriyet'in kuruluş yıllarındaki eğitim sisteminden söz etti. Meslekî anılarını katılımcılarla paylaşan Ozulu, öğretmenliğin her şeyden önce bir “sevgi mesleği” olduğunu belirterek, ayrıca bilgi ve sabır gerektirdiğini vurguladı.

Panelin sonunda her üç konuşmacıya birer katılım belgesi verilerek, teşekkür edildi.

(Recep SERBES)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner217