“Türkiye ucuz ölümler ülkesi olmamalı”

MERSİN’in Tarsus İlçesi’nde Çağ Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğrencisi 20 yaşındaki Özgecan Aslan’ın hunharca cinayete kurban gitmesinin ardından tepkiler çığ gibi büyümeye devam ederken, kadına yönelik şiddet ile ilgili bir açıklamada Çorum Barosu Kadın ve Çocuk Komisyonu üyelerinden geldi.

“Türkiye ucuz ölümler ülkesi olmamalı”

MERSİN’in Tarsus İlçesi’nde Çağ Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğrencisi 20 yaşındaki Özgecan Aslan’ın hunharca cinayete kurban gitmesinin ardından tepkiler çığ gibi büyümeye devam ederken, kadına yönelik şiddet ile ilgili bir açıklamada Çorum Barosu Kadın ve Çocuk Komisyonu üyelerinden geldi.

16 Şubat 2015 Pazartesi 22:31
“Türkiye ucuz ölümler ülkesi olmamalı”
Komisyon adına konuşan Sevinç Demirtaş Şahin, tecavüzün bir insanlık suçu olduğunu belirterek bu suçun bir sebebin arkasına gizlenmesi ya da sebep yaratılmaya çalışılmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti, Adliye Sarayı önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında gerçek sorunun çözümünün toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına karşı bakış açısının değiştirilmesi gerektiği ve bu konuda bir arpa bolu yol alınamamış olması olduğunu belirten Şahin, aile içinde kadın ve erkeğe biçilmiş kalıplarla ve kadını birey olarak görmeyen anlayışla yetişen çocukların, yaşamı boyunca şiddet uygulamaya eğilimli olduklarını belirtti. Bu kısır döngüyü durdurmak için şiddetle mücadelede kararlı bir devlet politikasına ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Sevinç Demirtaş Şahin, kadını sadece cinsel obje olarak gören tüm anlayışların karşısında olduklarını, Kadının önce insan, sonra anne, bacı ve eş olduğunu dile getirdi.
Kadın cinayetlerinin sıradanlaşmaması gerektiğini belirten Şahin, konuşmasında “Bu ülke ucuz ölümler ülkesi olmamalı, bütün kadınların bir olduğunu herkes duymalı, bağırmalıyız. Kadın cinayeti suçluları en ağır cezalarla cezalandırılmalı” dedi.
Kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetteki artışın kadın üzerinde yürütülen yanlış politikaların sonucu olduğunu belirten Şahin, bu olayların azımsanamayacağını, küçümsenemeyeceğini ve münferit kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığın sona ermesi için, devletin kadınlara yönelik her türlü şiddet eylemini açık bir şekilde kınaması, aile içi şiddeti ve genel olarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti önlemek için kampanyalar, ana-baba eğitim programları başlatması, evde, sokakta işyerinde yaşanan kadına yönelik şiddetin sorumlularının yargılanmasını ve caydırıcı yasal tedbirler alınmasını istediklerini anlatan Şahin, öldüren ya da şiddete uğrayan kadınların, giydikleri elbiselerin rengi, makyaj yapmaları, evlerine bir saat geç gelmeleri, cep telefonuyla sıkça konuşması gibi nedenlerin tahrik sayılarak ceza indirimleri yapıldığını, toplumun en savunmasız kesimi olan kadın ve çocukların yaşam hakkına yönelen suçlarda ceza indirimi uygulanmamasını istediklerini vurguladı.
(Erkan BAYATLI)
Son Güncelleme: 16.02.2015 22:31

banner155